toplam 375 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | aliennn |
| tuttum | ilseee |
| tuttum | doctordk |
| tuttum | orpheous |
| tuttum | TeRRy BoGaRD |
| tuttum | bosna |
| tuttum | aasosyal |
| tuttum | sofyan |
| tuttum | Matemanya |
| tuttum | panta reii |
| tuttum | metalikmavi |
| tuttum | monarosa |
| tuttum | Ovidius |
| tuttum | cristophermarlowe |
| tuttum | sosyomamtrak |
| tuttum | planktonve |
| tuttum | Kenan Kaplan |
| tuttum | byekizz |
| tuttum | aiseyisevenadam |
| tuttum | skowronska |
~80 ahkam var. 1 2 3 4 önceki sayfa »
sosyoloji: toplumbilim, insanların grup içi davranışlarını bilimsel olarak araştıran ve bu davranışları etkileyen toplumsal güçleri inceleyen bir bilim dalıdır.
insan ilişkilerini inceleyen bilimsel disiplindir
insan ilişkilerini bir bütün içinde ele alıp, bu ilişkilerin nasıl ortaya çıkıp korunduğunu ve değiştiğini inceleyen bir disiplindir, diyebiliriz.
sosyologlar toplumsal olayların neden ve sonuçlarını anlamak açıklamak ve yorumlamak için yaptıkları araştırmalarda bilimsel yöntem kullanırlar.
bu iki çalışmayı gerektirir
1 bilgiyi biriktirmek (kuram-teori)
2 veriyi toplamak (yöntem)
sosyoloji sokrattan önce sokrattan sonra olmak üzere ikiye ayrılırlar sokratttan öncekiler sofistler sokrattan sonrakiler aristo ve platon dur.
islam dünyasına baktığımız zaman ise farabi ibni rüşd gazali ve ibni haldun gibi düşünürlerini toplum ile ilgilendiğini görüyoruz. özellikle ibni haldun un mukaddime eseri sosyoloji kitabı niteliğindedir.
auguste comte sosyolojinin isim babasıdır. pozitivizmi yani bilimsel yöntemi toplumsal dünyaya uygulama fikrini önermiştir. comte toplumsal statik ve toplumsal dinamik konularına ilgi duymuştur.
herbert spencer, karl marx (kapital kitabı), emile durkheim, max webber, sosyolojide incelenmesi gereken diğer isimlerdir.
okulunu okuyanların mezun olunca ne halt yiyeceğini bilemediği bilim dalıdır. misal, ben bir ik, bir şarkıcı, bir reklamcı, bir hostes, bir bankacı vs... gördüm. sanırım biz herseyden biraz biraz yapabiliyoruz...
hayata dair butun bagimi, yasam sevincimi ve sevgimi yok etmis, elimden gelse intihar etmemi saglayacak derstir, core ders oldugu icin degistiremiyorum da hay allah kahretsin.
sosyal olamayan bir toplum da bu boşluğun bilimsel isim bulma hâli...
27 ARALIK 2008 ANKARA GÜVEN PARK BASIN AÇIKLAMASI METNİ
MERHABA
Bizler, sosyoloji bölümlerini bilerek ve isteyerek seçen, aldığımız eğitimle ilgili ideallere sahip olan, ancak mezun olduktan sonra birtakım sorunlarla baş etmek zorunda kalan sosyologları ve sosyolojiye emek verenleri içinde barındıran Sosyoloji Mezunları Derneğiyiz.
Dünyayı sarsan kriz dalgasının beraberinde getirdiği sorunları hep birlikte yaşıyoruz. İçinde bulunduğumuz dönemi sadece ekonomik alanda değil toplumsal alanda da bütünlüklü olarak ele almak, başta toplumbilimciler olarak bizim ve tüm bilim dallarının ortak sorumluluğudur. Dernek olarak, toplumsal sorunlara işaret etmenin yanı sıra, “sosyologların mesleki sorunlarını” dile getirmek istiyoruz.
Kriz gibi tüm dünyayı etkileyen küresel sorunlar yanında, yerele özgü olgu ve sorunları, nedenleri-sonuçları ve tüm yansımalarıyla derinlemesine ele alan sosyoloji, sanılanın akisne yalnızca ‘analiz eden’ değil, toplum yararına bilgi üretip yaygınlaştıran bir bilim dalıdır.
Sosyoloji nedir? Sosyolog kimdir? Bizler SOMDER olarak sosyolojiyi ve sosyoloğu şöyle tanımlıyoruz:
Sosyoloji, genel hatlarıyla toplumu, özelde ise toplumsal ilişkileri, grupları, yapıları, kurumları ve değişimleri, belli yöntemler kullanarak, belli bir kuramsal zemine yaslanarak gözleyen, araştıran ve açıklamaya çalışan bir bilim dalıdır. Sosyolog ise toplumsal yaşamın farklı unsurları hakkındaki temel tartışma ve araştırmaları derleyip kuramsal bir çerçeve içinde değerlendiren bilim insanıdır.
• Sosyologlar nitel ve nicel araştırma yöntemlerini kullanarak toplumsal sorun, durum ve ihtiyaçları tespit eder;
• Sosyologlar toplumun ve toplumsal kurumların ihtiyaçları doğrultusunda gerekli verileri sağlar ve güncelleştirir;
• Sosyologlar kamusal hizmetlerin niteliğinin yükseltilmesi ve bunların ihtiyaç duyan gruplara ulaştırılması için çalışır.
İşte bu yüzden, tüm kurum ve kuruluşların kendi politikasını, toplumsal yapıdaki değişimleri ve gelişmeleri kavrayarak, belli hak ve özgürlükleri gözeterek, halkın/halkların ihtiyaçlarına uygun biçimde oluşturmasına destek için,
SOSYOLOGLARA İSTİHDAM İSTİYORUZ!
Bu güne değin eğitim, sağlık, hukuk ve sosyal hizmet alanlarında sosyoloji biliminden faydalanmaksızın hizmet üretilmesi pek çok anlamda eksiklik yaratmıştır.
Diğer yandan, Sosyologlar yıllardır işsizlik sorunuyla baş başa bırakılmıştır. Ülkemizdeki Sosyoloji Bölümleri her yıl 3000’e yakın mezun vermektedir.
• Akademik unvanlar alarak yola devam eden bir azınlığın yanında, sosyoloji mezunlarının çoğu mesleki eğitimlerinden uzak alanlara yönelmek zorunda kalıyor. İstihdam yetersizliği nedeniyle sosyologları kimi zaman pazarlamacı, kimi zaman anketör olarak görebiliyoruz.
• Özel sektörde çoğu kez yakın meslek dallarında ucuz işgücü olarak yer alıyoruz.
SOSYOLOJİ MEZUNUYUZ SOSYOLOG OLARAK KALMAK İSTİYORUZ!
• Kamuda görev alsak dahi, “görev tanımının” olmayışı ve “hizmet sınıfımızın” belirlenmemesi nedeniyle ciddi eşitsizliklerle karşılaşmaktayız. Örneğin; sosyologların maaşı, aynı kurumda kendileriyle benzer işler yapan çalışma arkadaşlarından son derece düşüktür. Yapılan iş ve eğitim düzeyi denk olduğu halde, meslek grupları arasındaki gelir eşitsizliği iş barışını bozmaktadır.
EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET İSTİYORUZ!
SOMDER olarak, mesleki saygınlığımızı zedeleyen koşulları değiştirebilmek, sosyoloji bilimine ve sosyologlara alanda daha fazla yer açılmasını sağlamak için çalışmaktayız. Bu amaçlar ve mesleki anlamda yaşadığımız sorunlar çerçevesinde taleplerimiz şunlardır:
1.Sosyoloji bir bilim dalı olarak tanındığı gibi, sosyoloji bölümü mezunları da alanda çalışacak uzmanlıkta bilgi ve becerilere haiz bir meslek grubu olarak tanınmalıdır!
2.Sosyologların çalıştıkları kurumlarda alacağı yetki ve sorumlulukları belirleyen resmi bir “görev tanımı” yapılmalı ve bu tanıma uygun olarak istihdam alanları yaratılmalıdır!
3.Sosyolog kadro unvanına uygun olarak, SAĞLIK BAKANLIĞI, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI, ADALET BAKANLIĞI, SOSYAL HİZMETLER ve ÇOCUK ESİRGEME KURUMU başta olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarında sosyolog kadrosu açılmalıdır!
4.Sosyologların atandıkları kurumlarda faal olarak çalışabilmeleri için söz konusu kurum ve bağlı kuruluşların mevzuatında sosyolog unvanına yer verecek düzenlemeler yapılmalıdır!
5.Kamuda kadrolu ve sözleşmeli olarak istihdam edilen sosyologlarla, denk olunan diğer unvanlar arasında maaş eşitsizliği yaratan “yan ödeme katsayısı” değiştirilip, sosyologların bulunduğu “hizmet sınıfı” net olarak belirlenmeli ve özlük hakları sorunu çözülmelidir!
6.Özel sektörde faaliyet gösteren kamuoyu ve piyasa araştırma-geliştirme şirketlerinde sosyolog istihdam edilmesi kanunî zorunluluk haline getirilmelidir!
Hepinizi basın açıklamamıza katılmak ve destek olmak üzere bekliyoruz!
27 ARALIK 2008 GÜVEN PARK-ANKARA
SAAT: 12:30
(Otobüs Kaldırılacaktır)
www.sosyolojimezunlari.org
sosyolojimezunlari@gmail.com
sosyolojimezunlari@googlegroups.com
Atomlarına kadar birbirlerinden farklı olan insanların, { aynı şeyleri düşünmek ve yapmak istemek ya da istememek } eylemini inceleyen başlığa sosyoloji denir.
Bu şekilde { sürü }, çok daha kolay güdülebilmektedir. Bir takım gruplar ve kişilerce parçalanarak incelenmesi nokta atışı bakımından oldukça önemlidir.
Politika dünyası için hayati önem taşımakla birlikte, henüz pozitif olamamış olan reklam dünyası için de oldukça önemlidir...
Bireysellik, mevcut olan her ortamda bastırılmalıdır...
Demokrasinin vazgeçilmez yöntemidir. Topluluk, özel bir takım dernekler ve oluşumlarla kişiler gruplaştırılır gruplar bütünleştirilir ve bu sayede komutlar, oluşturulan ortak akla empoze ve dikteler yolu ile aşılanır...
Ortaya çıkan davranışa { biz } denilir.
.
.
.
bölüm mezunları en çok bankacılık,sigortacılık, dersanelerde rehber öğretmenlik yapar. bi kısmı milli eğitime de kapak atabilmiştir. diğerleri ya kendi kaderlerini kendileri belirlemek adına bölümle alaksız işler yapar ya da hakkaten mutlu azınlık ise enteresan bi şekilde bi yerlerde sosyolog kadrosu ile otururlr ve çay içerler. durum budur.
ancak bu, sosyoloji okuyanların hayatlarında anlam ve tanımlama peşine düştükleri genellemesini yanlışlamaz.
stanford sociology,sophomore.
sosyolog olmak evde ya da yaşadığın şehirde durkheim,weber,comte okumak değil bir trenle arizonaya giderken kitaptan başını kaldırdığında gördüğün toplumun ruh halidir.onları ancak öyle anlayabilirsin.okurken görerek,ve gördüğünü tecrübe ederek der David Grusky
kendisi bizim ünide profesördür :D selam ederim sir grusky
sosyolojii..
bu bilimle beni tanıştıran kişiler insanalr etkenler ah ah bu bilim gerçktende çok iyi
hele hele konuda marxın toplum bilimi olunca ayrı bi hevesli oluyor insan bu bölümü okumaya .
sosyolog deilim aday da değilim.
sadece grkli bir bilim olduğuna inanıyorum =)
sosyolojinin "-loji" si onu bilim, yani diğer bilimler gibi pozitivist yapmaz, sadece onu diğer bilimler kadar önem verilmesi gereken bir statüye yerleştirir.
sosyoloji gören bi gözdür idrak edebilen, muhakeme kurabilen. o gözü veren "-loji" değildir de.
"pozitivist sosyoloji geleneği" tamlaması, tanrıya inanıp dini reddetmeye değil de, dine inanıp tanrıyı reddetmeye benzer.
iyi bir ekonomist olabilmek icin toplum davranıslarını yani sosyolojiyi bilmek gerekir diye dusunuyorum
tarihle çok alakalı ... imkan olsada çift yapabilseymişim ... yada yüksek lisansı orda yapmak ...
ahhhh annne ahhhh
ne vardı yollsaydın şimdi bankacı deil sevdigi işi yapan bi sosyolog olsaydım :o(