Ben bir sazdım türkülerden kaçamazdım
Ve seni böyle yazdım mızrapla tel arasına
Ben bir sözdüm hep dilinin altınında gezdim
Ve seni böyle sözdüm iki dudak arasına
Ben bir suydum yüreğimin sesine uydum
Seni duyduğum gibi soydum kağıt kalem arasına
ben bir kördüm sende çok şeyler gördüm
Ve seni böyle sürdüm tuzla balın arasına
Ben bir oktum ucum eğri izi yoktum
Kendimi zorla soktum dikenle gül arasına
Sonunda un oldum bir ateşe dokundum
Sımsıcak bir ekmek oldum iki elin arasına
sana yepyeni türküler verdim
uzak dağların ötesinden gelen
sana yepyeni çiçekler verdim
kapıyı aç bulutlar girsin
gülmeyi bilen çocuklar geldi
tükenme
hayata bakışı, asaleti ve sanatı ile takdire şayan biri...
Yaşlanırım bu adamla ben.
Uzundur bu yollar
Giderim gözüm kara
Sanmaki dönmem sana
Beni bekle...
Seni ben alam..!
Olaki vurulmuşum
Senden beterim yanlız...
Vurulmuşum dağ başında
Nöbetteyim...
Sevdalı..!
Yaralıdır canı yüreğim...
Hasretinle erir giderim...
Seni nasıl unutsun bedenim..?
Gözüm dalar gariplenirim...
Vurulmuşum besbelli
Dolanmışım yar beline
Bir türkü tutturmuşum
Ağlamaklı hasrete...
Yaralıdır canı yüreğim...
Hasretinle erir giderim...
Seni nasıl unutsun bedenim..?
Gömzüm dalar gariplenirim
kulaklarımızın pasını silecek güzel bir sese olgun bir duruşa ve aydın sanatçı kişiliğiyle örnek bir profile sahip olan suavinin canlı performansını ilk kez dinleme şansına nail oldum. seyirciyle iletişimini koparmayan halktan bir kişi gibi davranan suavi çocukları etrafına dizerek miniklere ufak da bir jest yaptı gerçekten harika bir geceydi.
çok sağlam abimizdir.. sesi harikuladedir..
o konuşmaya bende hayran oldum
konuşmasına hayran olduğum kişi ki az önce siyaset meydanında bir konuşma yaptı beni benden aldı
konuşmasına hayran olduğum kişi ki az önce siyaset meydanında bir konuşma yaptı beni benden aldı
bekleme
ben senle gunesi bulmaya geldim
urkme
kavgani sormaya geldim
gucenme
gunesten sunmaya geldim
kapkara geciyor gunler
hesabi yok
ekmegin az
tuzun tadi yok
cocuklar
belki gulmuyor
kayalik sevdalar dikenli yollar
pusu kurulmus dinmez agitlar
yuzune kapanip aglamak vardi
oysa ben seni bulmaya geldim
kalbine gunesi asmaya geldim
tukenme
bekleme
ben senle gunesi bulmaya geldim
urkme
kavgani sormaya geldim
gucenme
gunesten sunmaya geldim
kapkara geciyor gunler
hesabi yok
ekmegin az
tuzun tadi yok
cocuklar
belki gulmuyor
sana yepyeni türküler verdim
uzak dağların ötesinden gelen
sana yepyeni çiçekler verdim
kapıyı aç bulutlar girsin
gülmeyi bilen çocuklar geldi
tükenme
alevlerin arasindan yuzler geciyor
yuzler alevlerden turkulere geciyor
gunler alevler gibi geciyor
kos
ac kapiyi
yeni ufuklar getirmis
gulmeyi bilen cocuklar
bak
cocuklarin ellerinde guzel gunler var
guzel gunler
Bu hangi Suavi, Nil'in babası olan mı diğeri mi?
Bkz:Umut Sarıkaya
yalı çapkını gandalf
ve bi kallavi
Süvari hesaabı.
Abi bi sakal atsana
Sesiyle kişiliğiyle vede duruşuyla her daim takdire şayan bir
insan olmuştur kendisi. her daim medya arkasında kalmayı yeğelemiş.
sadece müziğini söylemiş ve kenara çekilmiştir. görünüşü adeta
filozofları andıdır gerçi oda müziğin filojofu gibidir. birde
çoğu insan nil karaibrahimgil'in babası zanneder nil'in babasının
ismi suavi olduğu doğrudur. ama bu suavi o suavi değildir.
zamanında onun babasınında beste yaptığı doğrudur.
adınız soyadınız telefon numarınız biz sizi ararız diye acayip
besteleri vardı zamanında nil'in babası olan suavinin.
ama asıl suavinin parçalarına gelecek olursak. tükenme. yalıçapkını.
bin yemin. hasret türküsü. yıllar sonra. gibi parçaları dinlenebilir
ahmet kaya'ya ait olan üşür ölüm bile parçasınıda güzel yorumlamıştır
oda ayrı bir güzeldir.
hep "sürahi"yi anımsatıyıo bana