Bestesi ve güftesi su katılmamış salak'a ait olan, popüler bir anadolu türküsü.
Ekseriyetle, sıcak ve soğuk bira arasındaki 7 farkı kavrayamamış, içilen ilk biranın ağızda yarattığı tahribatın dakikalar içinde dilde ve genel olarak ağızda hassiyet kaybına yolaçtığını bilmeyen (bkz. ortaokul kimya dersleri, C2H50H - etil alkol, hidrojen iyonu ve asit ilişkisi), arjantin bardakların kulbunu süs sanan ve yüzey büyüdükçe ısı kaybının arttığını halen anlayamamış (bkz. termodinamiğin temel ilkeleri), şişe biranın ağzının küçük olması ve şişenin kendisinin soğuk olması dolayısıyla gerek ısı alışverişinin gerekse gaz çıkışının (bkz, alkol üretimi ve CO2 ilişkisi) daha geç ama derişimin yüksek olacağını (halk tabiriyle sert ve kesif) kavrayamamış, önüne üç farklı markanın birası konsa bunları birbirinden ayırdedemeyecek kadar konudan bihaber gençliğin diline pelesenk olmuştur.
Hayır, yani ben içerken senin kafanı ütülüyor muyum bunlarla arkadaşım?
Ha merak eden otursun evde içtiği biraya su katsın, su katılmış biranın nasıl birşey olduğunu o zaman anlar.
Daha teknik meselelere ise hiç girmiyorum, çünkü öküzüm.