toplam 6 kişi bulundu. 6 adedi gösteriliyor.
~3 ahkam var.
sisifosun özgürlüğü artık zorunluluğun bilinci olmuştu. Bu bilinç onun özgürlüğünü, oradan oraya sürüklenen bir yaprağın hafifliğinden (iradesizlik,anlamsızlık) ayırır, ağırlaştırır.
Sisifosun dünyadaki krallığında, sadece tanrılara dair bir yaşantı olan, bolluk, barış,ve mutluluk ölümlüler için de yaşanılabilir bir hal olmuştu. Bunun doğal sonucu ölümlü olması gereken korintlilerin (sisfosun krallığı) artık tanrılaşmasıydı, ölümsüzleşmesi.
Hikaye ölümü değil yaşamı hedefleyen Sisifosun, -çarptırıldığı cezayı bile araç yaparak- tanrılara rağmen yaşamı kazandığını ve hatta tanrıları yendiğini anlatır. Camus böyle okur tüm hikayeyi. Aynı Odesus gibi...
(bir zorunluluğun bilinci ile)
Şairin kötü kaderi, Sisiphos'u çağrıştırır daima bana. Şair yeryüzünün Sisiphos'u olabilir herhal! Yani, tıpkı o mitolojik öyküdeki gibi nafile uğraşmaktadır şair de.
(Hilekarlığının cezası olarak Sisiphos tanrılar tarafından büyük bir kayayı dik bir tepenin doruğuna yuvarlamaya mahkum edilmiştir. Sisiphos tam tepenin doruğuna ulaştığında kaya her zaman elinden kaçmakta ve Sisiphos her şeye yeniden başlamak zorunda kalmaktadır. (Odyssey, xi. 593).)
insan yaşamaya devam etmelidir.ama nasıl?yunan mitolojisinin trajik kahramanı sisifos bu açmazı şöyle okur: tanrı ve ölümden sonra başka bir yaşam olmadığına ve intihar da bir çözüm teşkil etmediğine göre insan yaşamaya devam etmelidir.sisiphos, tanrıları aldatmış ve onlar tarafından bir kayayı bir dağın tepesine çıkarmakla cezalandırılmıştır. kaya dağın tepesine geldiğinde aşağı doğru yuvarlanır ve sisifos onu tekrar çıkarır. bu durum bu şekilde devam edip gidecektir.absürd kavramının ve varoluşçuluğunu en önemli filozof ve yazarlarından albert camus, sisiphos'u absürd bir kahraman olarak yorumlamıştır sisiphos söylencesi adlı deneme kitabında. sisiphos'un durumu hem trajiktir ama aynı zamanda bu durumnda metafizik bir mutluluk vardır.o,tanrılara başkaldırmış ve yazgısını (kayayı) sahiplenmiştir. camus bundan dolayı mutlu bir sisifos hayal etmemiz gerektiğini söyler.