emule sayesinde arşivimize katıp tekrar tekrar izlediğimiz efsane..
http://www.imdb.com/title/tt0287883/
dizinin müzikleri de yeni türküye aittir ve çok güzel bir süper baba albümü yapmışlardır.
anne babamı zorla cengelkoye goturtmustum fikonun evini gormek icin oyle bir muptelasıydım
süper baba ve tatil vesilesiyle iple çekerdim cumaları
türk televizyon tarihinin bana göre en başarılı dizisi..
sabah saat 6:10 geçe falan atv de yayınlanıyo yeniden izlemek isteyenlere duyurulur
çengelköyden geçerken hep gözümüz çekimlerdeydi rahmetli babamla izleyip doyamadığım tek dizidir! şarkıyı duyunca ister istemezz gözyaşı dökmeye engel olamıyorum!tüylerim diken diken oluyor! :(
Çengelköy'den her geçişimde diziden sahneler gelir gözümün önüne. Çok uzun sürerdi Süper Baba zamanında cumaların gelişi...
nihata hastayım ben onun yarı saf yarı iyi niyetli halleri süperdi..dede zati pörfek
bide yaşlı amca vardı sermet miydi.. ne sattığını hala bilmiyorum..
atv de sabaha karşı tekrarları var izleyin derim..şaşıracaksınız..
bugüne kadar kaçırmadan izlediğim tek ve en güzel dizi
gelmiş geçmiş wn iyi birkaç dizi arasındadır bence. tv de oynarken nihatın kahvesinde oturmuştum ve daha sonrada çekimlerin bir kısmını seyretmiştim. herkese tavsiye ederim mekan çok güzel
üstüne dizi tanımıyorum
beni o yaşta ağlattı ya helal olsun
fiko nihat ahh ahh :(
keşke şimdi de böyle diziler olsa... özlüyorum o zamanları, ailenin yemekten sonra oturup süper baba dizisini beklemesini... artık böyle değiliz uzaklaşıyoruz... ayrı bir şeydi süper baba; fiko.
her cuma annemle battaniyemizi alıp, beni sarmalayan bir huzurla izlediğim dizi. anne eski günlere döndük çok iyiyim ben!
Nasılda zevkle izlemştim be :))
len fiko len fiko derdi nihat komik adamdı
Kaç sene önceydi hatırlamıyorum..cumartesi sabahıydı, yine geçen gece seyredilen bölümün etkisiyle atladım bi otobüse düştüm çengelköy yollarına..Anadolu yu bilmem, durak bilmem, yol bilmem..sora sora buldum bi şekilde fiko nun kahvesini..çok güzel bi gündü hatırlıyorum şimdi de...Kaç kere verildi o ddizi kaç kere orasından burasından yakalıyıp tekrar tekrar seyrettim onu hatırlamıyorum.
dizinin en unutamadığım repriliği, Elif ile Fiko'nun ilişkisinde, fiko'nun sırılsıklam aşık olmasına rağmen kendini tutması ve bir gece bir kayığın üstünde Elif'e "Seni sevmem için bir neden göster bana" demesi.. bilerek, aşkın bir nedene ihtiyacı olmadığını, olamayacağını aslında. içimi en çok acıtan bir dizi olarak yer etmiştir ömür külliyatımda. ağlama tehlikesi yaşadığım için her zaman yalnız seyrederdim, çoğunlukla ağlardım da.
sırf çengelköyü görmek için beni istanbula sürükleyen bir dizidir, çınaraltı kahvesinde demli bir çay içmek için.
ama ben fiko'nun ipekle evlenmesini isterdim hep, final sahnesinde bile ipekin çıkıp geleceğini umdum hep, çünkü bir gönül ağrısıydı o, eski bir aşktı rüyalarda yaşayan.