toplam 126 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~68 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2 3 4 önceki sayfa »
sadakat?
yüksek sadakatmı alçak sadakat mı :P
bu espirim yüzünden atılırsam söz alınmam.
tek taraflısının pek bir işe yaramadığı ama çift taraflı olunca tadından yenmediği hatta meyve verdiği bile bilinir.
Sadakat insanları birbirine bağlayacak en güçlü zincirlerden, halatlardan daha güçlü görünmez bir bağdır. Ne var ki tek handikapı görünmez olmasıdır işte.
sadakat ...
bugunlerde ilişkilerde hiç mi hiç bulunmayan duygu...
insanlar bu dünyada bencillikten ne yapıcaklarını bilemiyorlar sadakatsızlıgın esas sebebi ise kendine özgüven eksikliğidir başkalarını kırmaya aldatmaya gelince en başta yer alıyoruz ama bize yapıldığı zaman üzülüyor belki abartırsak kahroluyoruz işin aslı kendimizle barışık degiliz işte yada cesaretimiz yok bazı seylere işte ne bilim hep gözümüz baska yerlerde buda egomuzu tatmin etmekten baska bişey degil
tüm aşklar sadakatla başlar.
aşka inandıkları için iki taraf da enayidir.
sadece daha enayi olan gerçeken sadıktır.
insanın en doğal haliyken sadakat zamanla gelişen dünyanın ve gelişemeyen insan ruhunun bu erdemden uzaklaşmasını sağladı "benedidicta"tüm ayrıntılarını işleyerek bu konuya açıklık sağlamıştır zaten
Bu kelimenin açılımı toplum tarafından yanlış anlaşılmış kavramların başlarında gelir. Herkes sanır ki; sadakat iki insanın birbirlerinden başka kimseyle yatmamalarından ibarettir. Oysa buna sadece “tek-eşlilik” denir. Sadakat ise gerçek samimiyettir.
Samimiyet kelimesinin başına neden bir de “gerçek” vurgusu koyduğumu merak edebilirsiniz. Çünkü bahsettiğim şey, sırf yalan söylememekle vicdanlarını rahatlatıp, aslında gayet korkakça gerçeğini gizleyen insanların “samimiyet” dediği şeyden de bir gömlek üstte…
Sadakat, ön şartta insanın kendine samimiyetidir. Eğer kişi yaşamını gelişmeye, her geçen gün bu hayatı biraz daha layığıyla kutsayabilmeye adamışsa, aksi ona ne kadar risksiz ve rahat gelse de, kendine açık, düz ve net olabilmeyle baş etmeyi öğrenmek zorundadır. Bu elbette başta insana çok zor gelir, durduk yere mazoşistlik gibidir, sadece can yakar. Ama zamanla kişi, ilk kez canını çok yaktıktan sonra, o kavramın bir daha asla eskisi kadar acıtmadığını fark eder ve giderek özgürleşir.
Derken kendini daha çok sevmeye başlar, çünkü kendi kendisiyle dost olabilmeyi öğrenir. Tüm kusurlarına, tüm korkularına ve komplekslerine rağmen, oldukça kafa biridir aslında. İsterse her şeyin üstesinden gelebilir.
Haliyle mizacı da yumuşar. İnsanları da yargılamadan, oldukları gibi sevebilmeyi öğrenir. Ve bunun getirisi olarak, sevdiklerine inanmaya başlar. “Onlar da isterlerse herşeyin üstesinden gelebilirler” der. Doğal olarak onlara hak ettikleri saygıyı gösterir ve kendisini sunarken hiçbir şeyden sakınmaz.
Sadakat kendine ve sevdiğine karşı olabildiğince açık, cesur, gönülden net olabilmendir. Ona, onun varlığına ve birlikte oluşturduğunuz ahenge inanmak, bunu incitecek herhangi bir komplekse esir olmamayı seçebilmektir. Sadakat kendi gelişiminle birlikte, karşındakinin de en yüksek hayrını istemektir.
Böyle düşününce, bacak arasındaki sadakat ne kadar basit kalıyor değil mi? Sadakatin gerçek anlamını kavradığımızda, “Ulan acaba bu insan benden başka biriyle de yatıyor mudur?” diye düşünmek nasıl da gereksiz ve anlamsız oluyor...
Sadakat gerçek sevgi bağına sahip insanlar için, üzerinde uğraşmaları gereken bir eylem değil, sadece sevgilerinin sıradan bir sonucudur.
İşte sadakat, bu yüzden bir erdemdir. Çünkü erdemler kendimizi kontrol edebildiğimiz için uygulayabildiğimiz beceriler değil, sevginin kaçınılmaz doğasının algı biçimlerimize sunduğu farklı perspektiflerdir.
(şerefsizim, abla gaza gelmiş döşenmiş diyecekler yine bak...)
yasamda olazsa olmaz bi erdem..ancak hersey gibi onuda yontup..işleyip medeniyet adı altında işimize gelir hale çevirmişiz...
insanın temel içgüdüleriyle ters düşen bir olgu. Az kişide olan bir özellik. Sahip olan kişiyi bulduğunda hayatını adayabileceğine emin ol.
sadık olmak gerektiği için sadık olunmaz olunursa sadakati değersizleştirir birlikte olduğu her kişiyi fetih mantığıyla değelendirip ego tatmini için de birileriyle birlikte olunmaz vesselamsu akar yatağını bulur
karşılıklı güven için gerekli olan ve şehir insanlarının beceremeyip tu-kaka dedikleri olmazsa olmaz bir erdem.
asla beceremeyeceğim için kendimden nefret ettmemi sağliyo ..sanki herşey gittikce dahada kalitesizl ..brilerinin bana kötü davranması lazım sanırım .!