toplam 37 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | betterunborn |
| tuttum | kibar7234 |
| tuttum | streetstyler |
| tuttum | celmcacil |
| tuttum | gump |
| tuttum | Mitolojikelf |
| tuttum | 4LPE12 |
| tuttum | rasq |
| tuttum | psycho kelebek |
| tuttum | umsuruk |
| tuttum | Ruhunayagikaydi |
| tuttum | MetaltaROCK |
| tuttum | rock boogie |
| tuttum | sinekolik |
| tuttum | durugoru |
| tuttum | katexis |
| tuttum | Vera Lynn |
| tuttum | aerosol |
| tuttum | Norma Jean |
| tuttum | ulvsblakk |
~30 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »
Merhaba ben tabula rasa hakkında yeni yeni bilgiler edinmekteyim... bu konuda bilgileri nerelerden alabilirim. Yardımcı olursanız sevinir. Site ismi veya tabula rasa hakkında tam bir şekilde bilgiye sahip olan bir arkadaş olabilir. Kendimi beklemeye alıyorum ;)
tecrübe yenilmiş kazıkların bileşkesidir cinsinden bir vak'a olsa gerek bu deyiş..
J.Locke ''akıl doğuştan bomboş bir levha gibidir bütün bilgiler sonradan deneyimle kazanılır''
bir tabula rasa halinden geldiğimize inanmak istiyorum.en azından yaşamın başlangıcında hayata eşit şansla gelirdik!
ama genetik dediğimiz bir şey var arkdşlar!
norveçli dahi, nils peter molvaer'in mükemmel şarkısının ve bu yıl kapattığım evladiyelik blogumun adı.
insan bütün bilgilerini deneyimleriyle elde eder. çünkü insan doğuştan hiçbir bilgi ve doğru taşımaz.
tolstoy’un anna karenina sında “hiç degilse o doktrinde, nasil diyeyim, geometrik bir güzellik, bir açiklik, bir kesinlik var. dedi. belki bu bir hayaldir, ama, bütün geçmisi bir tabula rasa yapabilecegimizi tutalim: mülkiyet yok, aile yok, tabii emek de yeni bir düzene girer. ama sende buna benzer hiçbir sey yok”diye geçer...sanirim burda yok etmek,yok saymak gibi bi anlami var...
boş levha yoktur.. bildiğimiz manada öğrenme de.. hatırlamak ve geri çağırmak vardır yani bilginin kaynağı, aklın, evreni duyular aracılığıyla yorumlamasında değildir (Locke'un savunusu gibi).. ruh ölümsüz, öncesiz sonrasızdır..
sınırlı bir varlık olan insanın, sınırlı algı dünyasında duyumsadıklarının ‘tabula rasa’ usunun tek bilgi kaynağı olduğunu söylemek, insanı olduğundan çok daha aciz gösteren bir savdır.. karşısavıyorum: bkz idealar evreni ve ruhun ölümsüzlüğü ve kuantum.. aprioridir yani bu manada a-posteriori değil..
anti-socratik paradigmalar
nickim olması gerekiyordu tabi ben yanlış yazmasaydım düzeltme çabalarım souç vermedi :(
ortaçağ düşüncesinde insanın bir günah ürünü olduğu ve bir günahkar (kötü) olarak doğduğu inancı hakimdi. Bu nedenle çocuk doğumunda ağlar, sürünür, emekler, acizdir. Ve ancak hiristiyan eğitimiyle "iyi bir insan" olabilecektir. John Locke "tabula rasa" kavramıyla karşıt bir görüşü savundu. Buna göre insan doğduğunda ne iyi ne de kötüdür. Adeta boş bir levha olup, çevre etkisiyle şekillenecektir.Bu görüş, çocuk eğitiminde önemli gelişmelere yol açacaktır...
@scotchwhisky
Locke tam olarak a-posterioriyi savunur. a-posteriori kavramı, bilgiyi sadece ve tamamen deneyle kazandığımızı değil, deneyden önce sahip olduğumuz bir bilginin olmadığını ifade eder. yani a-priori ve a-posteriori kavramları bilgiyi nasıl oluşturduğumuzla ilgili bir şey söylemez (bunu söyleyen kavramlar rasyonalizm ve empirizmdir), yalnızca zihnimizde deneyden önce bilginin bulunup bulunmadığını söyler. bu durumda, bilginin a-posteriori olduğunu söyleyen biri, aynı zamanda bilginin zihnimizin dışarıdan aldığı verileri işlemesiyle elde edilen bir sentez olduğunu söyleyebilir. Locke da bunu söylemiştir.
boş levha olayının yanısıra,
buffy the vampire slayer adlı dizinin 6.sezona ait çok sevdiğim bir bölümüdür.
willowun yaptığı büyüyle tüm herkes hafızasını kaybeder.kim olduklarına dair hiçbişi hatırlamamaktadırlar.oldukça eğlenceli bi bölüm,tavsiye ederim ;)
bu söz zihinde doğuştan hiçbir yetenek olmadığını söylemez, doğuştan gelen bir bilgi olmadığını söyler. karşı çıktığı da insanın doğuştan kötü olduğu düşüncesinin yanında, - örneğin Descartes'ın iddia ettiği - insanın doğuştan, yani deney öncesi (a-priori) idelere, ilkelere sahip olduğu görüşüdür. bu genetikle de çürütülmüş değildir. zira antropoljinin bulguları göstermektedir ki insanın bütün bilgisi kültür içerisinde üretilmektedir. doğduğu anda terkedilen ve bir şekilde hayatta kalmayı başarabilen insanlarda hiçbir ide olmadığı bilinmektedir. bebeklerin doğdukları anda ağlamaları bir içgüdüdür. içgüdüler de bilgi değildirler elbette. Locke'la aynı dönemde yaşayan Leibniz Locke'un "insan zihninde doğuştan gelen hiçbir şey yoktur" sözüne bir ekleme yapar ve sözü şöyle devam ettirir; "... zihnin kendisinden başka"
zihinin boş bir levha olduğu ve yaşanmışlıkla öğrenilen herşeyin zamanla o levhada yerini aldığını varsayan görüş.Bence insanlar doğduğunda zihinleri asla tamamen bomboş bi levha olamaz düşünsenize bir bebek doğduğu an itibarı ile ağlamaya başlar bu ona öğretilmemiştir yani temel olan ihtiyaçlar veya dürtüsel öğeler cenin halindeyken bile insan zihninde yerini almaya başlar.
İnanışa göre doğuşta kazanılmış bir bilgi yoktur. İnsan bütün bilgilerini deneyimleriyle elde eder.
birinci sezona ait bir lost bölümü.
gerçek locke ile lost locke'unu ilişkilendirmiş olup gördüğümde "göndermeye bak anam anam!" dememe sebep olmuştur.