1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

roman yazıyoruz herkes alttakine uygun bi paragraf yazsın beni tanımlar diyenler

toplam 4 kişi bulundu. 4 adedi gösteriliyor.

roman yazıyoruz herkes alttakine uygun bi paragraf yazsın hakkında roman yazıyoruz herkes alttakine uygun bi paragraf yazsın

~51 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »

    "iyi şanslar ahbap" diye tekrar etti o tanıdık gelen kalın, tok ses.. uzun bir süre derinlere daldığını farketti sesi duyduktan sonra, tüm düşünceleri uzaklaştırmaya çalıştı kafasından... başını yavaşça kaldırdı, karşılaşacağından emin olduğu delici bakışları bertaraf edebilmek için. "teşekkür ederim" diye fısıldadı başını onaylarcasına sallayarak, buradaki işinin bittiğini yeni yeni farkediyordu... amaçsızdı, ve amaçsız olduğunun da farkındaydı ama "bir zamanların bir adamı olacağı"na dair hissettiği şeylere yaslıyordu gönlünün arkasını, umudun terkettiği diyarları terketme kararı ile başlamıştı umudu bulma umutları... arkasını döndü ve ufak adımlarla kapıya doğru yöneldi. kapının önünde durdu söyleceklerinin bitmediğini betimlercesine.
    dudaklarından dökülen sözcüklere kendisi de hayret edecekti...

    goliathdds   28 Haziran 2007 22:06   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bir zamanlar bir adam yaşardı ...hani tam bir kahraman diyemeyiz belki ama o yerin o zamanın adamıydı..bütün insanlar zorunlu olaRak hem haklı hem haksız olduğu için.her şey aynı zamanda hem gerekçeli hem de akılsızca olduğu için artık taraf tutmayann ahbap kendi adından vazgeçti.. ahbap oldu kimliğini ayaklar altına aldı..vrdumduymazlıkla ya da ümitsizlik içinnde bir hayata başlayacaktı vurupta duymamayı seçti..aksi takdirde başka bir yalnızlık cinsi icat edip boşluk içinde yurtsuzlaşmalıve sürgünlüğün keyfince köksüzleşmenin safhalarını birer birer yerine getirmeliydi. bütün önyargılarla bağlarını koparınca kimsenin başvurmadığı ve kimsenin çekinmediği tam anlamıyla işe yaramaz bir insan haline geldi. çünkü her şeyi aynı ilgisizlikle benimser ve boşlardı.dalgın bir haşereden daha az tehlikeli olmasına rağmen yine de hayat için bir afettir aslında ahbap ,zira hayat yaratılışın yedi günüyle birlikte bu kişinin kelime hazinesinden çıkmıştır.hayat onu affederdi aslında;hiç olmazsa hayatın başladığı yer olan kaos tan tad alsaydı..
    iyi şanslar ahbap

    angoratavsani   05 Mart 2007 18:20   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    Göremeyenlerden beni uzaklaşmıştım,bu aralıklarda daha da yalnız kalmıştım.Beraberken üşüyenlerden değildim.Yalnızlığımdayken yine bir kışla birlikte yalnız karşımda benim olan manzaramı kapatıyordun,kaçamıyordum ki,bir sigara bir sigara daha,kısa bir zamandı ama benim için kendimi duyabildiğim,uzun zamanımın önünü kapatmak ve yine bilmeden manzaramı kapatmaya devam ediyorlardı bu kış ayında.Birden bu yerde tanımadığım bir yalnızlık daha geldi sağ tarafıma,elindeki çiçekler hiç yakışmıyordu soğuk nemli yalnız havaya,ya geliyor ya da gidiyordu,ne olursa olsun yalnızlıktı o.O da onu tanımayanlarla beraberdi sağ tarafımda.Bakmak istemedim yüzüne yalnızlığın.Varlığı benim yalnızlığımı bozmaya yetiyordu zaten,kızmaya da hakkım yok zaten ne yapabilirdim,sonunda kısa ama bana uzun gelen zamanımı bitirmişti.Yanaşmıştık kendimize.Üşüdüm çok üşüdüm,birden gidiyordum geldiğim yere,bekleyemeyen yalnızlığı önümde hızlı hızlı benden kaçıyormuş gibi yürüyor,bende de önüne geçme isteği,ne o beni geçebildi ne de ben onun yalnızlığını,,

    AcreP in Dreams

    acrepindream   24 Şubat 2007 21:28   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Az biraz toparlamıştı kendisini...

    Gidiyordum, güneş arkamda, gölgem önümde, hem de yapabildiğimin en iyisi ile. Şaşılacak derecede mutluluk ve huzur verici bir durumdu bu daha önceden hiç alışılagelmemiş. Bir tuhaflık olduğunu bir an evvel tahmin etmeliydim ki yol yakınken geri dönebileyim; döndüğümde de bulabileyim; çaresiz, mutsuz, umutsuz ama hiç bir anı gelecekten daha kötü olmamış, geçmişte beni asla tatmin etmeyen geride bıraktıklarımı. Ama çok düşünmedim, arkama bakmadım, gaza bastım ve bir havlama sesi duydum.

    Gölgem, diz çökmüş ağlıyordu yanı başımda gözlerimi açtığımda, ben ise sanki uyku mahmurluğu ile her şeyin yerli yerinde olup olmadığını kontrol ederken elimdeki limonu emiyordum. Ekşilik samimiydi, ama samimi olmayan tek şey tetiğin ucundaki ben, vurmaya her an hazır sendi. Yüzüm buruş buruştu, dilim dışarıda; nefesim soluyordu kulaklarımda; bu ne bir sondu ne de yeni bir başlangıç. Delirmişti ben gittim diye, bana ağladı sordu yine, neden-nasıl hiç bilemedi, cevapları hiç bulamadı, gerçeklerin arkasında çelişkiler vardı aslında, farklı dünyalar gibi, farklı rüyalar gibi.

    Kesinlikle rüya değildi, ya da kabus. Hisleri hissizleşmişti artık, hissetmiyordu çoğu azı. Cüceler ülkesindeki bir dev gibi sığmamış, sıkışmış, daralmış, sessiz bir yakarıştı sanki ya da devler ülkesindeki bir cüce gibi ezilmiş, kaybolmuş, tükenmiş, hüzünlü bir son nefes. Esasında sadece kendisini dev aynasında yakından görmüş kendinden büyük; korkmuş, sonra kaçip uzaktan bakip kendini küçük gören birinin trajedisi bu. Kendimi de kaybettim sayenizde.

    O günden sonra devamlı üşüyordum, gölgem bana sarılip beni ısıtmaya çalışıyordu ki sanıyorum bunu yalnızlıktan yapıyordu, o bile hiç bir işe yaramıyordu. Ne zaman yatip ısınmaya çalışsam yalnızlığın bana verdiği acıdan mıdır bilmem göğsüme bir şeyler saplanıyordu. Acının dayanılmaza vurduğu gün gölgem bile acıdı bana ve kızgın bir hançer ile göğsümü açtı. Odayı öyle bir ışık kapladı ki gölgemin bile gölgesi geldi görmeye olanları. Kalbim kırılmış, tuz-buz olmuş beni donduruyordu. İşte olan buydu. Güneş doğdu gökyüzüne insanlar hep tersine.

    Tamir olmaz mıydı, denemeye değmez miydi? Hemen kırık parçaları elleri ile göğsünden yatağa çıkarmaya başladı. Ne kadar fazla çıkardıkça o kadar çok hepsini birden çıkarabileceği inancından uzaklaşıyordu. Yatağın üzeri dağ gibi olmuştu ama hala göğsünün içindekilere bakınca boşuna uğraştığını anladı. Ellerini havaya kaldırdı ve hemen aklına eskiden duyduğu bir deyiş geldi: “İnsanın kalbinin büyüklüğü yumruğunun büyüklüğü kadardır.”

    Kalbim ellerim kadar küçük değildi.

    PaLiAnCHo   24 Şubat 2007 21:20   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ama bir anda arkasında patlayan araba lastiğinin sesiyle irkildi ve yerinden kalktı.yavaş yavaş yürümeye başladı.karşıda gördüğü pislik içindeki kediler ve çöp tenkelerinden çıkan iğrenç koku onu yolundan çevirmeye yetti.içinden 'neden bu kadar korkuyorum' diye geçirdi.evet karar vermişti.Gidicekti,gidicekti...

    takmaaad   24 Şubat 2007 21:02   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    ajdar kendini birden simsiyah duvarları olan bir odada buldu.duvarlar gözünün alamadığı kadar yükseliyordu.bir gariplik vardı duvarlarda, siyah değilde karanlıktı sanki milyonlarca gölgeden oluşuyormuş gibi.birden arkasından bir ses geldi.
    -hoşgeldin evlat..

    ajdar ardına döndüğünde mor bir cübbe içinde yaşlı bir adam gördü. ''kimsin'' diye sorduğunda aldığı cevap onu hayrete düşürdü..
    -benim kim olduğum önemli değil ama senin burda bulunma sebebin senin için çok önemli

    ''neymiş o sebep'' diye atıldı ajdar soruyu sordu ama cevabı duymaya cesari var mıydı o bile bilmiyordu

    ''üç büyük korkunla yüzleşeceksin ajdar onları yenersen dünyaya hükmedeceksin''dedi adam sinir bozucu derecede sakin bir şekilde ve ortadan kayboldu...

    ajdar dehşet içinde bunun bir rüya olması gerektiğini düşündü tam o sırada duvardaki gölgelerden biri öne çıktı. karanlık silühet yavaş yavaş şekil almaya başladı. değişimi tamamlandığında ajdar gördüğü şeye inanamıyordu.şu an tam karşısında bulunan kişi...

    Ravnos   20 Ocak 2007 04:21   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ajdar ufosuda ilerlerken şu mustafa biz tam yedi cüceyiz ondört kollu bir deviz şarkısına bir cover yapsa süper olcak diye geçirdi içinden ve diğerleriyle beraber şarkıyı söylemeye başladılar; biz tam yedi cüceyiiiiiz ondört kollu bir deviiiiz....

    impic   15 Ocak 2007 13:29   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ve herbiri planladıkları gibi görev sahalarına gittiler. uzaylı kopya (ajdar topaloğlu) mahalle arasında gezerken böyle kurukuruya gitmez diye düşünerek soğuk bir bira aldı şirin mahalle bakkaliyesinden. birayı bacaklarının arasına sıkıştırdı kolunu camdan dışarı uzattı ve biryandan söyleyip biryandan da dinlediği cengiz şarkılarının melodisine bıraktı kendini. defalarca sokaklarından geçen ufo karşısındaçileden çıkan mahalle gençliği iyice kıl olmaya başlamışlardı. aralarından biri; abi bu cengizi açmış 2 saattirde burdan geçiyo kesin mahalledeki hatunlaran birine iş oluyo bidaha geçerse durdurup bi güzel ıslatalım şu mahlukatı dedi.
    bu fikir mahalle gençliği arasında benimsendi ve oy birliği ile kabul edildi...

    xvx keyx   15 Ocak 2007 13:10   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    o anda ajdar-mustafa topaloğlu karması olan uzaylı kopya 'durun!' dedi.
    ben yol bilmem iz bilmem hepiniz farklı bir yere gidiyosunuz ben neyapacağım diye sordu. maço kopya; kardeş sen uçan daire ne atla mahalle arasında yüksek sesle cengiz kurtoğlu dinleyerek ufak ufak dolaş hem dikkat çekmemiş olursun hem de buralardan uzaklaşmamış olursun dedi. hep birlikte saatlerini ayarladılar ve gece 01:30 da buluşmak üzere ayrıdılar...

    xvx keyx   15 Ocak 2007 13:00   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yazıyordu yıkık bir duvar üstünde.bütün başlar bir anda dönüp bunu okudular.hepsi birden anlamsız buldu. hareketlerindeki senkronizasyonu izlemek, ifadelerin birliğini görmek tuhaftı. bir alan dolusuydular. soldan sağa saysalar ne komik olurdu. hepsi birden işin absürdlüğünü görüp bir ağızdan kıkırdadılar. sonra aynı anda elleriyle ağızlarını kapatıp korkarak etrafa bakındılar.
    - sessizlik
    diye düşündüler hep birden.konuşmalarına gerek yoktu, zaten bir anda aynı şeyi düşünüyorlardı.
    - şimdi ne yapmalı. bir karar verelim.
    - kim inciyle çıkacak bugece.
    - ben annemi ziyeret ederim
    - ben de ofisteki toplantıya hazırlanırım
    - berabver hazırlanalım. yardıma gelirim.
    - inciye bir inci kolye alsam hoşuna gider.
    - ben kapalıçarşıda soygun yaparım.
    - vurulursan dikkat et kimliğin tespit edilmesin.
    - merak etmeyin
    aralarındaki iş bölümü ve iletişim başlamıştı. "kork istanbul!biz geliyoruz" dediler bir ağızdan.
    - ne istanbul'u dünya korksun be!
    dedi pis pis sırıtan kendisi.

    impic   15 Ocak 2007 10:41   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    oman tanrım dedi....

    niko bepths   15 Ocak 2007 03:38   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    hızla cekedini alıp evden çıktı var gücüyle koşuyordu gittiği yöne bakmaksızın içgüdüleri onu kaderine götürüyordu benliğini yitirmişcesine ilerledi karanlık ve dar sokaklarda ve vardı gitmesi gerektiği yere...evet bütün kopyalar orda onu bekliyordu..eski mahalledeki toprak sahada

    kopyalara baktı ajdar ve ''bir karara varmalıyız'' dedi

    bunu duyan kopyalardan biri...

    Ravnos   15 Ocak 2007 03:29   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ama ölemiyordu. o ölemezdi. biri ölse diğerleri yaşardı. kendini ölümsüz yaptığını anladı. kediler dokuz canlı olabilirdi ama o kaç canlı olduğunu bile bilmiyordu. kimbilir bir seferde kaç kopya çıkmıştı. hepsi yok oluncaya kadar bir parçası, yoksa diğer parçaları mı demeliydi, hep canlı kalacaklardı. artık ölümsüz olsanız yapacağınız şey gibi anket soruları anlamını yitirmişti çünkü ne yapacağını hiç bilmediğini fark etti. bu durum iki yönde kullanılabilirdi; ya insanlığın yararı için kanatsız bir melek olacak ya da dünyada gerçek bir şeytan varsa o da kendisi olacaktı. " allahım nedir bu?! yüzüklerin efendisinden bir sahnede oynar gibiyim!" diye bağırıp isterik kahkahalar atmaya başladı. ardından " aklını başına topla ajdar deliriyorsun oğlum" dedi. birden sustu.zaman karar verme zamanıydı. toplanmalıyız, önce hepimiz bir araya toplanmalıyız diye düşündü. bunu düşündüğü anda ortak hafızaya bağlı diğer kopyalar birer birer toplanmalıyız, toplanmalıyız, toplanmalıyız diye mırıldandılar...

    impic   15 Ocak 2007 00:48   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    banyo ya girdi çişi gelmişti. şimdiye kadar nasıl işediyse öyle işiyordu başından beri bu konuda bir ilerleme kaydedemeişti hep aynıydı....çişinin çıkardığı sesten başından beri hoşlanmazdı ..baş ı düşündü..."baş" dedi kendine" baş"ın ı" dedi.. "neyin?" dedi "kimin?" dedi? cevap vermedi kendine ..genellikle cevap vermezdi kendine ..soru sorması neyse ama cevap vermesi çok aptalca olmazmıy dıı?..kendi sorularına ... derhal acımaya başlamazmıydı bu durumda kendine.. "bir insan" dedi (yine kendi sandığı) "kendine acımaya başladığı anda bir düşünür edaısna girer.. işin garibi bunu başarırda". kendine acımak bile yaratıcılıktan hiçte uzak değilse bu sanat saçmalığıda neyin nesi demedi kendine artık. durdu bir kum tanesi gibi yada bir kaya gibi ne farkederdi ikiside aynı şekilde suya batacaktı..kum tanesi daha iyi dedi kendine ? ajdar......... ve tavşan bi kez daha zıpladı havadayken bu son olsun dedi tavşan. ajdar kafasını yastğa koydu ve" bu gece" dedi "lütfen son olsun"..herkes ajdar dı zaten bu çok fazlaydı..

    angoratavsani   13 Ocak 2007 02:57   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    ter içinde uyandı.yatağında doğruldu.yandaki komidinin üzerine baktı.akşamdan kalan yarım bardak suyu içti.suyun kurumuş boğazından geçişini hissetti.çok severdi bu duyguyu.huzur verirdi içine.belki de hala yaşadığını hissettirdiği için seviyordu.usulca kalktı yataktan.karanlıkta yürüdü.ışığı açmak istemedi.

    kukuriku   13 Ocak 2007 01:28   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Ve roman son bulur. Sonu okuyucunun hayal gücüne bırakılmış romanlar, hep favoridir.!?

    Rare jb   13 Ocak 2007 01:25   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    aslinda ajda onu yemiyecekti cunku ajda vejeteryandi ve o masum tavsani yeni kaybettigi babasinin yerine koyucakti evet tavsan ayni babasi gibi bakiyordu

    yuxexexes   13 Ocak 2007 01:23   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    `beni yeme`

    yuxexexes   13 Ocak 2007 01:20   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ajda, bir sornaki bölümde hayata dönmüstür.
    devam lütfen.

    ikarill   12 Ocak 2007 23:28   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    çikitaa muuuzzz.....çikitaaa muzzzz...

    phsivyko   12 Ocak 2007 20:19   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :ufopilotu

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage