10 kere izledim, en az 10 kere daha izleyeceğim sanat eseri
"Adım Türk
Bir İngiliz için komik bir isim.
Biliyorum.
Bir uçak kazasında ailem aynı uçaktaymış.
Böyle tanışmışlar.
Kazadan sonra bana uçağın ismini vermişler.
Adını uçak kazasından alan kaç kişi var??"
diye başlayan mükemmel film
Shakespeare döneminden beri ingilterede sahenelenen güldürü tiyatrolarında,insanlara saldıran küçük sevimli bir köpeğin yarattığı durum komedisi çok beğenilen bir enstantaneymiş.Bu ve buna benzer bi çok enstantane yönetmen tarafından ustaca duhul edilmiştir filmin içine.Muhteşem bir filmdir
çingenelerin kendi aralarında fısıldasmaları superdi..
izledim ben film iç içe daha çok paramparça aşklar ve köpekler gibi filmn kurgusu pek bişey kaçırmamışsın çok idalı bir film degil kanımca snatch deki kaliteyi bekleme :)
haftasonu nikotin isimli bir meksika filmi aldım, bu filmi snatch'e meksika usulü cevap olarak çekmişler ( en azından arkasında böyle yazıyor )
henüz izlemediğim için yorumum yok
ilgililerin bilgilerine...
ne desem boş konuların farklı noktalardan birbirlerine balanması araddaki eşsiz replikler süper soundtrackler bana o filmi 5 kere izletti cok severim...kesinlikle herkezin arşiivinde olması gereekn bi film bence
soundtrack ler harikaydı..çingenelerin zaferi beklenmedikti..köpük başrolde=)
afişteki köpek cidden kilit noktadır :))
en sevdiğim filmlerden biri.
izlememiş olanlar için konu:
Elmas hırsızı ve kurye olan Dört Parmak Franky patronu Avi'ye teslim edeceği değerli bir elmas için New York'a dönmektedir. Londra'da patronun kuzenine ve Hatton Garden kuyumcularına küçük taşlar bırakması gerekmektedir ancak dayanamaz ve Bıçak Boris adına bir bahse girer. Tabii Boris'in kendisine tuzak kurduğundan ve semtin tefecileri tarafından soyulacağından habersizdir. Franky'nin tuzağa düşürüldüğünü öğrenen Avi, Franky'yi ve kayıp elması bulmak için sağkoluyla birlikte Londra'ya gelir..
Bu arada çaylak lisansız boks maçı organizatörleri, Turkish ve işortağı Tommy yasadışı boks maçları organizatorü ve domuz çiftliği sahibi Tuğla Kafa'yı kendilerini bu işin en büyükleri arasına sokacak bir döğüş düzenlemek üzere ikna etmekle meşgullerdir. Ama bizim acemilerin boksörü Mickey O'Neil adında çılgın bir İrlanda'lı çingene tarafından nakavt edilince, çocuklar onu kendi boksörlerinin yerine Tuğla Kafa'nın rekabete mahal vermeyen maçı için ringe çıkmaya ikna ederler. Ama Mickey tekin bir adam değildir ve bu ikili kaçık, boksörleri dördüncü raundda nakavt olmayı reddedince birden kendilerini belanın tam ortasında bulurlar. Bu arada Franky'nin bahisçiler tarafından pusuya düşürüldüğünün öğrenilmesinden sonra ortadan kaybolan elması bulmak üzere bir mücadele başlar.
İngiliz sinemasının son yıllarda yetiştirdiği ümit vaadeden yönetmenlerinden biri olan Guy Ritchie, henüz ilk filmi olan Lock, Stock & Two Smoking Barrels ile kendine büyük bir hayran kitlesi edindi. İlk filmindeki gibi gangsterlerin dünyasına kameralarını çeviren Ritchie, yine bir çok olayı ve karakteri anlatarak filmin sonunda zekice kesiştirmiş.
Şiddetin yine had safhada olduğu filmde ekranda bir çok karakterin birbirinin kuyusunu kazmasına şahit oluyoruz. Richie yine ilk çalışmasındaki oyuncularına yer verirken Brad Pitt, Benicio Del Toro, Ewen Bremner'i (Asit Evi) da filme dahil etmiş. Espirili bir anlatım dili kullanan yönetmenin kurgusunda ve kamera hareketlerinde reklam/video klip kökenin izlerine rastlamak mümkün.
Sadece bir kaç sahnedeki enerjinin bile birçok filmin tümünden daha etkileyici olduğu söylenebilir. Sonuçta senaryonun ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkaran ve Ritchie'nin bu piyasada kalıcı olacağını gösteren bir yapıt ortaya çıkmış.
en geyik yeri kanımca haham kılıklı amcaların bankaya girerken hristiyanlığın elinde çoçuk tutan genç kadın lafının elinde çoçuk tutan bakire olarak yanlış anlaması sonucunda ortaya çıktığını söylemeleri,bi de bunun üzerine haydut rolüne bürünmeleriydi
Tek Kelimeyle Süper Karmaşık Olaylar Birbirine Giriyor Çok Karakterli Komik Süper Film...
gerek brad pitt gerek vinnie jones un super performans sergiledii lock stock and two smokin barrels tan soora ''afferim sana guy ritchie'' dedirten ösellikle hatun kısmısı icin tam bi gorsel solen hawasında gecen gayet basarılı we gayet ingiliz bulduum film...
Film de ki karakterler ayrıntılar düzeyinde (filmin) istikrarını sonuna kadar korumuş. Senaryoyu tahmin etmek imkansız ve buna rağmen bir bütünlük içinde, tatlı bir seyir imkanı sağlıyor. Müzik seçimleri mükemmel. Kaç defa izlediğimi inanın bilmiyorum, ama yine de izliyorum :D
Filmler arasındaki putlarımdan.
İngiliz argosunda vajina demenin bir yolu.
film zaten super orasi ayrida bence sinema tarihinin en iyi muzik secimleri var bu filmde her muzik her sahneye de uymazki be kardesim mukemmel tek kelimeyle
inanılmaz çingene aksanları olan komik ve soundtrack ile uyuşmuş muzıkleri başarılı bi film.
oasis-fucking the bushes adlı şarkısı da cabası
massive attack -angel i vardır bide