toplam 32 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~56 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »
sanki gizli kamera ile çekiliyomş edası..türk sineması açısından geç kalınan bi tarz olduğundan..ehh..
en yakın arkadaşımın sevgilisi olduğun için sana bakmayı kendime yasaklamışım
enteresan garip bi film,hani nuri bilge-zeki demirkubuz tarzlarında hani onun bi adı var,'bilmemnasıl sinema' diye,hani felsefesi var (bak onu hatırladım şimdi) 'mimesis' midir nedir? o tür bişi,zira şöle bi hadise cözdüm ben,ki ben bilmiyorum tam olarak cözdüm mü cözemedim mi ama (bak hatırladım dogma,bide sey minimalaristmiydi neydi yahu?) sevgili okur,ben böle filmleri seviyorum takdir etmesemde,şimdi sanat yapacaksın;cok güzel,peki,sanat;yaşamın kendisimidir? tam olarak yansımasımdır? yada başka bişimidir sanat,cok farklı bişimdir,bu tür filmler her zaman 'hicbişi anlatmadığı' icin cok eleştiri alıyo,zira bu böle,mesela özellikle 'mayıs sıkıntısı' filmine baktığınızda bi hikaye bu kadar sıkıcı olabilir diyebiliyoruz,daha olamaz yani.şimdi burda anlatılmak istenen yada işlenen-pişen 'sıkıntı' kavramı mı? yoksa sıkıntı hayatın kendisi mi? bu anlamda modern ve postmodern kavramları biribirine karışıp arap saçına dönüyo orrtalık,bi nevi 'beyin sikici bi hal' alıyo,o anlamda ewet entelektüel sinemaya ewet ama daha bi hitapkar olması,daha bi kitle kültürü benimsemesi,bi 'ortta yol' bulacak yapıtların ortaya cıkması sözkonusu 'beyin sikiciliği' ve bazılarımıza göre 'olmayan anlamı' belki ortadan kaldırır.
zamanın ötesinden fırlmaış gelmiş edit:bu anlamda su ana kadar yapılan en iyi filmin zeki demirkubuzun 'kader' filmi olduğunu düşünür son noktayıda koyarım.hadi hayırlı traşlar.
Beni sözel tercihe yönelten ikinci konu.
Birincisi trigonometri.
karşındaki insan hakkında kendine itiraf edebildiğin düşüncelerinle yüzleşme hali.ne büyük yürek ister ama
arkadaşın biri lisede mat hocasına aşıkdı ve kendimi rakamlarla sevişiyor gibi hissediyorum adamın yüzüne baktığımda derdi.
üniversite döneminde bunu daha iyi anladım
türev istemeyen erkek gibi üstünden atıyo =mat hocası
integral kuduruk hatun gibi üstüne bindirio = sınıf başkanı
ogün bugündür rakamsal sevişmelerden nefret ediyorum :hönk:
matematiksel bir terimi filme uygulamak iyi fikri omuş aslında..fikir iyi olduğundan izledim hemde bir kaç kez ancak teknik olarak, produksuyon, oyunculuk,muzikler, mekanlar vasatın altında olduğnu kabul etmek lazım..nasıl ödül aldı anlamakta zorlanıyorum
bu limitte çok faydalı hocam belirsizlikleri çözüyorsun ya tadından yenmiyor.
birşeyler deneme açısından ilginç olsa da ( türk sineması için ilginç tabi ki, zira dogma'nın çıkışından 10 sene sonra dogmavari üslupla film çekmenin ve herhangi bir fransız tv filminin senaryosunu kullanmanın hiçbir ilginç yanı yok ) bütüne bakıldığında kötü bir film..( ör: erkek karakterin oyunculuğu, araya giren manasız yazılar, müzik seçimi..vs.vs.vs. )
"insanlar, gerçekten ne düşündüklerini ve hissettiklerini söyleselerdi, kimse kimsenin arkadaşı omazdı"
yeni nesil türk sineması açısından umut verici bir sinema diline sahip.
karakterlerin arasındaki ilişkiler, yerli yersiz aşk diye tanımlanmasaydı ve bunun sadece cinsel çekim olabileceğini ifade edilmiş olsaydı filmin dramatik yapısı çok daha inandırıcı olurdu.
bir yandan da bu riyakarlık, hepimizin içinde mevcut bir hissiyat.
ne zaman biriyle sevişmek istesek, kadınların elbiselerini biraz daha fast forward'da çıkarmalarını sağlamak için hemen "seni seviyorum ve sana aşığım" gibi zırvalıklar dökülüyor alkole bulanmış dudaklarımızdan.
1) cinsel çekim, her zaman sevgi ve aşktan kaynaklanmaz.
2) cinsel çekimin yanında, sevgi veya aşk var ise; o zaman ayvayı yedik demektir. hem tadından yenmez hem de binbir bela açar insanın başına. her şeye rağmen, insanın bizzat kendi elleriyle başına örebileceği en güzel çoraptır. aşk, kaçınılmaz ve tatlı bir oto-ilizyondur.
3) cinsel çekim ve sevginin birbiriyle zıt kavramlar olduğu, psikolojik ve ürolojik gelişme çağında, daracık algılama biçimlerini, gereğinden fazla miktarlarda pornoya maruz bırakmış malak erkek yavrularının uydurmasıdır.
4) bu satırları yazan kaygusuz, aşktan ve cinsellikten zerre kadar anlamaz.
marjinal maliyet,marjinal ürün vs.kısaca marjinal değerle ilgili bir durum varsa sözkonusu fonksiyonun türevinin alınması itibariyle önemli bir kavramdır iktisat için.fonksiyonun doğrusal-logaritmik olması da önemlidir tabi.
senaryosu iyiydi.... kızlarda iyi oynamıştı...
hele erkek karakterin (adlarını unuttum şimdi)
bi arkadaşı vardı aman tanrım ne gülüyodum herifin sahnelerine...
@ nuciel
varsa aklına takılan sorular postanem seni bekler :D