the day the dead walked
And the end begins
Slaughter
Time of humans end
Terminated
Enter bowels of hell
Curl up and die
Cowarding-controlled
You are nothing
You will fear thee
Plague of zombies
Curse of the living
Lost a world of pleasure
Now here comes the torture
Murderers and killers
Once your friends
And neighbors
Rising from the grave
Writhing in pain
I want to eat your brain
We're rising from the grave
Burnig fires
Homes and cities
Torn to shit from
War and poverty
Overcrowding led to killing
Decaying bodies left unburied
Crimson famine kept on spreading
Breeding ignorance
Declining populace
The day the dead walked
Apocalypse
The day the dead walked
The armageddon
The day the dead walked
Apocalypse
The day the dead walked
Rising from the grave
Writhing in pain
I want to eat your brain
We're rising from the grave
kült..
eğer her izlediğinde darmadağan olmuyosan midene kramp girmiyosa hiç zahmet edip izleme bi b.k anlamıyosun demektir o.
Bir bölümünde jake isminde bir psikolat bizim elemanı esir alıyordu. Ürkütücü derecede gerçekçi bir tiplemeydi o psikopat, izlerken tırsmıştım...
son bölümünde sia - breath me yi dinleyen herkes sfu cı oldu çıktı
nate karakterini her gördüğümde "ulan the lost room'u nie 6 bölüm yaptılar amk" dediğim güzel hoş, dizi. diğer kaliteli dizileri izleyip bitirdikten sonra izlenebilir bkz:lost prison break, mynameisearl, niptuck;)
her bölümü insanı darmadagın yapan tek dizi
Herşey biter..
nate kurt cobain için ağladığı vakit bitmişimdir ben
caged and disgraced . nan ... diziymiş peh ...
bittiğine üzüldüğüm kültlerimden ..
baya uzun metrajlı film tadındaki dizi(ydi)
die mother fucker die die
final bölümü.. claire.. bilmiyorum ya.. çok kötü hissettirmişti kendimi.. hala da öyle hissediyorum..
harika bi soundtrack albümü var,
Nate:
Sanki hayatımda elime geçecek
tek fırsatı yakalamıştım ve onu mahvettim.
Lisa:
Nate, ben bir fırsat değilim.
Ben bir insanım.
çevrelerindeki ölüler sayesinde hayata tutunamayan canlılar.
nasılda işlemişler yuh diorum, tebriklerinde en alasını ediorum...
dizinin yapımcılarını görsem elinize salllık diyceim mükemmel bir kara komedi dizisi... dizideki insanların bakışları çok entresan. tüm seyrettiim süre boyunca bu kadar şaşkın ama anlamlı bakan kişileri nasıl bir araya getirdiler acep die düşünmeme neden oldular:)
six feet under severmisin ? sorusuna
offff sevmem mi chris barnes a taparım ooolum dediğimde insanların bön bön '' ne dio bu la ?'' die bakmasına neden olan diziydi bitti...
1.82 m.
Ecnebi memleketlerinde normal gomulme derinligidir.
Bizim standardimizdan daha derindir ayrica.
Bir de simdiye kadar en sevdigim dizi, hatta dizi bile demeye dilim varmiyor, diziden ote bir seydi six feet under. olum gercegini soguk bir balyoz gibi kafaniza indirirken bir yandan da korkmamaniz icin size sarilir gibi...
Okula giderken bir cenaze levazimatcisinin onunden gecerdik her gun. Tabi oranin six feet under'daki fisher&sons gibi bir cenaze evinden ziyade, kefen, cenaze araci ve tabut tedarik eden bir kurulus oldugunu bilsem de uc sene her gun istisnasiz onunden gecerken dikkatle baktim. Bazi gunler cenaze araci orda olmazdi, birinin oldugunu anlardim. Acaba O'na neler olmustu? simdi nerdeydi? korkutucu muydu yoksa artik korkutucu bile degil miydi? neler birakmisti arkasinda?
I'll keep your wife warm when you are 6 feet under