Bilgisayarlarının karşısına süre sınırı ile oturtan yakın arkadaşlarla okudum liseyi. Ayık kafayla arabalarının şoför koltuğuna oturtmuyodu arkadaşlarım universitede. Haksız da değillerdi, kaç kişi tek hareketle koltuğu söktüğü için usta şaşırtabilir ki yada bi insan kaç tane çakmak şarjı satın almak zorunda kalır bozulma yüzünden? Mutfakta da iyiydim. ''Anne ben bişeyler yapıcam'' sözü eşliğinde tencere tava duran yere kararlı bir yöneliş yetiyodu hep istediğimin hazırlanmasına :) En güzeli de arkadaşlarla yapılan alkole hazırlık alışverişi sonrası, poşetlerin hiçbirine dokunmamam, yardım etmemden daha doğal karşılanırdı.
Kar/buz da yürüme zorunluluğu, merdivenlerden inme, insan içinde yere yapışık olmayan sandayle ile temas kurma (en kötüsü geriye yaslanmada sınırları zorlama tabi) falan dışında iyidir be sakarlık. Hayatı kolaylaştırmıyo mu?
Aynı anda ocagın alev almasını saglayıp, bir tencere yemegi devirip, kafami dolaba carpıp, ayagımın kayması suretiyle yere düsebiliyorum ben. Sürekli yaralıyım bir gün kazayla ölecegimi düsünüyorum.