aferim iyi demiş. dünya geçici bir oyalanmadır. kendini hiçbirşeyle özdeşleştirme!
Okuduklarımın en güclüsü, en etkilisi.
"İşte bana bütün kötülüğün sebebi gibi görünen şey : mutluluğumuz ve mutsuzluğumuz sadece sevdiğimiz şeyin ne olduğuna bağlıdır ; zira sevmediğimiz bir şeyin elimizden çıkması bize ne rahatsızlık ne de acı verir, ne de bir başkasının eline geçmesini kıskanırız; ne korku, ne nefret, hiçbir tutku yaratmaz ; halbuki tersine, bütün kötülükler, gelip geçici şeylere bağlılığımızın kaçınılmaz bir sonucudur."
insanın aynı zamanda "kendi için" olduğunu söyler..
yani insan olmak bir şey olmaktan başka bir şeydir..
aşkın tanrımıydı yahu?vardı aşknl bişeler
öz diyen o muydu
Bahçe Makasının Hatıra Defteri
............................................ibneliği elden bırak spinoza
fayans döküldü gözlerimden geceye
hükmünü yitirmiş bir mahkeme kararı gibiyim
dudaklarım hep mor ve iştahsız dudaklarım; bir
arbede sırasında yitirdiğim kristal at..
hmm..örümcekte vampir egzersizleri:
tavanaramda eski ve mesafesiz pirelerle beslenen
Bach derimontlu manitaların uzun
koltukaltlarından mor şakaklı iguanlar sarkıtan
psikopat şairler de yaşayacaktı.
sen,batık gemilerin gözçukurlarında
şifresiz atmacalar yetiştiren altkültürün boklu dudaklarına inat
ısrarla devam eden kısır sancıların edebi kolajı..
sen,serüvensiz sevişmeleri suistimal eden
şehrin en aykırı travestisi..
evlatlık al gülüşlerime ektiğin dağınık
gözlü mayınların buz mavisi telaşlarını
öğrendiğin aryada killitli kalsın cesedin:
soundcheck yapılmaz kalbe
aldığın notları unut:
'besin zincirmin en üst halkası oydu'de
bastığın notaları es geç:
'hiçbir müzik aletine ilham vermemek üzere
buradan ayrıldı' de
vurulduğun cümlede stajyer bırak hüznü:
reglolmaz ibneler!
regl-ol-maz-ib-ne-ler!
fayans döküldü gözlerimden geceye
modası geçmiş bir blue jean gibiyim
şubat - nisan / 2008
Uluer Oksal Tiryaki
spinoza'nın "tanrı her şeydir ve her şey tanrıdır" diyerek felsefesinin temeline oturttuğu panteizm günümüzde (spinoza'nın kesinlikle öngöremeyeceği şekilde) bilimsel metoda gönül vermiş insanların çoğunun benimsediği tanrı anlayışı olmuştur. "zihin için en yüksek iyi, tanrı bilgisidir; en yüksek erdem tanrıyı bilmektir" sözünün gerçek bağlamını anlayanlar gerçekten de "tanrı"nın özünü anlamayı amaçların en yücesi addetmişlerdir. içlerindeki inanç ve hayranlık duygularının bir yüce açılımı varsa bu açılımın spinoza'nın tanrısından başka bir şey olamayacağını ifade etmekte beis görmemişlerdir. einstein gibi her bilim adamı, biraz üzerine gidildiğinde, böylesi bir tanrı anlayışını şevkle ve biraz da kayıtsızlıkla kabul eder. kişisel tanrılar ile kanıksanan geleneksel doğaüstü kuvvetler ile uzaktan yakından alakası yoktur çünkü böyle bir tanrının.. bilimsel metodu tehdit etmediği gibi onu yüceltir bile. çünkü "tanrı sevgisi, zihinde baş yeri kaplamalıdır" derken spinoza, bir bütün olduğuna inandığı "her şey"e dair kavrayışın artması ile birlikte gelecek zihinsel durgunluk durumundan bahsetmektedir. öznel olanı terk edip nesnel olana geçerek elde edilecek ahlaki aydınlanmadan bahsetmektedir. bu durumda son derece anlaşılabilir bir şekilde 20. yy pozitivizmi ile hak ettiği değere kavuşmuştur. çoğu günümüz bilim adamı ve filozofu gibi o da özgür iradeye inanmıyordu ve bu acziyet durumunun ayrımına varmadan mutluluğa, dinginliğe dair söz söylenemeyeceğini söylemişti. "evrensel yapının bir parçasıyız biz ve onun düzenini izleriz. eğer bunu açık seçik anlıyorsak zekayla tanımlanan, daha iyi olan yanımız başımıza gelene sessizce katlanmamıza yol açacak ve böyle bir yumuşaklık içinde varlığını sürdürmeye çalışacaktır" demiştir ki bunları okuyunca gözümün önüne ister istemez bir tarafta spinoza'nın diğer tarafta schopenhauer'ın yarıştığı bir münazara geliyor, neredeyse aynı teşhislere ulaşmış fakat farklı tedaviler önermiş, çağdaş sayılabilecek iki filozof. jüriyi ikna etmek için "her şey"e ve "hiçbir şey"e vurgu yapan iki yarışmacı. o münazarada jüri olmak istemezdim.
panteizmi ortaya atanlardan biri olduğu söylenir ama spinoza felsefesi panenteizmi yansıtır..
Benedictus de Spinoza veya Bento d'Espiñoza olarak da bilinir. René Descartes ve Gottfried Leibniz ile birlikte 17. yüzyıl felsefesinin en önde gelen rasyonalistlerinden biri olarak kabul edilir. Zamanında anlaşılmayan pek çok filozof gibi Spinoza da yanlış anlaşılmanın ve anlaşılmamanın muhatabı olmuş, tuhaf bir çelişkiyle hem en büyük din düşmanlarından biri sayılmış, hem de eserinin temel kaynağının Tanrı sevgisi olduğu söylenmiştir.Bunlarla birlikte Spinoza'nın tam bir bilge yaşamı yaşadığı belirtilebilir. En büyük eseri Ethica isimli kitaptır.
Yarın felsefe yazılım var ve ömrümce takdir edip de bugünlük kendisini sevmemeyi tasarlıyorum, ne iyi yapıyorum.
spinoza icin ozgurluk basimiza gelen seylere hayir diyebilmek degil, onlarin "neden" basimiza geldigini bilmektir diye bisey okudum gecen gun... insanin aklina ilk varolusculugu getirmiyo mu bu ya??
"ben spinoza'nın allahına inanıyorum. kendisini tüm varlıkların uyumluluğunda gösteren tanrıya inanıyorum; insanın yazgısı ve eylemleri ile ilgilenen tanrıya değil." albert einstein
"özgür insan ölümü, her şeyden az düşünür; onun bilgeliği ölüme değil yaşama yoğunlaşmasından doğar."
aşmış insan evladı...
spinoza yerine descartın neden öne cıkarıldığı merak konusudur kanımca
etika'sının bir özetini isteyen dogville filmini bu kitabı okurken izlesin.dogville etika'nın en güzel özetidir.
(ne alakası var demeyin. bana burada açıklattırmayın. aaaaaa)
...
Tutkunun tutkun mantığı
Mantıksızlığım
Doğaçlamam kesiksiz
Kan yok
Soyutladığım kalıp sözlerim yok
Sende yoksun
İlerlemem duyulur mu
Egoizmin doğuştan fakat sonradan görme kafalarında
Doğal hem izafi hem medyumca bir ima
Dogmadan kaçan
İspanyol rönesans ezgisi
Aşkınsal aydın rituelleri
Sigaram kahvem ve şairsizlik
Şairsizliğin yalnızlığını kutluyorum bu gece
Gecesizliğin beğenisini kutluyorum
Üstelik bu beğenide
Ne varsıllık ne ün nede libido var
Yaşasın Spinoza
Romantiğin kutsallığını kutluyorum
Bunadım
Bunadıkça aç kaldı şarabım
...
MaDa LeNe
felsefeciler için, uçarı derler ya; bu ayakları en yere basanı.