sahaflara her gittiğimde çok yakışıklı böyle entelektüel erkeklerle karşılaşıyorum.kitapla öyle erkekler çok iyi gidiyo allahsen.hele o tozlu raflarda dolaşırken göz göze gelmek,aynı kitaba el uzatmak falan.fanteziye bak,sahaf fantezisi,çok fena çok:p
kitap kokusuna bayılıyorum..hele çok aradığım bir kitabı birden karşımda görünce nasıl mutlu oluyorum anlatmam..
Ben gençken sahaflık da etmiş idim. Çürük kağıt kokusunu ne severim, ah.
hafta enaz bıkez ugradıgım yerlerden bırıdır ...
aynı zamanda kadıköyde, sahaf diye bir mekan var. dem'in, fayton'un, çinili kafe'nin sokağında. içinde eski kitaplar, ansiklopediler, yazarların, şairlerin, türk filmlerinden kesitlerin ve aydınların resimlerinin duvarlarda asılı olduğu güzel, kitap kokulu bir mekan.
Kapısından içeri girdiğimde, coşkudan kendimi kaybettiğim yer..
kitabı satan değil , ehline tahsis eden esnaf . kaldı mı derseniz böylesi , bir elin parmaklarını geçmez sanırım.
sahaflar böyle en bulunmadık yerde olmalı.kapısından girince boyut değişmeli.
Girince , çıkmak istemem.Alice harikalar diyarının tüneli gibi.Seni saklar , bakar sana, öğretir , ağlatır, rahatlatır, hazırlar...
galatasaray lisesinin yanından tophaneye inen yolda solda..sahaf selim.
içeri girince kokusuna bayıldığım va saatlerimi gecirebileceğim tozlu yer..
mevzubahis sözcük tekil haliyle kadıköy'ün açılır kapanır mekanlarındanmış; velhasılkelam bunun çoğul olanı daha bi makbul, daha bi "alles inklusive"..miş. muş. ja ja..