1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

st pauli ile ilgiliyim diyenler

toplam 27 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


st pauli hakkında st pauli

~21 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    Viva St. Pauli!
    St. Pauli, Hamburg'un hemen dışında bir banliyö semti. Bu semtin üçüncü ligde mücadele eden takımının Alman federasyon kupası yarı finaline kadar yükselmesini sağlayan ise sürekli şarkılar söyleyen, korsan bayrakları sallayan, orak çekiçli pankartlar açan, ırkçılığı, ayrımcılığı her zaman lanetleyen, ellerinde bira bardakları ile kol kola girmiş taraftarları...

    FC St. Pauli'yi tanımayan bir futbolsever için, Avrupa'da sık rastlanan bir "kupa mucizesi"ydi yaşanan. Üçüncü ligde mücadele eden bir semt takımı Alman federasyon kupası yarı finaline kadar yükselmiş ve Almanya'nın en büyüğü Bayern Münih'le eşleşmişti. Almanya'nın en büyük liman kentine bağlı bir banliyö semti Sankt Pauli'yi bilenler için ise çok farklı bir mücadeleyi ifade ediyordu bu maç: "Anarşist, antifaşist sokak çocukları", mahallelerinde "zengin, şımarık ve ukala Bavyeralı züppeler"in karşısına çıkıyordu. Futbolun sınıf mücadelesi!
    St. Pauli, yarı final yolunda, ilk iki turda ikinci ligden Burghausen ve güçlü Bochum'u eledi. Ardından Bundesliga'nın güçlü temsilcilerinden Hertha Berlin'i, önce 0-2, daha sonra 2-2 ile yakalamasına rağmen 2-3 geriye düştüğü maçın uzatmalarında 4-3 yenerek geçti. Çeyrek finalde ise Bundesliga'da şampiyonluk adaylarından Werder Bremen'le eşleşti. Bu sene Şampiyonlar Ligi'nde grup maçları sonrasında Juventus'a son dakika golüyle elenen ve Avrupa'nın en golcü ekiplerinden Werder Bremen de stadyumdan öncekiler gibi boynu bükük ayrıldı (3-1). İsimleri B harfiyle başlayan takımlardan bir koleksiyon yapan St. Pauli'nin rakibi de böylece Almanya'nın en sevilmeyen ama tüm zamanların en başarılı kulübü Bayern Münih oldu.
    Günah semti
    Hamburg'un biraz dışında bir banliyö semti olan St. Pauli, yaklaşık 800 yıllık bir geçmişe sahip. On yedinci yüzyılda zengin Hamburg'a giriş-çıkışları kontrol edebilmek için "Millerntor" adı verilen büyük bir kapının inşa edilmesiyle kurulan semt, Hamburglular için iki yüz yıl öncesine kadar küçümsedikleri, "Hamburger Berg (Hamburg Dağı) idi. Semt, Hz. İsa'nın havarilerinden Tarsuslu Aziz Paulus'un ismini taşıyor. Ancak adıyla tezat bir şekilde bugün, Avrupa'nın Amsterdam'dan sonra eğlence, seks ve gece hayatı merkezi.
    Elbe nehrinin kıyısında yer alan semtin nüfusu 30 bin civarında. Kurulduğu dönemde veba, cüzam gibi bulaşıcı hastalıklara yakalananları kentten uzak tutmak ve limana ait küçük ama pis atölyeleri barındırmak için kurulan semt, birçok liman bölgesi gibi kısa sürede farklı bir yönüyle ön plana çıktı. Almanya'nın en büyük limanı olan Hamburg'a gelen denizcilerin canlandırdığı eğlence ve fuhuşun merkezi oldu. Bulaşıcı hastalıklara yakalananları toplumdan uzak tutmak için kurulan semt, artık tüm günahların merkeziydi. Bir zamanlar gemilere halat yapan atölyelerin dizili olduğu Reeperbahn da (halatçı yolu) barları ve genel evleriyle "Almanya'nın en günahkâr bir kilometresi" olarak ün salmıştı.
    St. Pauli, köklü bir müzik geçmişine de sahip. Hatta ünlü olmadan önce İngiliz Beatles grubu da bu bölgede bir süre yaşamış ve müzik yapmış. Bölgedeki müzik kültürünün bir diğer göstergesi ise Alman punk hareketinin merkezi olması. Zengin Hamburg'dan kopan ve dışlanan bölge, fakirlik ve geri kalmışlığın da etkisiyle, anarşizmin yükseldiği, tüm marjinal grupların serbestçe var olduğu bir yer. Geçtiğimiz on yıllarda Almanya'nın önemli sosyal krizlerinin de burada yaşandığını belirtelim.

    FC St. Pauli
    St. Pauli, bu marjinal hayat kadar futbol takımıyla da akla geliyor. 15 Mayıs 1910 yılında Hamburg'da kurulan kulüp, kahverengi-beyaz renkleriyle köklü bir geçmişe sahip. 96 yıllık tarihi boyunca inişli-çıkışlı bir grafik sergileyen ve her zaman güçlü Hamburg takımının gölgesinde kalan St. Pauli, Bundesliga'da bir asansör takımı olmaktan öteye gidemedi. Bundesliga'dan en son düştükleri 02-03 sezonu, kulüp tarihlerinin en zor dönemlerinden birinin de başlangıcı oldu. Takımın, Bundesliga'dan düşüşü kulübü büyük bir mali krizin eşiğine getirdi. Kriz nedeniyle 04-05 sezonunda kulüp, 3. Lig'den mahalli lige düşmeme mücadelesi veriyordu.
    Peki ama 96 yıllık tarihinde futbolun altın sayfalarında yer alacak sportif bir başarısı olmayan bu takımın önemi nereden kaynaklanıyor? Cevap çok basit; St. Pauliler'den, yani taraftarından. Türk spor basınında farklı bir tavrı temsil eden Tanıl Bora da Birikim dergisinin İnternet sitesinde St. Pauli için benzer bir yorumu yapıyor: "1910 doğumlu kulübü kült yapan, müthiş başarıları değil, futbolu sevme ve 'yorumlama' biçimiyle oluşturduğu bu kendine özgü kültürüdür."
    Takımın durumu ne olursa olsun hiç susmayan, sürekli şarkılar söyleyen, korsan bayrakları sallayan, orak çekiçli pankartlar açan, ırkçılığı, ayrımcılığı her zaman lanetleyen, ellerinde bira bardakları, kol kola girmiş taraftarları St. Pauli'yi Almanya'da her takımdan farklı kılıyor. Deniz Barış'ın golüyle Bundesliga'ya yükselen St. Pauli'nin 01-02 sezonu öncesi satışa çıkardığı 10 bin kombine biletin, sadece 27 dakika gibi kısa bir zamanda tükenmesi pek çok kulübün gıptayla baktığı bir rekor olarak kayda geçebilir.
    Bu kadar hareketli bir bölgenin taraftarı da kolayca tahmin edilebileceği gibi son derece renkli ve "farklı" bir portre çiziyor. St. Pauli'nin farklı insanlarının takımlarına sahip çıkmalarının sebebi olarak, 80'lerin sonunda yaşanan bir olay gösterilir: "İşgal edilmiş boş evlerden birinde yaşayan St. Pauli kalecisi Volker Ippig, insanlara yardım etmek ve gerillalara destek vermek amacıyla takımını bırakır ve Nikaragua'ya gider. Bir yıl sonra da kulübe döner ve tekrar kaleye geçer." Ondan sonra bölgeye hâkim sol ve anarşist hava, takımın 19 bin kapasiteli stadyumu Millerntor'u da etkisi altına alır.
    Tribünlerdeki havayı anlatmak için Werder Bremen'de forma giyen Hırvat milli futbolcu Ivan Klasnic'in, Alman spor dergisi Kicker'e çeyrek final maçı öncesi verdiği demece bakmak gerekiyor: "St. Pauli özel bir kulüp. Taraftarlara bakın, yeter. İşsizden banka müdürüne kadar, herkes yan yana. Millerntor'da ilişkiler, aile gibidir. 2001'de Bremen'e geldiğimde, St. Pauli'yi gözlerimde yaşlarla terk etmiştim. Bir gün geri döner miyim, bilmiyorum. St. Pauli'nin bir sonraki sene hangi ligde olacağını hiçbir zaman bilemezsiniz ki! Fakat kararım karar; yeter ki bir derece yapılabilirliği olsun, bu kulüp için tekrar oynayacağım. Çünkü St. Pauli mitosu beni de bırakmıyor bir türlü."
    St. Pauli'nin "Sağa Karşı Olun" sloganıyla başlattığı ırkçılık karşıtı kampanya, sosyal sorumluluk bilinci açısından son derece güzel bir örnek. 1992 Aralık ayında başlatılan antifaşist kampanyaya bütün Bundesliga takımları da destek vermişti. Kampanya çerçevesinde Bundesliga'daki bütün futbolcular, "Benim dostum bir yabancı" yazılı tişörtler giyerek sahaya çıkmışlardı.
    St. Pauli bünyesinde başta Türkler olmak üzere çok sayıda farklı etnik kökenden oyuncu var. Kulübün altyapısındaki Türk kökenli futbolcuların sayısı 80'in üzerinde. Bugün Fenerbahçe forması giyen Deniz Barış ve Vestell Manisasporlu Uğur İnceman'ın da St. Pauli kökenli olduklarını hatırlatmak gerek. Solingen Faciası'ndan sonra St. Pauli takımının sahaya çıkarken açtığı dev Türkçe pankart da takımın duruşunu yansıtıyor: "Faşistleri .... edin, biz hepimiz kardeşiz!"
    Takımın sık sık Küba'ya gittiğini ve orada yardım kampanyaları düzenlediğini belirtmek de sosyal bilinci vurgulamak açısından önemli.
    St. Pauli için içelim!
    2003 yılı başında krizin kulübün her noktasında hissedildiği dönemde, Corny Littmann, 25 yıl tribünlerden desteklediği kulübe başkan seçildi. Tiyatro yöneticisi Littmann, belki de dünyanın eşcinsel olduğunu saklamayan tek kulüp başkanı. Göreve geldikten hemen sonra kulübü içinden düştüğü bataktan kurtarmak için kolları sıvadı ve bu çabasında da yaratıcı taraftarlarına güvendi. Takım, 3. lig'de kümede kalma mücadelesi verirken, St. Pauli taraftarları da kulübün içinde bulunduğu zor durumdan kurtulması için Almanya çapında "St. Pauli'yi kurtaralım" yardım kampanyasını başlattılar. Bu kampanya kapsamında üzerinde "Retter", yani kurtarıcı yazan tişörtler peynir ekmek gibi satıldı. 140 binden fazla tişört satılırken, 900 bin avro'nun üzerine gelir elde edildi. Kulübe ait Hamburg'daki Gençlik Merkezi'nin satışında da 720 bin avro gelir sağlandı. Bu arada yardımseverler de boş durmadı ve kulüp için 200 bin avronun üzerinde nakit bağış yapıldı. Bu furyada bölgeye has girişimler de oldu: "St. Pauli için içelim" bağış kampanyası, hem iyi bir gelir kaynağı oldu, hem de taraftarları daha da neşelendi!
    St. Pauli şu anda ölüm-kalım savaşını başarıyla atlatmış durumda. Alman 3. liginde kuzey grubunda mücadele ediyor. Zirve yarışından kopsa da, hâlâ neşeli kalabalıklar önünde topunu oynuyor.
    Yazının giriş paragrafında bahsedilen Alman federasyon kupası yarı final maçını merak edenler için: Tabela 3-0 Bavyeralılar'ı galip gösteriyor. Ama 90 dakika bağıran tribünler önünde kahverengi-beyazlılar çılgınlar gibi mücadele ettiler, sayısız gol kaçırdılar ve bir futbol dersi verdiler. Topla oynama oranı bir ara yüzde 42'ye düşen Münihliler'in teknik direktörü Felix Magath, maçtan sonra kibarca, "Rakibin baskısına saygı duyarak sahamıza çekildik" dedi.

    cigicigibaba   18 Kasım 2007 23:44   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    cigicigibaba   18 Kasım 2007 23:38   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Almanya liginin en marjinal (belki de dünya futbolunun demek lazım) takımıdır St.Pauli...
    Forması kahverengi-beyaz renklere sahiptir. Klüp başkanı (Corny Litmann) eşcinsel ve aynı zamanda semtteki tiyatronun sahibi.. Takimin attigi her golden sonra statta "Blur-Song 2" calar. Sahaya da "hell's bellys" ile cikarlar. sisters of mercy'den andrew eldritch'in tuttugu takimdir ayni zamanda. korner bayraklari siyah fon uzerine kuru kafa seklindedir. st pauli taraftarlarından bazıları uli honeß'e(Bayern Münih Kulübü Menajeri) karşı christoph daum'u korumak için "ben de daum'la beraber kokain içtim. malı da hoeneß'ten aldık." şeklinde bir imza kampanyası düzenlemişlerdir. Bu adamların bütün derdi ise Hamburg u yenebilmektir. Taraftarı koyu (ama hakkatten koyu-eylem bazında da) solcudur. Anarşisttir. Bir dönem kalecileri bir sene futbolu bırakarak oradaki gerillaların özgürlük mücadelesine katılmak için güney amerika'ya gitmiştir.
    Pankart hazırlıkları, gösteriler hep işçi sendikaları ile işbirliği içerisinde yürümekte, sezona hazırlık kamplarını işçiler ile iç içe yapmaktadırlar.
    Özellikle 1920'ler ile 1950'ler arasındaki sürede Nazi Partisi'nin ve SA üyelerinin yoğun sindirme politikalarına ve saldırılarına maruz kalmışlardır. Bu saldırılara maruz kalan diğer sınıflardan eşcinsellerin, anarşistlerin ve sosyalistlerin haklarını korumak amacıyla sert demeçler vermişlerdir. İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve esnasında Nazi Partisi tarafından öldürülen taraftarları ile yöneticilerinin anısına bir anıt diktirmişlerdir. Kadrosunda asla ama asla dazlak ve Nazi futbolcuya yer vemezler. Stadyumlarında daima "Faşizm bir düşünce değil, bir suçtur", "Kahrolsun faşizm", "St. Pauli sağa karşıdır" gibi pankartlar bulunur. Dönem dönem Che, Lenin ve Marx gibi isimlerin pankartları açılmıştır

    cigicigibaba   18 Kasım 2007 23:37   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    benimde desteklediğim bir takım
    adamların en cok sevindikleri olay hamburg u yenmekmiş
    şampıyonluk filan onları o kadar sevindirmio
    fenerbahçeli deniz orda top oynamıştı turkiyeden önce

    başkanı gecen yıllarda escinsel evlilik yapmış.eski bi futbolcuları zamanında kübaya gitmiş ve gerilla olmuş.

    benim en çok merak ettiğim acaba hitler zamanında neler yapıolardı.maçlara cıkabiliolar mıydı yada faliyetlerini devam ettirebiliolar mıydı

    cigicigibaba   18 Kasım 2007 23:36   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bütün ürünlerini takip ederek edindigim benim icin takımdan öte bir duruştur st pauli

    tanker ruhu   05 Eylül 2007 11:36   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    sokak aksotalarını işgüzar bi teyzenin fotograflayıp polise sucüstü yaptırdıgı.son zamanlarda torbacıların uykusunun kactıgı bölge

    tanker ruhu   03 Eylül 2007 09:57   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    kein mench ist illegal
    imza:insanların yaptıgı bir şey illegal olamaz

    tanker ruhu   03 Eylül 2007 09:55   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    almanyanın küçük amsterdamı diyebiliriz kerhaneleri ve gece kulupleriyle ünlü hamburgun bi mahallesi.
    futbol takımına gelince (ki hastasıyız)sütlü kahve rengleriyle almanyanın en marjinal futbol takımıdır.benim için önce livorno sonra st pauli gelir.seneye 2.ligte takip etmeye devam edeceğim harbi takımım.viva
    livornoya selam ederim...

    lizard slave   29 Mayıs 2007 23:37   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    aykırılıgın sesi ve livorno taraftarının kardeşleri...liverpool gibi(eski)..

    dharma bum   29 Mayıs 2007 20:52   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    st pauli kıyaklığına tarif kabul etmez.

    creamcoffe   15 Nisan 2007 02:32   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Hamburg merkez istasyonundan S veya U bahn'a binilip reeperbahn durağında inildiğinde tam göbeğine düşeceğiniz marjinal bölge. Hatta o uzun caddenin adıda boylu boyunca reeperbahn'dır. Bir nevi red light district bölgesidir.
    Turuncu montlu kadınları görürseniz bilin ki onlar sokak fahişesidir.

    Ama bu bölgede diye bir küçük sokak vardır ki, buraya tek girmemeniz önerilir. Her türlü olay başınıza gelebilir. En ünlü striptiz barı 'dur. Hatta 2 tane dollhouse vardır. Biri esas dollhouse ve giriş ücreti alınan, diğeri ise esas mekana gitmeden önce bir nevi hazırlık açısından yarar sağlayan ve beleşe girilen dollhouse'dur.

    Gecenin sonunda ise uzun kuyruklar boyunca hep beraber 'a gitmek bir gelenektir.

    RoboGoth   31 Mart 2007 07:39   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    hamburg merkez metro istasyonunda başımdan geçen bir hikaye:
    ben: st. pauliye nasıl gidilir?
    3 tane sap alman: hmmmm! demek o kadar azdınız.
    ben: ne alakası var, arkadaşla buluşucaz orada, bizi oradan alacak, hamburga tur için geldik.
    sap almanlar: tabi tabi biz de yedik...

    metroyla st. pauli'ye ulaşana dek bu geyiği çevirdi herifler. 2 sıra gerimizde oturan hatunlar kikirdeyip durdular. biz arkadaşla metrodan indik ve elemanla buluşup munstere doğru yola koyulduk...

    sözün kısası st. pauli night club, striptease bar vb. mekanlarla dolu; genişletilmiş zürafa sokak modeli (ki oraya da bu yaşıma dek gitmişliğim yok; sadece ismini bilirim) bir mekan; bunların yanısıra bir stad ve normal mekanlar da mevcut...

    HADES03   25 Şubat 2007 01:30   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    punk ska vs. konserlerde bolca görülen bir takim formasina sahipler.

    lalapunx   25 Şubat 2007 01:19   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    bir dip not daha
    bu takımda sağ kanatta oynamak yasaktır:)

    boranise   18 Ocak 2007 03:44   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Sankt Pauli fans gegen rechts...

    anavarza1940   06 Ocak 2007 20:38   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Celtic ile araları pek bir güzeldir.

    gio   05 Ocak 2007 03:18   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    tribünlerinde yazan bir takımdır. almanyada , 'da , 'da , 'de takımları devrimcilerin takımlarıdır. 'de de bu saydıklarımıza benzemiştir zaman zaman, ama olmamıştır işte bir şekilde. arar oldu gözlerimiz 'yı...

    clandestino   05 Ocak 2007 03:15   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    hamburg eglence merkezi.

    nordiscool   04 Ekim 2006 16:45   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    çarşı herkese karşının hakiki hali.
    tribünlerinde yer alan eşcinsellerden de hiç utanmazlar bir insan oğlunun utanamaması gerektiği gibi.
    sonra şahane koreografi yapar , meşale yakarlarmış.

    sarbon   01 Ekim 2006 02:11   aferim     (1 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :vtd

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.