Eheh elf ırkından demiş.
Gerçekten öyle,mesela ben çok elf bi insanımdır bilen bilir.
Bilmeyen bilmez,yapcak bi şey yok
içindeki hatunlar elf ırkından ??? makina fakültesinden gelen güruh için doğru bir tasvir... abartmayın evladım.. abartmayın 4 sene lisans 4 sene yüksek lisans yaptım ben göremedim o elfleri.. orta dünyaya doğru odunla kovaladırlar sanırım.. kişi başına 200 gram hatun düşen bir fakültede eğitim görünce, her gördüğünü liv tyler sanan bir kitlenin saçma yorumu..
abartıların dışında oldukça nezih bir yerdir.. kızlar felan teklif etmez.. gayet aklı başındadır kızları da erkekleri de.. msü'nün mimarlık bölümündekiler gibi biz sanatçıyız ayağında fink atmazlar ortada.. gayet makul insanlardır..
içinde okuyan hatunlarıın elf ırkından geldiğine inanmakta olduğum güzide okulumun güzide kampusu
sebepler biraz hafif değil mi sence de :)
sadece orada okumak için şehir ve bölge planlamaya girilir mi,böyle bi hareket yapmalımıyım?
bim'in kapısı kapanmasın diye konulan bilgisayar alet edevatlarının hastasıyım. klavye monitor printer görmüşlüğüm var çeşitleri takip ediorum. çok şiriniz.
avlusu terası şahanedir. hocalarının herbiri ayrı telden çalar ve çoğu parti insanıdır bide kaç yıl oldu haala bazen durup ulan şu sınıf ne tarafta kalıyodu dedigim cok olmustur
Senelerimi verdim ben o binaya... Erkek arkadaş eşrafım şiddetle beni okuldagörmeye gelirdi... - abi dışarda buluşalım, taksimde, bak çok yakın da... -yok ya, ben okula gelir seni alırım, hem bahçenizde bi sigara kahve yaparız... şeklinde sürüp giden ısrarlar. İşerken bile deniz manzarası olan tek okuldu. Bir zamanlar kilitli metal dolapları vardı öğrencilerinin, içinde şarap saklardık, proje yapmak için taşkışlada sabahlardık, içerdik denize nazır. Güneş doğarken biri meydana gidip sıcak poğaça alır, çaylar yapılır ve deniz gören anfilerden birinde oturulur ve keyiflice güneşin doğuşu seyredilirdi... AAAh mazi...
orta bahçesi ve kedileri görülesidir.. dışı kadar içi de enfes bir bina,bu. maslakta,çirkin zevksiz beton binalarla boğuşmaktan bıkanların Türkçe,tarih,itb gibi dersleri mimarlıktan alıp Taşkışla koridorlarında gönüllerince koşuşturmaca keyfine nail olmaları tarafımdan şiddetlice tavsiye olunur.alınacak sözel ders kalmayınca ne yapıcam şimdiden kara kara düşünüyorum:/
Son senesini (ve ya en azından bir sensini)yemekhanenin kantininde geçirmemiş biri, orta bahcede bahara şenlilerini yaşamamış biri,
gülşen abladan parasız malzeme almamış biri,
bir boykot eylem görmemiş biri,
daha gider örnekleri biri de taşkışla da öğrenci olmuştur da pek çok şeyleri kaçırmıştır.
Lemi Yücesoy(allah rahmet eylesin) bize daire şablonunu gösterip de bu ne çocuklar demişti. daire şablonu demiştik. "hayır zeki müren!in hayatı" demişti de ağzımız açık kalmıştı.
Hayatımın en güzel yıllarını geçiridim ama sağolun arkadaşlar ve de pek bi saygıdeğer hocalarım taşkışla sayesinizde baya bir sahipsi kalmış siz belki de evrim dersiniz buna...
Ama belki de şansızsınız hayatınız pek bi global ve artık marijinal olmak bir zorunluluk ya artık...
orda okuyana cennet,okumayana kasvet.
oylle dossaG tipler geldi ki siyirdilar attilar iki senede kemiklerini cikarttilar, taskisla ruhunu bitirdiler cucukler
yuh size yuhhhhh!
ruhumuz dolasiyor oralarda, amfilerinde az sevismedik,
iki pogaca bir cay mustafa abi.
- abi taşkışla' dan geçer mi?..
- walla bilmem bakacez...hımm..neysee..geçer geçer gel gel...
17 kasım Pi Taşkışla konserine gelmiş olan?
dedikodu merkezi
küçük bahçesinde her türlü laf döner
Ama yinede severim ayrılacagım zaman en çok özleyecegim sey derslerden yarım saat once gelip orta bahçede kahvaltı yapmak olacak galiba.
hoş ve cok nahoş olan seyler yaşadığım yer.
bir dönem koridorlarını aşındırmaktan müthiş haz aldığım, her istanbula gelişimde mutlaka gidip havasını kokladığım, taşkışla aşığı bir bünyeyim.
çok köklü bir geçmişi olan, farklı hayatlara mekan olmuş, çatışmalarda ayakta kalmış, birbuçuk metre kalınlığında duvarlarıyla teknolojinin geçişine yer yer izin vermeyen(cep telefonu) , simetrik planı nedeniyle heep yolu uzatarak yürüdüğüm, ama nereye gittiğimi biliyormuş gibi davrandığım, çatı katında süper istanbul manzarası olan gökkafesten önce ve sonra olan bina, okulum..
aşık olduğum yer, ikinci evim, kapısından her girişimde benim okulum olduğu için mutlu olduğum itünün mimarlık fakültesi..