ah ah! yaramı deşmeyin sahafımı kapamak zorunda kalmışım içim yanmakta.
tozlu raflarında sizi farklı memleketlerin yüzlerce insanı bekler; kimisi çok yaşlı ve bilge, kimisi hala daha yaşamakta, kimisi çoktan ölmüş, genç gitmiş. söyleyecekleri, anlatacakları hala daha dudaklarının ucundadır. o dudaklar sararmış da olsalar. dinlemek istediğiniz yaşama uzatırsınız elinizi ve bir kitap çekersiniz raftan. kimi sayfalar elli yıl, kimisi yüzyıl öncesi kokar. kim, nerede ve ne durumda okudu bu kitabı daha önce? sayfalarda parmak izleri. daha sonra okudukça sizin de parmak izleriniz, sizin dünyanızın da kokuları.
bursa, sönmez, nevzat.... safkan sahaf ama farkında diil...
eskidendi...
kaldi mi artik...
gider bir köşeye oturup çevreye bakarım salak salak!!!sonrada önüme gelen ilk kitabı alır çıkarım çok zevkli valla!!!
o koku öyle bişey ki,sizi öyle bi etkisi altına alıyo ki saatlerinizi orda harcasanız bile zaman nasıl geçmiş farketmiyosunuz..
açgözlü çocukların market raflarına saldırışı gibi o kitaptan o kitaba atlıyosunuz hepsinden bi parça alabilmek için...
kelimelerin içinde kaybolup,kafa da dağıtabilirsiniz tabi,önerilir..
bütün kitapların kokusunu içinize çekemezsiniz..bütün kitapları okuyamazsınız..üzücüdür..
kitap kokusunu çok severim. sahaflardaki kokuya kitap kokusunun yanında tarihte kokar. o sahafın kendisi çok şanslıdır aslında...
Enteresan bir kokudur. Değişik bir karışım. Sadece oraya has. Sahaf kokusu dendiğinde hemen hissedebildiğim birşey. Ama bu kokunun ortamda saklanabilmesi için bence oda sıcaklığının normalin biraz altında olması lazım. Bir de fazla aydınlık olmamalı. Loş gibi ama neyi incelediğini de anlayacak kadar aydınlık.
ne özledim...
sahaftaki kimbilir kimler okudu acaba diye düşünülen das kapitalin kokusudur, onu okuyanların şimdi toprağın altında olduğu düşünülünce alıp okurken senin de kokun siner ve sahafta bir tarih kokusu olur ki o hiç silinmez.silinmeyen koku tarihliği...
yerini artık neredeyse lahmacun , esans , ayak kokularına bırakmış olan eski kitap kokusu .