Ya o değilde bu başlarkenki müziği her çalışında ben acayip hüzünleniyodum o yaşımda.Halbuki neşeli bi şarkı gibi sanki ama... hayat bazan garip işte.
gün güneşli insanlar neşeli
sende gel oyna susam sokağında
dostluk ve sevgi sarıyor her yeri
gel katıl bize hep elele
sev dünyayı açılır her kapı
işte susam sokağı
seyretme nedenim belki de sadece bu giriş jeneriğiydi.
sev dünyayı açılır her kapı... aaah ah susam sokağı
salakça bulduğum programdı ama yinede izlerdim.
şimdi teletabileri görünce susam sokağını arıyorum, en azından eğlenceliydi
;)
edi, büdü, kurabiye canavarı
bide minik kuş wardııı... çok güzeldi yaa=)
en çok büdü yü severdim neyeyse :S
hey aklıma bi şey geldi boşverin susam sokağını:S:S:SS
eskiden bi çizgi film vardı, hani bi kız uzaya gidiyordu köpeğiyle de robotların yaşadığı bir gezegne iniyordu, sonra iyi robotlarla kötü robotlar vardı, sonra msela köpek güzel bi şey yaptığında robotlar seviniyorlardı "lel lel le lel lel lee yaşasın yaşasın köpek" filan diye. hatırlayan var mı bunu:S:S:S:S
susam sokağı görmeyeli çok değişti :)
80 lerin sonu 90 ların başında çocuk olan herkesin çocukluğun o masum hatıralarında kesinlikle vardır, süper bişidir. you tube da girişte çalan şarkıyı dinledim garip oldum. ne günlerdi be
aydınlık güneşli bir hava
yolumu kaybettim karanlıkta
bana söylermisiniz
nasıl gidilir çocuk parkına
sısam sokaanda duymuştum hala eğlenceli geliyo bana :)
ben o zaman cocuktum.. mutluydum.. hayal ederdım hepsı vardı bılırdım :) sımdı buyudum yok hıc bırı ...
ya bi an görünce bir garip oldum.susam sokağı...çocukluğumun en renkli ve en eğlenceli bir o kadar da eğitici çocuk programı.tahsin amca, minik kuş, zehra teyze, kırpık,edi-büdü...daha bir çok karakter.hep izlerken onların arasında olmayı hayal etmişimdir.bazen rüyalarıma girerdi hepsi.sanki bir karnaval havasında geçerdi gördüğüm düşler.biz cidden çocukluğunu doya doya yaşayan son nesiliz sanırım. ve maalesef gerçekten öyle.internet ve teknoloji nesili geliyor artık.geleneksel değerlerden yoksun, çocukluğun şekerden oyunlarından mahrum yetişiyorlar...herşey bir yana görünce çocuk olmayı özlediğimi hatırlardım.ama yinede küsmedim içimdeki çocuğa.hala yaşıyor.bazen taşıyor benliğimden ancak arada bir susturmam, kulağını çekmem gerekiyor! - büyüdün artık diyorum kendime.peki neden?bence hiç yaşlanmayanlar ve neşesini kaybetmeyenler içindeki çocuğu hala yaşatanlar...gazoz kapağı, bilyeler ve susam sokağı... :))arada bir hatırlayalım...
bir dönemin çocukluunda damgası olan program:D
okuma yazmayı 5 yaşında susam sokagı izleyerek ögrenip ilkokul birinci sınıfı okumadan direk ikiye geçmiş bi insan olarak içimde yarattıgı ezikliği bilmem ki size nasıl anlatsam..
benim hiç fiş defterim olmadı..
hiç okuma bayramım olmadı..
elmam kızarmadı..okumayı ögrenince kurdele takan ögretmenim de olmadı..
aşı günü tatilini de kaçırıp ilkokl 2de verem aşısı olmştum..
bi sürü karşıtlıklarla dolu bi çocuk programı
minik kuş dedikleri kocaman zürafa kadar bi yaratık
kırpık dedikleri saçı sakalı birbirine karışmış uzaylı
kurabiye canavarı kurabiyeleri okadar sevmesine rağmen hiçbirini agzında tutamaz
en iyisi seranat yapan kurbağaydı adını unuttum abinin ama :) en sevdiğim oydu
kurabiye canavarından gerisi yalan
edi-büdü güzel kavga ederlerdi
bi yaşlı amca vardı dükkanda... şarap mantarına kibrit sokup çocuk yapardı... mc gayver 'ı tanıyana kadar ben de bi bok sanırdım herifi...
kırpık vardı küfeden cıkardı cok severdim ben onu.
dağdan döne bir kız gelir dağdan döne dönee dönee kız dağdan döne döne bir kız gelirrr.. böyle bir şarkı vardı orda hatırlayan var mı.. :))