Hepsinin eskisi iyi be
geçenlerde olan istanbul konserlerinde galiba 135 bilet falan satılmış diğer 2 bin kişinin tamamı davetli diye duydum.
biz de beleş bilet bulduk gidelim dedik götümüz dondu ısınalım dedik bol bol bira içtik,parası göte girdi tabi.sonra kafa sallamalar falan...!
5.şarkıda dayanamayıp soğuğa eve döndüm zaten.zira sabiler gibi 7 buçukta gittim adamlar 9 buçukta fln cıktı.
ses gayet iiyiydi,seyirci kötüydü,kendini ele veren davetliler fazlaydı,ama ben elimden geleni yaptım,bütün vücudum soğuktan kasılırken eğilmeden kafamı salladım daha napıyım falan filan inter milan
sepultra-katatonıa-stradıvarıus-deathstar...fest ın son gunu
çüş
28 nisanda hacettepeye geliolarmış.. duydum we şok oldum acaipte mutlu oldum =)
sepultura dışında da bi kaç bomba isim war.. hacettepe yine farkını ortaya koydu =)
Emre Aydın, Sepultura, Jay-Jay Johanson, Deathstars, Hayko Cepkin, Yüksek Sadakat, Çilekeş, Ogün Sanlısoy, Kül, TNK, Marsis ve Insistence..
28 nisan.. beklioruz dört gözle...
we who are not as others
2010 Nisan .. İstanbul ..
yahu bu zenci vokal sanki maxtan sonra mantara bağlattı grubu?
(bkz: chaos a.d.)
sabah sabah benide depreştirdiniz lan
max ten sonrası komple sıçış..
Max
yeni albüm A-lex'i beğenemedim bi türlü
Under Siege..
rooots.. bloody roots.. diye yankılanırdı bir aralar odamda. ne adrenalindi be.. şimdi heryer emo oldu ak vik vik vik.. ula en ggüzel dönem bizim dönem! diye coşuyor etiketi açıp anılarımı depreştiren şahsa teşekkürlerimi sunuyorum efendim.. sağolun. var olun. çok yaşayın emi
iyidirler eskiden daha çok severdim.
1984’te Belo Horizonte, Brezilya’da Igor Cavalera, Max Cavalera Paulo Pinto, Wagner Lamounier ve Jairo Guedes tarafından kuruldu. İlk birkaç sene sadece konserler vermekle yetinen grup bir süre sonra Cogumelo Records ile anlaştı. Lamounier’in ideoloji farklılıklarını ileri sürerek gruptan ayrılmasıyla yerine Max geçti. Bu sayede «Bestial Devastation» isimli ilk çalışmalarının kaydı gecikmemiş oldu. İlk albüm denemesi olan «Morbid Visions» bir sene sonra geldi. Bu iki çalışma da o zamanın şartlarına göre oldukça kötü kayıtlardı ve dinleyici kitlesi açısından dar bir alanı aşamamışlardı. Buna rağmen, yıllar sonra death metal’in oluşumunda atılmış en önemli adımlardan biri olarak kabul edileceklerdi. Sonraki albümün yayımlanmasından önce Jairo Guedes, grubu bırakarak yerini Andreas Kisser’a devretti. İkinci albüm olan «Schizophrenia»nın başarısı Roadrunner Records’un ilgisini çekerek grubun sıçramasında önemli bir etken oldu. O döneme kadar Brezilya sınırlarını aşmakta zorlanan Sepultura, Roadrunner’ın albümü dünya çapında dağıtması sayesinde yeni bir dinleyici kitlesine ulaştı. Topluluk üyelerinin daha önceki yaşantıları, yaşadıkları yerdeki sosyal sıkıntı ve zayıflıklar müziklerine de hız ve öfke dolu bir dinamizm katıyordu. Genişleyen dinleyici kitlesi de bu dinamizmden etkilenmişti. 1989’da yayımlanan «Beneath The Remains» albümü 80lerin en başarılı thrash albümlerinden biri oldu ve grubun çıkmayı planladığı Avrupa-Amerika turnesine zemin hazırladı.
Avrupa ve Amerika’daki başarılara rağmen Sepultura kendi yurdu Brezilya’yı terketmedi. Yine 1990’da Rio’da Rock Şenliklerinde sahne aldılar. 1991’deki «Arise» plak şirketlerinin kısa tarihindeki en yüksek satış rakamlarına ulaştı. 1993’de çıkan «Chaos A.D.» ise topluluğun kendi müziğine olan yaklaşımının değiştiğini ortaya koyuyordu. Geleneksel thrash köklerinden kopan grup, 1996 tarihli «Roots» ile en başarılı albümlerine ve hala dinlenen efsanevi Roots parçasına imza attı. 1994’te Cavalera, Alex Newport ile Nailbomb adı altında yaptığı kayıt çalışmalarının sonuncunda Point Blank CD’sini yayıma hazırladı. Bir doruk noktası olarak görülen Roots’un başarısını daha yeni yeni yaşamaya başlayan grup üyeleri, dumur edici bir olayla karşılaştırlar. Grubun vokalisti Max Cavalera, yeni grubu «Soulfly»ı kurmak üzere topluluktan ayrılıyordu. Cavalera’nın yerine Amerikalı Derrick Green geldiğinde işler bir süre yolunda gitmeyecekti. Hayran kitlesi Sepultura’nın Cavalera’sız olamayacağını düşünüyordu. 1998’de yayımlanan «Against» ve sonrasında gelen «Nation» albümleri öncekilere göre çok az sattı. Derrick’in gruba gelmesiyle birlikte sound’da yaşanan değişimin de bunda rolü vardı. Öte yandan, 2003 tarihli «Roorback» yeni Sepultura’nın kabuğundan sıyrıldığını gösteren başarılı bir çalışma oldu. 2006’da yayımlanan «Dante XXI» ise hayranlar tarafından beğeniyle karşılandı ve Derrick Green’in dahil olduğu en iyi Sepultura çalışması olarak kabul edildi.
Max ve Igor yıllar sonra tekrar biraraya gelip «Cavalera Conspiracy» adında yeni bir grup kurdular. Sepultura üyelerinden Andreas Kisser yakın bir süre önce yaptığı açıklamada 2008 tarihli yeni albümün Cavalera kardeşlerden hiçbirinin yer almadığı ilk Sepultura çalışması olacağını belirtti. Böylelikle Cavalera kardeşlerle başlayan ve yıllarca öyle anılan Sepultura, bu geleneği devam ettiren Igor’u da kaybetmiş oldu.
5 seneden fazla oldu sabah uyanıpta sepultura dinlemeyelı, bugün o gün sepultura günü
erken tanıştım Sepultura ile
bir ara abartmıştım ama yatarken dinliyordum o kadar yani.
kuru gürültü ritim çalmıyorlar en önemlisi ise melodikler
davulcularına aşıgım
adam bateri değil darbuka çalıyor sanki
Roots Bloody Roots'u Pavarotti ile söylemişler hiç de fena olmamış
Kaiowas
Orgasmatron
Sepulnation
ve diğerleri..
Territory(ki bu şarkının girişince adam davul değil darbuka çalıyor sanki)
falan filan ya