İnsanlar binlerce yıldır,bir düşünceyi izah etmek için çeşit çeşit yollar denemişlerdir.Bir düşüncenin anlamını kademeli şekilde
insanların anlayışlarına ve olgunluklarına göre bir takım kalıplar içerisine koyup sunmuşlardır bu demek değildir ki
bilgiye ulaşanlar bunları kimseyle palaşmak istememiştir eğer böyle isteselerdi sembolize etmezlerdi ,bunu Hermesçiliğin su sözleri ile daha
iyi anlamak mümkündür;
Her us büyük gerçekleri kavrayamaz. Çoğunluk ya aptal, ya kötüdür. Aptalsalar,
gerçek karşısında akıllarını büsbütün yitirirler. Kötüyseler, bu gerçeği kötüye kullanarak,
büsbütün kötülük ederler.Bazen gerçeği gizlemekten başka yol yoktur. Bulmak, bilmek, susmak gerek..."
Sembolizmi bir kalıba sokmak mümkün değildir,sembol öyle bir ifade şeklidir ki,ifade ettiği bilginin başını ve sonunu
bir arada bulundurabilecek güçtedir çünkü "sembol gizleyerek açıklar,açıklayarak gizler".
Sembolizmin anlaşılamaması,günümüzde bir türlü bitmeyen din tartışmasının en büyük nedeniridir.Günümüzde hemen hemen herkes
inanmış olduğu dinin içinde geçen sembolleri kendine göre ya da birilerinin kendisine anlattığı eksik bilgilerle yorumladığı için
sembolün içinde saklı bulunan asıl gerçekler gizli kalmaktadır.
Bir örnek verecek olursak ateş sembolü bütün mitoljilerde kutsal kitaplarda kullanılmıştır.Neyi ifade eder? Ateş "arınmanın sembolüdür,bu nedenle bütün toplumlarda
kutsal sayılmıştır;
VI. yüzyılda Batı Gök-Türk hakanına gelen Bizans elçileri ateşler arasından geçirildikten sonra kabul edilirlermiş.
" O 1 sizi Ruhülkudüs ve ateş ile vaftiz edecektir (Matta 3/11-12)
Türk mitolojilerinden bir örnek olan eski bir Altay efsanesi ;
Ak Han avlara gitmiş,çok geyik hayvan yıkmış,
Küçük bir çocuk,Ak Han'a karşı çıkmış.
Çocuk ağzını açmış,ağzından ateş saçmış,
Burada Ak Han insanın aç gözlülüğünün sembolüdür,çocuk saflığın sembolüdür ve ateş ,yani arınmanın sembolü ile,
İnsanın aç gözlülük gibi olumsuz şeylerden kendini arınması anlatılmıştır,oysa ki biz bunu birer masal gibi okuruz ve
ne anlatılmak istendiğini görmezden geliriz,Bunun gibi örnekler Bütün mitolojilerde ve kutsal kitaplarda bulunmaktadır.
Yine bütün dinlerde bahsedilen kıyamet kelimesinin de bir sembol olduğu unutulmuştur,kıyamet kelimesi kıyam etmek fiilinin
isim halidir,uyanmak,bilinçlenmek ve ayağa kalmak demektir varın siz düşünün kutsal kitaplarda bahsedilen
kıyamet ile ne anlatılmak istendiğini.
Ayrıca ateş sembolünün arınma anlamına geldiğini açıkladıktan sonra cehennemde yanmanın da nasıl bir sembol olduğu çok açıktır
bence.
Sembolizmden ziyade vurgulamak istediğim nokta,araştırdığımızda bütün kutsal kitaplarda ve mitolojilerde birdine benzer hikayeler
görüyoruz ve bunların sembolik bir dille ifade edildiğinin farkına varıyoruz.Özünde bu sembolleştirilmiş hikayelerin anlatmak istediği
şeyin aynı şey olduğunu görüyoruz,çeşitli inanışlardan örneklerle devam ediyorum...
Hint mitolojisi ve indra efsanesi;
İndra hint mitolojisinde bir tanrıdır,bir zaman dünyayı seyrederken çamurda eğlenen bir domuz sürüsü görür ve kendi kendine sorar
"bu hayvanlar balçığa bulanmaktan ne anlıyorlar ?"anlamak için domuz kılığına girdi ve yeryüzüne indi,zamanla çamuru çok
sever ,dünyaya yavrular getirir ve Tanrılığını unutur,süresi dolduğu halde hala geri dönmez ,Tanrılar aralarında toplanırlar ve
İndra'yı yanlarına geri alırlar,göğe geri döndüğünde İndra başından geçen olaya çok gülmüş ve domuzların balçığa bulanmayı neden
sevdiklerini hiç bir zaman anlayamamış.
Burada anlatılan insanlığın öyküsüdür,domuz insanın,İndra insanın tanrısal kökeninin ve çamur da dünyanın sembolize
edilmiş halidir.
"Kâh çıkarım gökyüzüne seyrederim âlemi,kâh inerim yeryüzüne seyreder alem beni diyen Sufi""nin sözleri , İndra Efsanesindeki
olayın bir özeti gibidir.
Hemen hemen her inanışta bir de yaratılış efsanesi vardır;
Tanrı göğe çıktı.Beş dalın meyvesi bizim aşımız oldu.dediler,
"Erlik" bunları duyduktan sonra,Tanrı yalan söylemiş.Siz bu dört dalın meyvelerinden de yiyiniz dedi.
Sonunda Törüngey ve karısı kanıp yasak meyvelerden yediler.O anda her ikisinin de tüyleri dökülüverdi.Derken Tanrı
geldi Törüngeye şöyle dedi:Beni dinlemediniz ve şeytanın sözüne kandınız:onun sözüne kananlar onun ülkesinde yaşayacaklar,
benim nurumdan mahrum olacaklar,karanlık dünyada bulunacaklardır.(Altay efsanesinde yerin yaratılışı)
karanlık:şuursuzluk ve bilgisizliğin sembolüdür.
tüy:bilgeliğin ve gerçeğin sembolüdür.Bütün mitolojilerde böyledir,örneğin Mısır mitolojisinde ölen birinin ruhunun cennete
gidebilmesi için,Anubis tarafından bir sınavdan geçirilir.Ölen kişin kalbi terazinin bir kefesine,bir tüy parçası ise diğer
kefesine konarak Anubis tarafından tartılır.
Sırlarla dolu bir dünyada yaşadığımız apaçık ortadadır,araştırmadıkça ,okumadıkça,düşünmedikçe bu sırları çözmemiz münkün değil ve
geçmişte saklı olan bu sembolik gerçekleri birer masal olarak görmek,at gözlükleri ile yaşamak büyük bir kayptır,
bunları aşmak için dogmatik ve kulaktan dolma bilgilere körü körüne bağlanmak yerine araştırmak ve sorgulamak yapılacak en yararlı
iştir kanımca.
ahkam açıklaması :Unutmadan söyleyeyim ki bu ahkam sadece bir bakış açısıdır her ne kadar ben böyle düşünsem de herkesin düşüncelerine saygım sonsuzdur.
YOLCULUĞA ÇAĞRI
Yavrum, sevgilim, sen
Tadını bir bilsen
Orada yaşamanın birlikte!
Keyfince sevmenin
Ölünceye değin
O sana benzeyen ülkede!
Puslu gökte yer yer
O ıslak güneşler
Senin yaş içinde parlayan
Hayın gözlerince
Bir gizemli ince
Tad verir gönlüme her zaman
Orda her şey süs ve güzellik,
Erinç,haz ve dirlik düzenlik.
Evimizse her yıl
Daha pırıl pırıl
Olan döşentiye bezenir;
Nadir çiçeklerin
Kokusu amberin
Uzak kokusuyla beslenir;
Tavanlar ne zengin,
Aynalar ne derin,
Ne doğulu görkemlilik bu;
Orada her şey, ince,
Kendi öz dilince
Gizleriyle doldurur ruhu.
Orda her şey süs ve güzellik,
Erinç, haz ve dirlik düzenlik.
Bak gemiler suda
Bir derin uykuda,
O gezmeye düşkün gemiler;
Hepsi de en ufak
Arzun için uzak
Ülkelerden çıkıp gelirler.
-Ve gün batımları
Giydirir kırları,
Kanalları,kenti gitgide
Altınla, yakutla;
Uyur şimdi dünya
Sıcak bir aydınlık içinde.
Orada her şey süs ve güzellik
Erinç, haz ve dirlik düzenlik.
Charles Baudelaire
BU ADAM BNA SEMBOLİZMİ BU ŞİİRİYLE SEVDİRMİŞTİR!