toplam 98 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | nymphlittle |
| tuttum | cathoderay |
| tuttum | su perisii |
| tuttum | CiLeKLiSeKeR |
| tuttum | pinkmermaid |
| tuttum | Nihal ATSIZ |
| tuttum | silenziourlo |
| tuttum | leyal |
| tuttum | evdeisinikur |
| tuttum | charlesbaudelaire |
| tuttum | Cansu Akgndz |
| tuttum | BilgeKagan |
| tuttum | donamca |
| tuttum | POPUP |
| tuttum | vaevictis |
| tuttum | ricepudding |
| tuttum | bir kar tanesi ol |
| tuttum | koloesrap |
| tuttum | sinirsahibi |
| tuttum | Eenkaz |
~29 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »
Prof. Teosodoviç Sırbistan’da Üniversitedeki Sırp gençlerin Türkçe şiirlerden çok hoşlandığını, bu dilin müzikalliğine hayran kaldıklarını ifade etmiş.
O değil de bu etiketi açan arkadaş baş harfi büyük yazsaymış tadından yenmeyecekmiş. (konuya doğrudan giriyorum daha önce belirten oldu mu olmadı mı bilmeden, okuyamadım tüm yorumları affola)
Yıllardır Oktay Sinanoğlu'nun tek başına diyebileceğimiz ölçüde savaşını verdiği ve bizim gözbebeğimiz olan güzel dilimiz. Doğru konuşulmasının yanında doğru yazımı da beni çok ilgilendiren bir mevzu.
Etkisinde kaldığı Arapça ve Farsça kelimelere gelince, Atatürk bu konuda;
"-Halkın konuştuğu dil, Türkçedir." diyerek bu bahse son noktahyı koymuş olmasına rağmen, bugün hala Türkçe'nin yabancı dillerden arındırılması adına Osmanlı'nın birikimi olan o güzel dili yok eden kişiler mevcut, ve bunu Atatürk adına yaptıklarını da söylemekteler maalesef. Halbuki Atatür, yukarıdaki sözünde gerekeni söylemiştir bu konuda, ve ölümünden önce Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'nun "devletleştirilmemesi" konusunda yalvardığı halde bu isteği yerine bugün dahi getirilmemiştir.
Umarım bizimle beraber gelecek nesiller de güzel dilimize gereken hassasiyeti gösterir ve onu hep birlikte ve tekrar hakettiği o ihtişama kavuştururlar.
toplumların iletişimde ve fikirlerini düşünmekte kullandıkları dil toplumların davranış biçimini belirler uzun yıllardır duygusal ve insani değerler açısından çok zengin olan türkçe yerine insanların sırtına vur lokmasını al zihniyetindeki ingilizcenin insanlara çaktırmadan ama "çaka çaka" aşılanmasından sebep bugün insanlarımız duygusallığını ve insanlığını hızla yitirmekte ve klasik robotlaşmış adları malum ülkelerin insanları gibi düşünmekte ve "kolay yoldan köse döneyim" "onun yolunu keseyim ben yükseleyim" "o batsın ben çıkayım" gibi insanlıktan yoksun düşüncelere yenik düşmektedirler
örnek :
teleşehir o.c. de yaşamaya başlamış olan insanlarımız
artı türkçenin ana sorunu dilin düzgün konuşulmamasından ziyade , insanlarımızın türkçe düşünememesidir
türkçe benim SES BAYRAGIMDIR diye güzel bi makale okumuştum sanırım en dogru cümle başlıkta yatıyor bizde coğu zaman o özeni gösteremiyoruz ama bunu savunup uygulayan arkadaslara tesekkur edıyorum ses bayragıma gösterdikleri özen icin...
bis-herkez-we-diyom-efet-ewet-bişi-geliceem-güsel....
midemi bulandırıyor.türkçe konuşmayı unutan asimile "alamancı"ya döndük.
büyük harfle başlamak için ek tuşa basmak gerekmese,otomatik olarak noktadan sonra büyük harf çıksa daha güzel olurdu.
yabancı kelimeler artık artık dile yerleşmişse onun yerine başka kelimeler uydurmak-türetmek bence gereksiz.dile girmeden önlem alınmalı
Türkçe, Türkiye Türkçesi olarak da bilinir, Ural-Altay dillerinden Türk lehçeleri ailesine bağlı ve Oğuz Grubu'na mensup bir lehçedir. Türkiye, Kıbrıs, Balkanlar ve Orta Avrupa ülkeleri başta olmak üzere geniş bir coğrafyada konuşulur. Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin resmî dilidir.
türkçe yazıldığı gibi okunur ... konuşurken biz kaytarıyorsak bu türkçenin suçu değildir ... arapça kelimeler falansa söz konusu olan zaten geçiniz ...
Yazıldığı gibi okunmayan buna karşın okunduğu gibi de yazılmayan bir dildir. ''-de'' ve ''-ki'' eklerinin kullanımı konusunda yalpalayanlar, site izin verdiği halde ekşi sözlük misali cümleye küçük harfle başlayanlar beni delirtmektedir. Bazı harfler yerine bazı harfler kullananlar var bir de (' z ' yerine ' s ', ' y ' yerine ' j ' gibi) ama onlar farelerin çelik çomak oynadığı bir odadaki zavallı örümcekler gibi muhabbet dışındalar.
KOSINSKI soruna cevap...
Türkçede sigara ve sıvı tüketimleri için "içmek fiilinin kullanım sebebi için şunu düşünüyorum.
Bilindiği üzere katı maddelerin vücuda alınımında "yemek" sıvı maddelerin alınımında ise "içmek" fiili kullanılıyor. sigara dumanı ise iki bölüme de girmiyor. Gaz haldeki maddelerin vücuda tüketim amacı ile (solun almak dışında) alınımı zaman içinde ortaya çıkan bir durum olduğundan dilde yeni bir fiil oluşturulması zor bir iş. Duman da akıcılı nedeni ile katıdan çok sıvı ile benzeştiği için "içmek" fiili halk tarafından daha kolay ve uygun görülmüş olabilir.
bu mantıkla baktığımızda türkçedeki "içmek" fiilinin sigara içiminde kullanılması ingilizcedeki "smoke" fiilinden daha mantıklı. Çünkü "smoke" kelimesi tek başına zaten duman anlamına gelirken. Bunun bir isim fiil olarak kullanılması saçma. Eğer ingilizcede isimle fiil yapılırken ek almış olsalardı yine saçma mantıktan kurtulurlardı. Örnek olarak şunu verebilir. Türkçede sigara içmek için kullanılacak bir fiil ingilizcedeki gibi duman kelimesinden üretilseydi eğer kanımca "dumanlanmak" şeklinde olurdu. Ama ingilizcede sanırım isimden fiil yapılırken bu tür ekler ya hiç ya da fazlaca kullanılmıyor. İngilizce dilbilgisi sahibi olan arkadaşlar bu konuda daha iyi açıklama yapabilirler sanırım.
Ama ben birinci soruna daha çok takıldım. Şimdiki ve gelecek zamanlardaki fiillere eklenen kişi eklerinin yapmacık durduğunu söylemişsin, daha sonra iyi olduğunu kabullensen de.Bunun sebebi de sanırım diğer yanlış kullanımların insan beyninde daha fazla yer edip, kabul görmesi ve bunların konuşma şekillerine tepki verecek hassasiyete ulaşmasıdır. Bunun yanısıra düzgün
türkçe konuşan kişilerin azlığı, düzgün türkçe konuşanların toplumdan farklı davrandıkları düşüncesi ile yapmacık olarak görülüyor.
Umarım biraz olsun sorunlarına yanıt verebilmişimdir.
kendi bağımsızlığının simgesi olan türkçeyi seven herkes türkçe konuşur...diline sahip çıkar.
lisede öss denemelerinde 13 yanlıştan aşağı yapmadığım kısımdı türkçe. üniversitede zorla ingilizce dayatılınca değerini daha çok anladım. dilimizi koruyalım lütfen. elimizden geldiğince yabancı sözcükleri kullanmamaya özen gösterelim. özen göstermeyenleri de uyaralım. dilimiz gerçekten korunmaya ve geliştirilmeye layık bir dil. sahip çıkalım. ayrıca bazı insanların söylediği gibi kaba, ahenksiz olduğuna da kesinlikle katılmıyorum. bence gayet ahenkli ve kulağa hoş gelen bir dil. ayrıca kullanılabilicek o kadar çok türkçe kelime var ki, şanslı olduğumuzu düşünüyorum.
başka dilleri öğrenirken kendi dilimizi neden yok ettiğimizi anlamıyorum.Bir kişinin ana dili onun asıl kişiliği demektir niye özümüzü bozmaya yok etmeye çalışıyoruz onu da anlamadım.ben bu dilbilgisi konusundaki ters giden şeyleri hiç anlayamıyorum zaten..Ben Türküm ve Türkçeyi de düzgün kullanmayı çok seviyorum.
Türkçe, dünyada neden bu kadar konuşuluyor da, Türkiye de doğru Türkçe kullanmıyor???
Mesene Türkçesine kadar düştük...
göktürkçe
Her zaman sevilesi bir yanını bulduğum lisanım..Yazılan bir cümleyi on kere çevirip tekrar yazabildiğimiz nadir dillerden biri.. Lütfen artık sahip çıkalım.. Yabancı dil ve kültürlerden uzaklaşalım demiyorum ama en azından kendi dilimizi, kendi dilimiz olarak kullanalım.
Türkçe'yi doğru kullanmanın gerekliliğine inanıyorum. Ancak cümlelerin sonu biraz problem oluyor. Sonu -yorum, -eceğim gibi bitiyorsa kullanım yapmacık oluyor.
Buna karşın TGRT'deki son dönem filmlerdeki dublajlar gibi "yapıyosun, diyo" şeklinde oluncada güdük ve yetersiz kalıyor.
Galiba yine en iyisi -yorum, -eceğim gibi kuralına uygun kullanmak olacaktır.
Bir de ilgilenen olursa sorum olacak:
koymak,almak,vermek gibi halk arasında her anlama çekilen fiiler dil için bir zenginlik mi, yoksa fakirlik midir? İngilizce'de içmek fiili sigara için "smoke" sıvı tüketimi için "drink" geçerken Türkçe'de her ikisi için içmek kullanılıyor, NEDEN?
Son soruma cevap verilirse sevinirim...