popüler müzik dünyasının en avantgart dehası frank zappa'nın öğrencisidir desek yalan olmaz. müzik dünyasına ait her şeyi hem kanuni taraflarını, hem işin show business tarafını ondan öğrenmiştir. zappa'dan ayrıldıktan sonraki çömezlik dönemlerinde frank'a sormuş bir kere "ne yapmam gerekir müzik dünyasının bu zorlu yollarında" gibisinden, frank'ın verdiği cevap: "kendine iyi bir avukat bul!." steve vai konserleri de show açısından zappa konserlerinin tıpatıp kopyasıdır nerdeyse.
tabii "steve vai özgün değil" demek değil bu. gitar alanında yaptığı yenilikler, enstrümanı kullanım açısından fersah fersah ileri götürmüştür ama vai'i sadece "virtüöz gitarist" diye tanımlamak yanlış olur, müziğinin kompleks armonik, orkestrasyon ve kompozisyon yapısı sadece gitarla sınırlı değildir, vai tam anlamıyla komple bir müzisyendir.
müziğinin bu teknik yapısı çoğu kimse için itici olabilir, o yüzden genelde sadece müzisyen ve gitarist tayfası tarafından dinlenilen biri gibi görülse de aslında yaptığı müzik büyük bir derinlik içerir. virtüöziteyi popüler kitleye tanıtıp dinletebilen nadir müzisyenlerdendir (eski hocası joe satriani gibi).
vai'i vai yapan bir şeyde oldukça hümanist, genelde müzisyenlerde sık görülen komplekslerden arınmış olmasıdır. artık yaptığı meditasyonlar yüzünden midir, yoksa çok görmüş geçirmiş olmasının yarattığı bir olgunluk mudur yoksa hepsi birden midir bilemem. bu özelliği müziğine de yansır aslında. rock müzik dünyasının gelmiş geçmiş en iyi gitar albümlerinden olan passion and warfare'in vurucu şarkısı for the love of god'ın albüm kapakçığında yazılan açıklaması mesela:
"There is no religion
There is no reality or lack of reality
There is no start or finish
There is no me or you
There is only eveything
and the only thing that is that everything
is divinity itself
and it is all for the love of god"
şarkının müzikal kalitesi ve içeriği bir yana, böyle bir felsefi düşün katması onu bildik rock star imajının biraz dışına çıkarıyor. ayrıca alien love secrets albümü de bu konuda iyi bir ornektir. albumdeki şarkılar, die to live, kill the guy with the ball, the god eaters, tender surrender belli metafiziksel gelişmeyi temsil eder. insan yaşar, ölür, gene doğar, gene ölür. (reenkarnasyon hesabi yani, biz yasamak için ölürüz die to live). dogu felsefelerine gore beden bir hiştir (beden: guy, human/man); hikayeye gore insan dunyevi şeylerden falan arındığında, bedenin bir hiç olduğunu anladığında ruhu bir su fiskiyesinin üzerinde hiç bir yere bağımlı olmadan, yere düşmeden, özgürce havada kalan bir top gibi olacaktır. bu seviyeye ulasmak icin bedenin hiçliğini anlamak lazım yani onu mecazi anlamda yok etmek gerek (kill the guy with the ball). bu seviyeden sonra insan tanrı seviyesine ulaşacaktır (the god eaters). sonrası da nirvana gibi bir dinginlik, yani insan kendini tamamen teslim eder (tender surrender). - burada aldım başımı gidiyorum ben, sallamayın beni aslında, steve vai'ya sorsan bir tarafıyla gülebilir tabii.
artık ulaşabileceği en üst seviyeye ulaşması yüzünden kendi başarısının kurbanı oldu galiba ki son bir kaç yıldır doğru dürüst albüm ve müzik falan yapmıyor ne yazık ki. gerçi filarmoni orkestrasıyla falan konserleri oldu avrupa'da son yıllarda ve "real illusions" turu kapsamında konserler de verdi ama bakalım, gene güzel bir albüm bekliyoruz kendisinden. arıcılıkla uğraşarak yaptığı ballar müzisyen olarak ortaya koyduğu albümlerden fazla olursa iş fena (arıcılık ile müziği, elma ile armutu karıştırmak da böyle olur herhalde).
toplam 298 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | badiyev |
| tuttum | okyanusta zerre |
| tuttum | justfunk |
| tuttum | Irish Chieftain |
| tuttum | one man band |
| tuttum | fcgungor |
| tuttum | BLooDooM |
| tuttum | Werebear |
| tuttum | Cronos |
| tuttum | ElAmorBrujo |
| tuttum | Enterpreneur |
| tuttum | NaturalBornRider |
| tuttum | kidinya |
| tuttum | fmci |
| tuttum | The Undead |
| tuttum | guitarra |
| tuttum | Alicewonderland |
| tuttum | cityday |
| tuttum | zoo army |
| tuttum | merhametbuklesi |
~91 ahkam var. 1 2 3 ... 5 önceki sayfa »
gece yolculuklarında ibre yükselten parçalar, dinleye dinleye kasedi bozulan albümler. kaset? hem de çekme kaset.
şu adamın tokyo senfoni orkestrasıyla caldıgı atonal koncertoyu dinleyen var mı acep bulamadım hiçbiyerde
gitar çalarken adeta orgazm oluyor. bu naıl bir müzik aşkıdır böyle bi vitüöz bi daha dünyaya gelmez
satriani ilk i$ıklar için start verirken genc steve vainin satrianinin ogrencisi oldugunu ogrenmek oldukca ilgi çekici ve $a$ırtıcı oldu açıkçası.
Napıyor bu adam dedirten sololar?.. gitarıyla sahnede sevi$en ki$idir steve vai.
for the love of god,tender surrender, the boy from seattle gibi parçaları,gitar çalım tekniği ve tonlarıyla gönlüme taht kurmuş virtözlerden birisidir.
tek geçerim arkadaş..
joe satriani ile karşılaştırma yapılmasına da katılmıyorum..
adam afedersiniz gitarı zikiyor benim de içim gidiyor kendisini dinlerken ve izlerken
ugly face varken esamesi okunmaz beeeeeeeeeeee!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
diycek bişi bırakmamışsınız, ne kadar düşüncesizsiniz yaaaa ! :):):)
dinle, izle ve ders al ki ufkun açılsın. işte böyle bir deha steve vai.
I'm walkin in the fine line between Pagan and Cristian (For the love of God)
kesinlikle ilahi bir müzük yapıyo..bu dünyadan değil:)
Era Ainur' un müziğini tekrar yaptırsa kanımca ilk Steve Vai yi çağırırdı....