toplam 4 kişi bulundu. 4 adedi gösteriliyor.
~6 ahkam var.
sosyal medyada kendimi pazarlayamıyorum. böyle bir niyetim de yok zaten, ama pazarlamak istesem de yapamam gibi. sanki ayrı bir beceri istiyor bu iş. aslında bir tek sosyal medyayla sınırlı bir şey değil zaten bu, genel bir durumun sosyal medyaya yansıması. nasıl ki etrafımızda bir çok kişi insan ilişkilerinde arzu ettiği şeyleri elde edebilmek uğruna binbir maske takınıp yarı tanrı hüviyetiyle karşısındakine martaval okuyor, günlük hayatın açık verme risklerine karşı sosyal medyanın sınırlı bilgi imkanı ve gizemlilik unsuru ile bu kendini ambalajlama, pazarlama olayı daha da kolay bir hal alıyor. böylece am simsarlarına gün doğuyor. (bu da lügata armağanım olsun, cümle içinlerinde kullanınız.)
(ara not: bu sosyal medya kelimesini ilk kez kullanıyorum ve aynı anda 5 yıllık hakkımı tükettim, boşaldım sanırım.)
bu yüzdendir ki facebook hesabımı sitenin asıl kullanılış amacını farkettiğim zaman kapatmıştım. çünkü amacına uygun kullanmıyordum, üstelik arkadaş sayısının popülarite derecesi olarak algılandığı bir ortamda, -1 diyerek, birilerinin övünç tablosuna ait sayı olmaktan da kurtuluyordum. ki bunlar bahsettiğim konuyla ilintili olsa da, "biz bunları kitaplarımızda yazdık" diyerek facebook konusunda aynı şeyleri tektar etmekten kaçınıyorum.
lakin ki diyeceğim şudur, özeleştiri vaktidir bugün; bütün bunlara rağmen olayın fotoğraf boyutuna baktığımızda, insanın hesabının olduğu bir sitede şöyle pak temiz yüzlü bir fotoğrafının olması yanlış mı? değil tabii. hadi geç, bazen diyorum satıyım anasını, şöyle iki hafif alengirli resim ben de bulayım koyayım diyorum, yok arkadaş! hangi fotoğrafıma baksam fıskiyeli havuz önünde dikilmiş, çarşıcı asker gibiyim yemin ediyorum. bir de öyle kalitesizler, hesap makinesinde daha çok piksel var amına koyim. ama tepem atıcak, çıkıcam bi gün, tutucam pro fotogrprqagf deyu türeyen hevesli gençlerden bi tane, alıcam yanıma 3-4 de farklı elbise, çek diyecem çek amuğa goyum. saçlar bir sağa taralı, bir sola, sanki farklı zamanlarda, farklı ortamlarda çekilmiş gibi. 5 yıllık materyali bir gün de çektiricem.
yok arkadaş, düşündüm taşındım başka çözümü yok bunun. en azından bi bim'de satılan muhteşem ürünler kadar oluruz belki.
.
(popara, 08.02.2012 04:44 ~ 05:23)
-ekşisözlük-
hakkatten çok sanal bi alem. özenle butun saçma salak tipler seçilmiş. bizde bu bütünün ahenk taşlarını oluşturuyoruz onlara ayak uydurarak. hergün tanıdıgın yeni insanlar sana en fazla 2-3 saat başka bi insanı oynuyorlar... daha sonra eline yüzüne bulaştırıp rengini bi şekilde beli ediyor...
tehlikeli bir sey. bazı insanların nedenini anlayamadığım bir şekilde kendilerini tatmin aracı olarak kullandıkları bir düzlem. başka bir dünya. sevgililer, eşler arasında tampon bölge. üçkağıtçının korkağının şapka çıkardığı yer.
sanal alemde ne sosyalleşme olur ne de insan özgüven kazanır. hayalindeki kendisi ve hayalinde oluşturulan diğeri ile diyolog kurar. sanal alemlerde boy gösterip de gerçekte ağzını açıp tek kelime edemiyen bir çok kişi tanıyorum. önemli olan bu sanal alemi algılama durumudur.
algı sanalı gerçek gibi düşünme eğilimindeyse bu sarsıcı sonuçlar içerebilir, ama burayı diğer insanların düşüncesini öğrenme, farklı düşüncelerle karşılaşma fırsatı olarak görme çok faydalı olabilir.