sosyal yaşama kaos teorisinin uyarlanmaya çalışıldığı bir film. yer yer kelebek etkisini çağrıştırıyor. her seçim zincirleme birçok olayı tetikliyor ve bakıyorsun bambaşka bir yerdesin. ancak bence filmin sonunda "ne yaparsan yap sonuç değişmez, sadece sonucu oluşturan içerik değişir" gibi bir mesaj veriliyor. kelebek etkisinden burada ayrılmış.
-İki farklı karakter ama ikisi de aynı kadın
-Helen ve Lydia. Ege'nin iki yanında iki düşman
-Tüm otomatik kapıların çıkışında James, normal kapılarda bekleyen Jerry
-Her doğum aslında bitiştir
-Başınıza gelen her kötü şey belki de iyi bir şeydir, iyi şey de kötü olabilir.
-Çok önemli şeylerin olmama olasılığı yoktur. Engellenemez
-1972 yılında Francis Ford Coppola'nın aklına Mario Puzo'nun The Godfather isimli eserinini filme alma fikri düşmeseydi Sliding Doors 1 numara olabilirdi. Kimbilir bu belki Sliding Doors için iyi bir şeydir
Bu filme bayılıyorum. Her ay mutlaka bir kez The Godfather'ı nasıl izliyorsam bunu da her iki ayda bir izlerim. Zıtlıkların bileşkesi olan kaderin kazanın yaşamın farklı standartlarının yansıması olduğunu her iyinin illa ki iyi olmadığını her kötünün de kötü olmayabileceğini bana 2 ayda bir hatırlatıyor. Hem de İngilizler bunu yapan. Gösteri meraklısı Amerikan'lar değil. Soğuk İngilizler'den sıcak bir film.