Sıcak ortam, her iki anlamda da, hele kışları...
sıcak sakal ve yaş kek
sıcak...
evde gibi hissettiren tek mekan
benim de ankara'da ilk gittiğim yerdir bundan 6 yıl önce.o yüzden ankara'yı matah biyer sanmıştım.ankara hakkında yanılmışım ama sakal hakkında asla.
tek başıma bir yerde oturamam ben diyen insanlar için birebir. al kitabını geç bir köşeye otur akşama kadar. sessiz sakin mis gibi.
çin böreği kesinlikle yenmeli.ankaranın bozulmamış,en güzel yerlerinden biri...
muhteşem özel soslu
sandviçleri var
akşama kadar oturulan
oturuldukça huzur bulunan
güzel mekan
tarçınlı kek + çay.. ankaraya her gidişimde ilk durak olan huzur mekanı
...Yıllarımı gömdüğüm yer.
Kış günlerinde arka odasına sığınıp saatlerce kitap okurdum.
Şehir dışından gelen anarşistleri ağırlardık bu odada, çaylarımızı içerken içinde "devlet, din, tahakküm, devrim" kelimelerinin geçtiği uzun ve hararetli sohbetler yapardık.
Masalarının ardına sığınıp sevgiliyle öpüşür, hayaller kurardık (Sanırım bir an için Cezmi Ersöz dürttü)...
...
Her neyse, şimdi arada sırada bir şeyler yemeğe uğruyorum. Yemekleri güzel ve doyurucudur.
Onun dışında otur çay iç nereye kadar.
az mı kahwaltıya hatta bütün öğünler için oraya giderdim önceden beee...
ank gitmişdik. ve ablamın sewgilisi gidin sakal cafede beni beklein gelicem demişdi.ıkına ıkına aradıımız ve sonunda bulup çok sewip akşma akadar oturduumuz yer..
ankara'daki sakalın üç şövalyesi, vakt-i zamanında konur sokak'da yerlere oturur gelene geçene tarot falı filan bakarlardı. ben ve saz arkadaşlarım da dersane penceresinden mal deyneği gibi seyrederdik. (sene 1953 değilse bile az biraz sonrası tabi)
sonra baktık, sakalı açmışlar. bir şnitzel bu gadder güzel mi yapılır? afiyet olsun.
eski günler...eski dostlar...halil ve punçları..daha sonra ziya ve börekleri..bi ziyaret etmem lazım..çok aksattım..
harika tremisuları var.Gerçi orda mutfaktan babam çıksa onu da yerim o ayrı bir konu