desert rock da dendiği olur, böyle adamın (evet adamın, testesteron müziğidir çoğunluklu navar?) içine ısıtır, mayıştırır, rahatlatır. yol müziğidir. güzel bir de mezedir tabii (anlayana..)
colde arabanla gazlarken kyuss'in blues for the red sun albumunu dinlersin. sonra da hayatinin geri kalaninda queens of the stone age'e asik yasarsin. nebula, clutch, mondo generator, fu manchu, life of agony derken bir bakmissin kendini orda burda ovation gp gitar ve amptech bass amfisi ararken bulmussun.
Biryerlerden elinize bir Kyuss albümü geçer. Gardenia dinlersiniz..."Ulan nooluyor???" dedikten sonra bu genre' yı iyice didiklemeye başlarsınız. Karşınıza çok eskiden severek dinlediğiniz Corrosion of Conformity çıkar, gülümsersiniz...Haydutsunuzdur, limewire' dan nelerini bulursanız HDD' ye atarsınız. Hiç içiniz sızlamaz. Bu arada skater zamanlarınızdan kalma fu-manchu' yu da birilerinin bu türe itelediğini okursunuz. Dudak bükersiniz. Dünya garip bir yerdir. Unida' nın hastası olursunuz, Che' nin bir tek hydraulics şarkısı size uyar. Orange Goblin çok sarmaz ama Five Horse Johnson ve Atomic Bitchwax' in hastası olur etrafınızda ki bu buluşlardan habersiz arkadaşlarınıza zorla bunları dinletir beğenmeyenlerle ağız dalaşına girersiniz. Zaten onlar ingiliz müziği sevmektedirler. Işığı görmeleri imkansızdır.