toplam 26 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | aksaksemai |
| tuttum | Dolantin |
| tuttum | antiochoss |
| tuttum | memet6parmak |
| tuttum | fantasticvolk |
| tuttum | jazzingen |
| tuttum | ucandaire |
| tuttum | kalalayka |
| tuttum | psychedelia |
| tuttum | sphinx999 |
| tuttum | kuby |
| tuttum | PotniaTheron |
| tuttum | violoncelista |
| tuttum | lostbuddha |
| tuttum | tenore |
| tuttum | son goku |
| tuttum | vicious |
| tuttum | dzr |
| tuttum | okeanos |
| tuttum | herackles |
~17 ahkam var.
listen to rain albümünü micus' un fenafillah noktası olarak görüyorum. özellikle dancing with the morning' te micus, gündoğumuyla sevişmekte ve kendi aralarında oluşturdukları dille anlaşmaktadırlar. sarsıcı
Çok acayip bi şey. Ne dediğini anlamanın, çok da anlam yüklemeye çalışmanın hiçbir anlamı yok çok şükür. To the evening child bugünlerde beni çok derinden sarsmış. Kasıklarımı ağrıtmış. Gerçi regl sancısı da olabilir ama bence Stephan Micus. Peki ya sence?
one the way parcasını dinlediginiz zaman algılarınız bir baska calısmaya baslıyo ve cevrende olup bitene daha farklı bakmaya baslıyosun. tesiri o kadar guclu sarkıları var ki sanki hipnotize oluyomus havası doguyo insanda
stephan micus'un müziği insanın algılarını yaratıyor ve güçlendiriyor: insan başka daha ne ister ki..
gerçek anlamıyla müzik...
dünya enstrumanlarını da kendi istedigi gibi çalması ayrı bir güzellik katıyor..
kendine ozel bir dil yapmis ve o dilde sarki soyleyen kisi.
onun icin hersey bir muzik enstrumani olabilir
sessizligin sesi
multienstrumantalisttir kendisi. ne çalarsa çalsın mutlaka hüzün vardır müziğinde. o yüzden çok da fazla dinlememek gerekir. hasara yol açar.
Avustralyalı bir micus hayranı Mısır gezisi sırasında sanatçıya bir mektup yazar. Tabii karşılık beklemiyordur ama mektubuna cevap gelir.
Zarfın üzerindeki damgadan hayran olan kişi, micusun nerede yaşadığını öğrenir ve uçağa atlayıp İspanya'nın bir köyüne Staphan'ı bulmak için gider. Bulur da... Stephan'ın evinde misafir olur ve iyi arkadaş olurlar..
Meğer o dönemde Stephan Micus müzikten uzaklaşmış, hayranından aldığı övgü dolu mektup karşısında da şevke gelmiş.
O gün bugün yakın arkadaşalar. Birlikte çekilmiş fotoğraflarını gördüm, ekmek çarpsın. Hatta son albümün infosunu bu hayran yazıyor.
Micus, gecen baharda Bulgaristan konserine bu arkadaşını (hayranı) da çağırmıştı. Konserden sonra benim için Bulgar tepelerinden çiçekler toplamışlar. Sarı sarı çok güzeller öhhöm:)
Duydugum en güzel müzisyen-hayran hikayesi..
Yapacağı albümler için kullanacağı müzik aletlerinin ülkesine gidip 1 sene kadar yaşayan ve kasedini daha sonra yapan büyük sanatçı!Bazen de o kadar uzaklara gitmeyip, etraftaki taşlarla kaset yaptığı da olmuştur.(bkz. stones)
sadece ocean albümündeki santurları dinlemek yeterlidir kaybolmak için