en son köye gittiğimde bayaa sallanmıştım :)
sigarayı zewkle içtiğim en güzel yer
gözlerimi kapatıp özgürlüğüme yaklaştığım o an...
İlk yürüdüğümde direk bahçedeki salıncaklara gitmişim . resmi bile var =)
hala çok severim .
geçen hafta bu zamanlar ordaydım
manzara büyüleyiciydi herzamanki gibi
akıllara zarar bi çocuktum
cok yaramazdım
takla attım bi kere salıncaktan
şükür bişey olmadı
=)
çok özlediğim . . .
Gidip geldikçe, ayaklarım kara çarpar buz keserdi. Mevsimsiz bir oyuncaktı o zamanlar. Plastik değildiler, dondurucu demirleri olurdu. Olmayacak bir şey için didinip durmuşum boş yere. Kendi çevrenizde dönmeniz imkansızmış.
Kocaman ıhlamur ağalarına sahip bir tepe vardı. Her ilkbaharda poşet poşet ıhlamurları toplardık ve ben ıhlamur sevmezdim. Ağaca çıkmak, sahibi olmasa da bi takım dedelerin bizi kovalaması, aşağı insem tokat yicem yukarda kalsam taş yicem ikilemleri...
Neyse birgün yine ıhlamurlarımızı toplamanın zaferiyle bir ağaca ip atıp sırayla sallanmaya başladık. Sanırım zaferden gözlerim döndü ve sıramı beklemeksizin ipe bir anda oturup sallamak istedim. Kayıp düşmemle sağ bileğimi ağacın köküne sürtmem bir oldu. Bileğimde sola doğru çapraz bir beyazlık vardı. Deri tamamiyle kalkmıştı ama ben bileğime baka baka hiç acı hissetmeden çeşmeye kadar gidebilmiştim. Suyun bileğime değmesi ile bağıra bağır eve koşmam bir oldu. Yani demem o ki
havaryu?
fay teks!
evimin neresine nasıl kursam diye planlar yaptığım eğlenceli mekanizma rahatlatıyor:)
çok güzel bir şey. rahatlatıyor
ama etrafte kimse olmayınca da biraz ürkütücü
yanında arkadaşınla sallanırken sohbet etmek zevkli oluyor.
ya da mesela şu geniş salıncaklar.
salıncakta uyuyakalmak da olabilecek bir şey aslında. güvende olabileceğin bir ortam olsa.
evimin orta yerine salıncak kursam olur mu
sallanmak istiorum...
hakkaten ya neden ofislere birer salıncak konmuyor? herkes daha motive çalışır! en azından ben.. :)
olsa da sallansak