Ruh! Su buharı gibi bişey olarak hayal edilir. Beynin işlevlerinin bağımsız bir varlık olarak tanımlanması ve bedenden ayrı olarak imgeleştirilmesi bir yanılsama olarak görülebilir.
Gerçekte ruh; evrenin kendisini de içeren, bununla beraber algı sınırlarımızdan ötelere genişleyen aşkın ve içkin varlıktır. Algılarımız tarafından yakalanan alanını da kapsayan bütünsel bir varlıktır. Tabiatta doğa ruhları gören ve bunları ayrı ayrı isimlendiren kültürler olduğu gibi ruhu tümüyle doğaya yansıtıp tekil olarak vurgulayan kültlerde vardır. Anadolu anatanrıça kültü böyledir.
Ruh harekettir, ruh eylemdir, yaratma sürecidir, daha yüce olana bağlı bir emirdir. Evrenin ve canlıların evrimi ruhun devinimleridirler. Açıkça söylemek gerekirse Ruh yaratıcının yaratması süreci ve eylemidir. Kozmik zeka olarak da isimlendirilmiştir. Ruhçu öğretilerin ruh göçü, madde-ruh ikilemi gibi temalarından ayrı olarak bu bakış bedeni ve maddeyi ruhun kapsamında tanımlar. Madde ruhun içinde varolan, sürekli hareket halinde devinen ve ondan ayrı olmayandır. Ruh maddeyi içermesinin yanısıra daha fazlasıdır. Madde-mana, ruh-madde dualizmi anlamsızdır. Her varlık ruha aittir ve onun bir parçasıdır dolayısıyla bir anlam ve bütünlük barındırır. Panteizm değil fakat hareketsiz ve mutlak olan tanrının hareket ve devinim olan eylemlerinin anlatılmaya çalışılmasıdır.
Kendimi hep sınırlanmış hissederim ben bu olamam bu et kemik organ yığını ben olamam daha öte olmalıyım bigün gelip öldüğünde çürüyen o aptal et yığını nasıl ben olabilirim ki?
Her insana olmuştur sanırım aynaya bakarsınız ve bu adam yada bu kadın kim dersiniz kendinizi tanıyamazsınız napıyorum ben burası neresi bu aynadaki kim der durursunuz tam çıldırmaya yakın normale döner aynadan uzklaşırsınız çok kısa sürer bu uyanıklık bu bilinç sonra tekrar uyumaya devam edersiniz işte o uyandığınız ve aynaya bakıp gerçeğin farkına vardığınız an aynada aradığınız şey et yığını bi benlik değildir daha tanrısal daha manevi birşeylar ararsnız aynaya baktığınızda ruhunuzu görmek istemişsinirdir ama karşınıza maddi bir et yığını çıkınca beyniniz sorgulamaya geçmiştir bu illaki her insana olmuştur
Ruhun dini dili ırkı cinsiyeti yoktur
Ruh boşluktaki varoluşumuzdur
Nasıl ki tanrı yokluksa varlıkta tanrıdır ve yoktur