toplam 19 kişi bulundu. 19 adedi gösteriliyor.
| tuttum | Macros |
| tuttum | toros12 |
| tuttum | AzazelTattoo |
| tuttum | sadizm |
| tuttum | Psypanic |
| tuttum | dipsiz |
| tuttum | bigudi |
| tuttum | siyahbulutlar |
| tuttum | nyln |
| tuttum | solaries |
| tuttum | azalmaegilimi |
| tuttum | haric |
| tuttum | samatya |
| tuttum | Carbonblue |
| tuttum | startagain |
| tuttum | duygums |
| tuttum | itaatsizzenci |
| tuttum | SCAR TISSUE |
| tuttum | turne |
~12 ahkam var.
'ordaydım' demekten maalesef gurur duyamıyorum. haala sürmem gereken -alnıma kara leke-yi sürmeyişimi düşünüyorum..
Rakelden:
-vuranda vurulanda bir zamanlar masum bebeklerdi. vuranı o bebekliğinin masumiyetinden çıkarıp caniliğe sürükleyen sistematatiği yokodelim.
"oradaydim" demekten her zaman gurur duyacagim
su an icin hislerimi tarif etmem mumkun degil
"orada" olabilenler anlayacaktir bunu...
sadece soyle soyleyebiliyorum;
"ben bugun tarihin bir parcasi oldum"
ben bugun onbinlerce kisiyle kol kola yururken
baska bir dunyanin inadina mumkun olabilecegine inandim
birkez daha
inadina!
Rakel Dink'in muthis konusmasinin metnini yolluyorum asagida, tekrar tekrar okunası,
üstünde ciddiyetle durulması gereken sözler bunlar...
****
"Sevgili dostlar, bugün bedenimin yarısını, sevgilimi, çocuklarımın babasını, ailemizin büyüğünü, sizin kardeşinizi uğurluyoruz. Sağdakine soldakine, öndekine, arkadakine rahatsızlık vermeden, saygısızlık yapmadan, sloganlar atmadan ve pankartlar açmadan sessiz bir saygı yürüyüşü gerçekleştiriyoruz. Bugün sessizlik ile büyük bir ses yükselteceğiz.
Sevgilim!
Bedenin yaşlanmadan, daha hasta olmadan, sevdiklerine doyamadan gittin. Biz de geleceğiz sevgilim, o eşsiz cennete... Oraya yalnız sevgi girer. Orada gerçek sevgiyle bir arada ebediyen yaşayacağız.
Kimseyi kıskanmayan, öldürmeyen, aşağılamayan, kin tutmayan, bağışlayan, kardeşini sayan, bir sevgi, Mesih'te bulunan sevgi... Hangi karanlık yaptıklarını, söylediklerini unutturabilir Sevgilim! Korku mu? Yaşam mı? Zulüm mü? Dünyanın zevki sefhası mı? Yoksa ölüm mü Sevgilim?
Ben de sana yazdım, aşk mektubunu Sevgilim! Bunları yazmak zor oldu Sevgilim! Onun için dokunulmazlar yoktu. Büyük bir bedel ödedi.
"Nefretle hakaretle, kanı kandan üstün tutarak güzel gelecekler olmaz kardeşlerim. Kanı kandan üstün tutmak olmaz kardeşlerim..."" Bedeni daha yaşlanmadan sevdiklerinden aniden ayrıldı. Biz de geleceğiz sevgilim. Oraya sadece sevgi girer. Orda gerçek sevgi ile bir arada ebedi cennete ulaşağız. Kimseyi kıskanmayan kimsenin malında gözü olmayan sevgi kardeşin hakkında gözü olmayan sevgi.
Ah sevgilim yaptıklarını konuştuklarını kim unutturabilir sevgilim! Korku unutturabilir mi? Yaşam mı? Zulüm mü? Zevk-i sefa mı? Yoksa Ölüm mü? Hiçbiri sevgilim. Sevdiklerinden ayrıldın çocuklarından ayrıldın? Kucağımdan ayrıldın ama ülkenden ayrılmadın sevgilim Kardeşlerim, onun dostluğa olan sevgisi onu buraya getirdi. Korkuya meydan okuyan sevgisi onu büyüttü. Diyorlar ki, o büyük bir adam. Size soruyorum, o büyük mü doğdu, o da bizim gibi doğdu. O da topraktandı, bizim gibi çürüyen bir beden, gözlerindeki sevgi onu büyük yaptı. İnsan kendiliğinden büyük olmaz, insanı yaptıkları büyük yapar. Evet o büyük oldu, çünkü büyük düşündü, büyük söyledi. Sessizce büyük konuştunuz. Siz de büyüksünüz.
Bu kadarla yetinmeyin. Nefretle, hakaretle, kanı kandan üstün tutarak kardeşlik olmaz. "
Değerli Arkadaşlar,
23 Ocak Salı günü İstanbul'da yapılacak Hrant Dink cenaze töreni ve yurttaş yürüyüşünün programı ve güzergahı şöyle:
Şişli Osmanbey - Harbiye - Taksim - Tarlabaşı Bulvarı - Unkapanı - Saraçhane - Aksaray - Yenikapı İDO İskelesi meydanı.
Bütün ayrıntılar, ailesi, avukatları, Agos ve Birgün gazetelerinden arkadaşları, sendikalar, meslek odaları, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler adına oluşturulan heyet tarafından kararlaştırıldı.
Onu kişiliğine ve mücadelesine yakışır şekilde uğurlamak üzere, 23 ocak salı günü buluşalım...
Yıldırım Türker'in bu sabah Radikal gazetesindeki yazısından alıntı mahkeme kararında kaale alınmayan bilirkişi raporuna göre Hrant Dink'in türklüğe hakaret olarak algılanan sözlerinin ne manada kullanıldığı açıklanıyor.
'Bilirkişi raporu Hrant'ın metninin okunma anahtarlarını açıkça sunmuş. Sözgelimi diyor ki, "Yayında geçen 'Türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur' ifadeleri incelendiğinde ise ortaya çıkan sonuç, sanığın Ermeni kimliğinde bir ruhsal sorun olarak ifade ettiği Türk olgusunu, yani 1915'te yaşananları Ermeni kimliğinin hayati bir unsuru olarak benimseyip, tüm çabaların ve birlikteliğin bu olgu üzerine kurulmasını, 1915 olaylarını soykırım olarak dünyaya kabul ettirme çabası ve inadından kurtulmak gerektiğini söylemektedir. Sanık daha önceki yazılarında da bu anlayış ve çabayı Ermeni kimliğini kemiren bir husus, ruhsal bozukluk ve zaman kaybı olarak nitelendirmektedir. Zehirli kan olarak ifade edilen husus, Türklük ya da Türkler değil, Ermeni kimliğinde yer alan, sanığın ifadesiyle, hatalı anlayıştır." '
Bir İnsan Sırf Düşündükleri için Katledildi. Sessizlikte bu gerçek çınlayacak yarın.
Agos'un önünde sana kalkan olmaya çalışan aydınlara inat, faşistler, gazete önündeki eylemlerinde "Bir gece ansızın gelebiliriz" dediler ve dediklerini yaptılar, gecenin karanlığına sığınmaya bile gerek duymadılar.
Senin katilin 301'dir, milliyetçiliktir desem, belki soyut kalacak ama biliyorum öyle. Mahkeme koridorlarında, "İşini bitireceğiz," "Kafanı koparacağız," diye tehdit edenler, şimdi arkandan şiddete nasıl karşı olduklarını anlatıp, bizlerle alay ediyorlar.
Valilikte ayağını denk almanı söyleyenler, şimdi suçüstü yakalanmanın paniğini yaşıyorlar.
Linç girişimlerini, "Vatandaş tepkisi," olarak görüp, onaylayan Baykal, konunun milliyetçilikle ilgisi olmadığını söyleyip, "Milliyetçiler bana cinayet işliyor dedirtemezsiniz," masalını tekrarlamaktan hiç utanmıyor. "Cenazeye katılacak mısınız?" diye sorduklarında, hiç sıkılmadan
"Programıma bakacağım, partime danışacağım," diyebiliyor.
"Kurtlar vadisi" dizleri gibi, insan olmayı değil de kurt gibi olmayı gençlerimize telkin edenler, şimdi kına yakabilirler.
Hrant'ı ve aydınları hedef olarak gösterenlerin siyasi sorumluluğu ortada, onu koruması gereken devletin ağır sorumluluğu var. Bir avuç Ermeni'ye tahammül edememek, nasıl bir akıllara ziyan durumdur? Azınlık mülklerini talan edenler, sahiplerine hiç dayanamıyorlar.
Diyeceksiniz ki mahkemelerde onu doğru dürüst koruyamayanların, niye böyle bir niyeti, derdi olsun? Belki de haklısınız.
Bayezıt'ta haberi duyduğumda, kendim 15 dakikada Agos'ta olabilirken, Cumhuriyet Başsavcımız bir saatin sonunda teşrif edebiliyorsa, daha ne konuşuyoruz ki?
Senin çokkültürlü ve çok kimlikli Türkiye özlemini paylaşamayanlar tetikçi bulmakta hiç zorlanmadılar. Bu ülkede nefret ekenler, seni hemen ilk fırsatta biçebildiler.
Kadıköy'de "Birarada yaşamı savunalım" mitinginde alanda dolaşırken ne kadar umutluydun.
"Bu ülkede güvercinlere dokunmazlar," diyen yazını okuyunca, keşke dedim, keşke yaşasaydı da, hafta sonu buluşmamızda onu yine uyarsaydım.
Bayezıt meydanında hızla arabasını sürüp bir güvercini öldüren adamın umursamazlığının hikayesini seninle paylaşsaydım ve deseydim ki sana, "Sevgili Hrant, bu memleket, bu İstanbul, artık senin yurttaşlarının terk ettiği eski İstanbul değil."
Sevgili kızının dediği gibi, "Alçaklar seni ancak arkadan vurabilirlerdi." Önüne çıkmaya cesaret edemediler. Fikrinin karşına, fikir inşa edemediler.
Sen her davada ölüyordun zaten, her kem söz seni bitiriveriyordu zaten. Hep toplumun kendisiyle ve tarihiyle yüzleşmesini istedin. Yüzsüzlüğün alıp başını gittiğini görmek istemedin.
Faşist güruhlar seni öldürdüklerini sanıyorlar. Halbuki sen onları nefretleriyle başbaşa bıraktın.
Kulağımda eşinin, "Keşke gitseydik bu memleketten, keşke sözümü dinleseydin," feryadları... Canım çok sıkkın; siz aldırmayın bu yazdıklarıma ve her gün bağırmaya devam edin: "Ne mutlu Türküm diyene," diye... Eğer gerçekten kendinizi mutlu hissediyorsanız...
www.sesonline.net
arkadaşlar bu sefer unutmayalım
abdi ipekçi gibi
ugur mumcu gibi
bundan önce öldürülen 60 gazeteci gibi
bu sefer uyumayalım, unutmayalım
sağduyulu ve bilinçli olalım
herkesin gelmesi, bir şeyleri değiştirmek için çabalaması gerekli. bu ülkeyi, alçakların elinden kurtarmanın vakti geldi de geçiyor.
mutlaka orda olucam.