sol lob, sağ lob ve uzuvlarla diagonal ilişkiler...
hayatımın başlıklarından biri bu olmuştu. ama bu olmadan önce, küçükken ben de solaklıktan epey çektim. ilkokulda arkadaşlar dalga geçerdi -niye geçilir ki- sınıftaki tek solaktım ve yazı yazarken -soldan sağa doğru- yazdığımı görmediğin için -çünkü sol elim yazılan yazıyı kapatıyor- düzgün bir hat boyunca harfleri, kelimeleri dizemiyordum yanyana; yazı çirkinleşiyor ve solaklığım lanetleniyordu. anneme "beni imamhatip'e verin, orada arapça her şey sağdan sola doğru ben kolaycacık yazarım" dediğimi bile hatırlıyorum. bu kompleks yüzünden sağ elimle yazmaya zorladım kendimi, topa hep sağ elimle vurdum. ne sağ elimle vuracağım; sağ ayağımla vurdum.
ondan sonra geri zekalı din bilgisi hocaları "solla şöyle yapmak günahtır, sol elle yemek yenmez" deyu kastırınca ve ben de salak olduğumdan aklına gelecek her şeyi sağ elle yaptım -işte o sinirle tüm inançlarım gevşedi, sonra da uçtu gitti-
bi gün mutfakta anneme yardım ederken salatalıkları soyma cihazıyla soymam gerektiğinde -o lanet şey de sağlaklara göre dizayn edilmişti- normal sağlak insanlar gibi, sol elde salatalık ve sağ elde de salatalık soyma cihazını aşağıdan yukarıya doğru hareket ettirerek -çünkü keskin kenarı aletin sol yanında- soyma işlemi gerçekleştirirken ben bunun tam simetriğini yaparak; yani sol elde soyma aleti, sağ elde salatalık ve yukarıdan aşağıya doğru hareket ettirerek soyduğum an beni bu halde gören anneciğim sevinç, hüzün, genel-geçer kurallara ve aparatlara isyanla karışık mutluluk gözyaşlarını tutamayarak boynuma sarılmıştı... iyi ki seni solak doğurdum diyerek.
ondan sonra her şeyi solla yapmaya, topa sol ayakla vurmaya, insanlarla tokalaşırken sol elimi uzatmaya başladım.
ama çok güzel kızlarla tanışırken yine sağ elimi uzatıyorum ki o da benim centilmenliğim olsun artık cancağızım.
solak olmak zor zanaat zira beni yakından tanıyanlar bu konu açıldığında hiç susmadığımı bilirler...küçükken anasınıfındayken başlar dertlerin ama o zamanlar algılayamazsın makası tutarken kağıdı keserken elinin neden acıdığını sonra okula başlarsın, cetvel- o elin şekilden şekile girer sonrasında mutfak aletleri ütü masası kapılarn kolları her an heryerde karşılaşırsın solak olduun gerçeğiyle gerçi ben çok mutluyum solak olmayı sewiyrm ama böyle bize-solaklara-değer werildiğini görmek hoşuma gidiyo ankarada solelim mağazası wardı karumda çok giderdim eğlenceli oluyodu makası alıp yuwarlak kesmek orda çocuk gibi solaklar için her şey düşünülmüş fotoğraf makinası da...şimdi kapandı da satışlarını internetten yapıyo neyse işte susman ben her şeye rağmen güzeldir solak olmak=))