"Blaise Pascal": iki tür cehalet vardır. birisi bir bebeğin dünyaya gözlerini açtığında sahip olduğu cahillik; diğeri ise bir bilgenin ne kadar bilgi öğrenirse öğrensin, kainattaki tüm bilginin yanında kendi sahip olduğunun "hiç mertebesi"nde olduğunu anladığı cahilliktir. ilki saf bir cehalet iken, bilgeninki erdemli bir cehalettir.
soru işareti
insanoğlunu saf cehaletten alıp, erdemli bir cehaletin, yani bilgeliğin sınırına taşıyan işarettir, "soru işareti".
bencillik etmeyen, karşısındaki varlığa konuşma sırasının ona geldiğini belirten, merak tohumunu bünyesinde barındıran, "düşünen insanlar"ın kullandığı, öğrenme amacının doğurduğu ve ilk insana kadar uzanan ve eskimeyen tek iletişim aracıdır.
insanların bu işareti çevresindeki varlıklara yöneltmesi, dış dünya ile alakalı bilgisini arttıran bir bilgi motoru halini alır iken; içeri doğru kullanması ise bu işareti, olgunlaşma ve "kendini bilme" sürecini başlatan kutsal bir manevi kaynak haline dönüştürür. içe ve dışa dengeli bir şekilde kullanıldığında ve üzerinde ehemmiyetle durulduğunda, bu işaret insanın maddi-manevi gelişiminin anahtarı hükmündedir.