toplam 18 kişi bulundu. 18 adedi gösteriliyor.
| tuttum | marul |
| tuttum | thepump |
| tuttum | kellepacaiskembe |
| tuttum | xhaematodipsiax |
| tuttum | barinX |
| tuttum | Silmarwen Ancalime |
| tuttum | mungan |
| tuttum | okinowa |
| tuttum | hippolyte |
| tuttum | oyaa |
| tuttum | Pain Lover |
| tuttum | olddreamer |
| tuttum | troublemaker |
| tuttum | Moloko VeLLoCeT |
| tuttum | gaiaspirit |
| tuttum | tunytune |
| tuttum | deftonY |
| tuttum | plutonik |
~23 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »
allaam işalla allaam sübaneke işalla yareppim allaam işalla dinimiz amin
cinselligide öldürdünüz beahhh tantra nedir koy yastık alta bitsin olay yok ruhani bişey uzak dogu olayı var bu uzak dogu olayını çözemedim ama gözlerim çekik o yüzden bir kutu prezarvatifin yarısını patlatıyom ! neyse utandım cok bu seksüel oratm gerdi tüm yarışmacı arkdaşlara msiyoner pozisyonunda başarılar :) skimtrak sevişin
aşkın doğal akışına kendini bırakamayan insanların oluşabilecek cinsel sorunlarını gidermek için kendilerini güya disipline ettikleri bi sirü uzakdoğu öğretisi. sevilen sevişen insanın içgüdüsel olarak yaşadığı ve yaşattıklarını ordan burdan okuyarak yaşayamaz yaşatamazsınız. dışsaldır çünkü....
OSHO
TANTRA, SPİRİTÜELLİK VE CİNSELLİK
*Sevdiğini ya da aşığını okşarken, okşayışın kendisi ol. Öpüşürken, öpen ya da öpülen değil, öpücük ol. Egoyu tamamen unut, onu eylemin içinde erit.
*Tantra, aşkın meditasyona dönüşümüdür.
*Cinsellik olmadığı zaman, cinsellik ilahidir. Beyinde şiddetli arzu olmadığı zaman, cinsellik eylemini düşünmediğin zaman, bu basit bir kalıtım –bütünsel bir eylem, yalnızca zihnin değil, bütün varlığın hareketi haline geldiği zaman ilahidir.
*Cinsel eylem kaybolabilir, ancak önce cinsellik kaybolur. Sonra cinsel eylem saf, masum bir eylem olur; o zaman cinsel eylem de kaybolur. Sonrası brahmacharya, yani bekarettir. Bu, cinsel eylemin karşıtı değil, sadece yokluğudur. Bu farkı unutma; bunun bilincinde değilsin.
*Öteki yalnızca bir kapıdır. Bir kadınla sevişirken, aslında varoluşun kendisiyle sevişiyorsun.
----
*Kucaklaşma olmaksızın, birleşmeyi anımsamak bile, dönüşümdür.
*Tantra, seks bir araç olarak kullanır. O enerjidir; bir araç olarak kullanılabilir. Sana dönüştürülebilir, sende aşkın durumlar yaratabilir.
*Tantra sekse tamamen dal, der. Kendini, uygarlığını, dinini, kültürünü, ideolojini unut. Mutlak bir bölünmezlik haline bürün. Ancak bundan sonra bir başkasıyla bir hale gelinebilecek farkındalık gelişir.
Bu birlik duygusu eşten kopartılıp bütün bir evren için kullanılabilir. Bir ağaçla, Ay’la –her hangi bir şeyle- cinsel eylem içerisinde bulunabilirsin. Bu daireyi nasıl yaratacağını öğrendiğinde, daire herhangi bir şeyle –hatta bir şey olmadan- yaratılabilir.
Bu daireyi kendi içinde yaratabilirsin. Çünkü erkek hem kadın hem erkek, kadın da hem kadın hem erkektir. İçinde bu daire yaratıldığında –erkeğin kadınla, içsel kadın içsel erkekle birleşince- kendi içinde bir kucaklaşma içerisindesindir. Ancak bu daire yaratıldığında bekarete erişilir. Aksi halde tüm bekaretler yalnızca sapkınlık ve kendi sorun kaynağıdır.
Daire içten yaratıldığında, özgür kalırsın. Tantra’nın söylediği şudur: Cinsellik en büyük esarettir, ancak en yüksek özgürlüğe ulaşma aracı olarak kullanılabilir. Tantra, zehrin ilacı olarak kullanılabileceğini söyler-bilgelik gerekir.
*Bütün dinler cinselliğe karşıdır, ondan korkarlar çünkü müthiş bir enerjidir. Ona kapıldığında artık yoksun, sonra da akıntı seni herhangi bir yere taşıyacaktır; korkunun nedeni budur.
*Tantra erimeye çalış der. Buzdağı gibi olma: Eriyip nehirle birleş. Nehirle bir olarak, nehirle kendini bir hissederek, nehre karışarak farkındalığı yakala, dönüşüm olacaktır -dönüşüm vardır. Dönüşümün çatışma sayesinde değil, farkındalık sayesinde gerçekleşir.
*Öfkelendiğin zaman, sende bu duyguyu uyandıran insana odaklanma. O kişinin kenarda kalmasını sağla. Yalnızca öfke, onu bütünlüğü içinde hisset. Mantıkla açıklama; “Bunu bu adam yarattı.” Deme. Onu kınama. O yalnızca bir durum olmuştur. Gizli bir şey açığa çıktığı için ona nimet duy. Bir yere çarpmıştır ve çarptığı yerde gizli bir yara vardır. Artık bunu biliyorsun –yara ol.
*Tantra şöyle der: Canlı ol, daha canlı ol, çünkü yaşam Tanrı’dır. Yaşamdan başka Tanrı yoktur. Daha canlı ol, ilahi de olacaksın. Tamamen canlı ol, canlı oldukça senin için ölüm olmayacaktır.
*Tantra insanın nasıl davranması gerektiği ile ilgilenmez. Temelde ne olduğu ile, senin ne olduğun ile ilgilenir.
*Tantra der ki, keyif almadığın sürece, başkasının keyif almasına da yardımcı olamazsın.
Kendi mutluluğun içinden taşmadığın sürece, topluma karşı bir tehlikesin, çünkü kendini feda eden insan her zaman sadist olur. Fedakarlık, bir başkasına işkence etmenin hileli yolundan başka bir şey değildir.
Keyif al, mutlulukla dol, mutluluk ile taşmaktayken, o mutluluk başkalarına da ulaşacaktır. Ama bu fedakarlık değildir. Kimse borçlu kalmaz; kimsenin sana teşekkür etmesine gerek olmaz.
*Tantra şöyle der: Sen ışık ile dolu değilsen, nasıl başkalarının aydınlanmasına yardım edebilirsin? Bencil ol – ancak o zaman özgecil olabilirsin, aksi halde özgecilik kavramı saçmadır.
*İnsan sonsuza kadar cinsellikte kalmayacaktır, ama cinselliği atlama tahtası olarak kullanabilir.
*Cinsel eylem, ikilik hissetmediğin, derin birlik hissettiğin, geçmişin yok olduğu, geleceğin yok olduğu ve yalnızca şu anın kaldığı tek eylemdir-gerçek olan tek an.
*Ahlak tıpkı büyü gibidir. Mükemmel insandan bahseder durur ama insanın, gerçek insanın ne olduğunu bilmemektedir. Mükemmel insan bir hayal olarak kalır. Yalnızca gerçek insanı kınamak için kullanır. İnsan asla ona ulaşamaz.
*Tantra bilimdir. İlk önce gerçekliğin ne olduğunu anla, insanlığın ne olduğunu anla, der. Ve değerler yaratma, şu anda idealler yaratma; ilk önce neyin olduğunu anla. ‘Olmalı’yı düşünme, yalnızca ‘olan’ı düşün. Ve ‘olan’ bilinince, o zaman onu değiştirebilirsin.
*Cinsellikte 3 temel unsur:
>Zamansızlık. Bu an gerçek olan tek an olur. Bu anı, cinsellik olmadan da gerçek olan tek an yapabilirsen, cinselliğe gerek yoktur. Meditasyon aracılığı ile gerçekleşir.
>Egonu kaybedersin. Bu yüzden, çok egoist olanlar her zaman cinselliğe karşıdır, çünkü cinsellikte egolarını yitirmeleri gerekir. Eğer cinsellik olmadan var olmadığın bir ana gelirsen, o zaman cinselliğe gerek yoktur.
>Cinsellikte doğalsındır. Gerçek olmayan kaybolur; cephe, yüz kaybolur; toplum, kültür, medeniyet kaybolur. Doğanın bir parçasısındır. Daha büyük bir şeyin içerisindesindir –kozmosun, Tao’nun.
*Meditasyon, esasında cinsellik deneyimini cinsellik olmadan yaratmaktır.
*Tantra cinsellik için değildir. Tantra, aşmaktır. Ama yalnızca deneyim aracılığı ile aşarsın-varoluşçu deneyim- ideoloji aracılığı ile değil. Yalnızca Tantra aracılığı ile brahmacharya oluşur. Yalnızca bilgi aracılığı ile aşkınlık gerçekleşir.
*Senin cinsel eyleminde enerji dışarı atılır; yükünden kurtulursun. Bu yıkıcıdır, yaratıcı değil. İyidir, tedavi edicidir; gevşemene yardımcı olur, ama o kadar. Tantra cinsel eylemi temelde bütünüyle bun un zıddıdır ve farklıdır. Rahatlamak ya da enerjiyi dışarı atmak için değildir. Boşaltma olmadan –enerjiyi dışarı atadan- eylemde kalmak içindir; birleşmiş bir şekilde eylem halinde olmak içindir; eylemin başlangıç kısmıdır, son kısmı değil, niteliği değiştirir; o zaman tüm nitelik farklıdır.
*İki tür orgazm vardır: İlkinde onu bir yatıştırıcı gibi kullanırsın –heyecanın doruğuna ulaşmak amaçtır. Ancak diğerinde amaç, en derin gevşeme vadisine gelmektir. İlki için heyecanın yoğun olması gerekir –gittikçe yoğunlaşması. İkincide heyecan yalnızca başlangıçta vardır. Ve erkek içeri girdikten sonra ikisi de gevşeyebilir. Hiçbir harekete gerek yoktur.
Sıradan cinsel orgazmda iki heyecanlı varlık olarak birleşirsiniz –gergin, heyecan dolu, yükünüzden kurtulmaya çalışarak. Tantra orgazmı derin, gevşetici bir meditasyondur. Enerji kaybedilmez, kazanılır.
*Kadın ve erkek zıt güçlerdir (yin/yang), ve birbirlerine meydan okuyorlar, ve ikisi derin bir gevşeme içinde birleştikleri zaman birbirlerini yeniden canlandırırlar.
*Eğer cinsel eylemin meditasyon içerirse, kendinden geçmişlik içerirse, en yüksek doruğa ulaşırsın.
*Yalnızca Tantra yeni bir insan yaratabilir. Ve zamansızlığı, egosuzluğu, derin, ikisizlik varoluşu tanıyan insan artık büyüyecekti. Yeni bir boyut açılmıştır. Uzak değildir, cinselliğin bütünüyle yok olacağı o gün çok uzak değildir. Cinsellik yok oldu zaman, bir gün aniden cinselliğin tamamen yok olduğunu, hiç şehvet kalmadığını, brahmacharyanın doğduğunu fark edeceksin. Ama bu güçtür –güç görünür, çünkü çok fazla sahte öğreti vardır. Ve zihninin koşullanması yüzünden korkarsın.
*En çok iki şeyden korkarız: cinsellik ve ölüm. İkisi de temeldir ve gerçek bir din arayan ikisini de tanır. Ne olduğunu bilmek için cinselliği yaşar, çünkü cinselliği bilmek yaşamı bilmektir. Ve ölümün ne olduğunu bilmek ister, çünkü ölüm bilinmeden ebedi yaşamın ne olduğu da bilinmez. Cinselliğin tam merkezine girebilirsem, yaşamın ne olduğunu bilirim. Ve isteyerek ölüme, tam merkezine girebilirsem, merkezine dokunduğum an ebedi olurum. Artık ölümsüzümdür, çünkü ölüm yalnızca sınırda olan bir şeydir.
Ve cinselliğin belirsiz bir ölüm olduğunu bilirsen, ölüm büyük bir cinsel orgazm olabilir.
*Tantra, gerilime gerek olmadığını söyler. Karşındakine karşı gevşek ol. O gevşek anda diğeri yok olur ve enerjin yukarı akabilir. Ama ancak sen vadideysen yukarı akar; doruktayken aşağı akar.
*Eylemde gözlerini kapat, karşındakinin bedenini hisset, onun enerjisinin sana akmasını hisset, ona katıl, onun içinde eri. Gelecektir! Eski alışkanlık birkaç gün oyalanabilir, ama gidecektir. Onu gitmeye zorlama. Yalnızca gevşe. Ve boşalma olmazsa, bir şeyin yolunda gitmediğini düşünme, çünkü erkekler böyle hisseder. Boşalma olmazsa hiçbir şey yolunda gitmemiş değildir. Ve bir şeyi kaçırdığını düşünme.
*Vadiyi, gevşemiş orgazmı hissedip fark ettiğiniz zaman, zaten bir aşkınlık vardır. Cinsellik orada değildir. Artık bir meditasyona, samadhi’ye (yüksek şuur hali) dönüşmüştür.
*Yoga mücadeleye inanır. Yoga temelde iradenin yoludur. Tantra mücadeleye inanmaz; iradenin yolu değildir. Tam tersine mutlak teslim olmanın yoludur. İradene ihtiyacın yoktur. Tantra için irade sorundur, tüm acının kaynağıdır. Yoga için teslim olman, “iradesizliğin” sorunudur.
*Tantra’yı başta cazip bulmazsın, çünkü senden teslim olmanı ister, mücadele etmeni değil.
*Tao’da Tantra’ya benzer eğilimler vardır. Tao der ki, cinsellikten kurtulmak istiyorsun, bir kişiye –bir kadına, bir erkeğe- bağlı kalmaman iyidir. Özgürleşmek istiyorsan bir kişiye bağlı olmamalısın. Bu yüzden, Tao eş değiştirmenin iyi olduğunu söyler.
*Cinsellik yaşamın, aşkın, bilinç dünyasında olup biten her şeyin kaynağıdır. Bu yüzden bir arayıcı (kaşif) cinsellikle ilgilenmiyorsa o bir arayıcı değildir.
*Sen bir cinsel enerji oyunusun, başka bir şey değil. Ve bu enerjiyi anlayıp onu aşmazsan asla daha fazlası olmayacaksın. Sen şu anda cinsel enerjiden başka bir şey değilsin. Daha fazlası olabilirsin, ama bunu anlamaz ve onu aşmazsan asla daha fazlası olmayacaksın. Olasılık yalnızca tohumdur.
Tantra’nın cinsellikle, aşkla, doğal yaşamla ilgilenmesinin nedeni budur. Ama bilmenin yolu çelişki değildir. Tantra bir savaşma ruh halinde isen asla anlayamayacağını söyler – o zaman alıcı değilsindir. O zaman, savaştığın için sırlar gizli kalacaktır. Onları almak için açık değilsindir.
*Tantra ve Tao bilir ki, eğer cinsel eylem esnasında boşalırsan o zaman cinsellik senin için yaşam sağlayan bir şey olmaz. Boşalmanın gereği yoktur; boşalma tamamen unutulabilir. Tantra ve Tao boşalmanın savaşma yüzünden olduğunu söyler, aksi halde gereksizdir.
*Tao der ki, cinsellik konusunda acele etmeyen, yalnızca derin bir şekilde gevşeyen bir adam bin yıl yaşayabilir. Eğer bir kadın ve bir erkek birbirlerinde derin bir gevşeme içinde iseler, yalnızca birbirleriyle birleşiyorlarsa, birbirlerine dalmışlarsa, telaş içinde değilseler, gerilim içinde değilseler, pek çok şeye olur; simyasal şeyler olur, çünkü ikisinin yaşam sıvıları birleşir, ikisinin elektriği, bioenerjisi birleşir. Ve yalnızca bu birleşme ile birbirlerini güçlendirirler, birbirlerini canlandırır ve canlı kılarlar.
*Cinsellikle savaşanlar daha çabuk boşalır, çünkü gergin zihin gerilimden kurtulmak için acele eder.
*Modern bilim ve eski Tantra der ki, bir kadın yoğun bir şekilde tatmin olmadığı, orgazm olmadığı zaman aile içinde sorun olacaktır. Onun eksikliğini hissettiği şey sinirlilik yaratacak ve her zaman savaşan bir ruh hali içinde olacaktır.
*Kadınlar orgazm olmadıkları için, cinsellik karşıtı olurlar. Kolayca ilişkiye girmek istemezler. Onlara rüşvet vermek gerekir; cinselliğe hazır değillerdir. Neden hazır olsunlar, çünkü cinsellik aracılığı ile asla derin bir mutluluk yaşamazlar. Daha çok cinsellikten sonra erkeğin onları kullandığını, kullanıldıklarını hissederler.
*Aşk derinse ve iki beden de birbirini canlandırabiliyorsa boşalma tamamen durabilir. İki aşık yıllarca boşalma olmadan, enerji harcamadan durabilir. Ama bu, ancak içindeki yaşam enerjisine, yaşam gücüne teslim olursan mümkün olur. Ancak o zaman sevgiline ya da aşığına teslim olabilirsin.
*Tantra der ki: “Heyecanlı olduğunda asla sevişme!” Heyecan içinde enerji harcamaktasın. Sakin, dinginken, Meditasyon halinde aşk yap. İlk önce Meditasyon yap, sonra aşk.
*Tantra hiç cinsellik dolu değildir. Gevşeme yoluyla, salıverme yoluyla doğa sana sırlarını açıyorsa, buna şaşmamak gerekir. O zaman neler olduğunu fark etmeye başlarsın. Ve o farkındalık içinde pek çok sır zihinde açıklığa kavuşur. İlkin, cinsellik yaşam verici olur. İkincisi, en derin doğal meditasyon olur.
*Tantra’nın esas konusu sensin! O, Tanrı’yı unutun, der.
*Pozisyonlar değişecektir; ama pozisyonlara fazla canını sıkmasın. İlk önce zihnini değiştir. Yaşam gücüne teslim ol; içinde süzül. Bazen eğer gerçekten teslim olduysan, bedenlerin o an ihtiyaç duyulan doru pozisyonu kendiliğinden alır. Eğer her iki eş yoğun bir şekilde teslim olduysa, o zaman bedenleri o an gereken doğru duruşu alacaktır.
*Her şeyi unut. O ana ak ve bedenine izin ver –bedenleriniz ne yapacağını çok iyi bilir; onların kendilerine özgü bilgeliği vardır. Bedenleriniz cinsiyet hücrelerinden yapılmıştır. İçinde bir program vardır; sana hiç sorulmaz. Yalnızca her şeyi bedene bırak, o ilerleyecektir. Bu bırakış, salıverme meditasyonu yaratacaktır.
*İlahi olan hiçbir şey yoktur; yalnızca ilahi olanı yaratan, teslim olmuş zihin vardır.
TANTRA ÖĞRETİSİ
*Bu kadar çok insanın sevgisiz yaşamasının nedeni: Sevgiden bahsederler, fakat sevgisiz yaşarlar. Sevgi hakkında hayal kurarlar, çünkü sevgiyi gerçek kılmak kendinizi yıkmanız gerektiği anlamına gelir.
*Tantra sizi daha bilinçli kılma çabasıdır. Tantra sözcüğü farkındalığın gelişmesi anlamına gelir. Sanskritçe tan kökünden (gelişme) gelir. Tantra, bilincin gelişmesi demektir.
*Temel Tantra tavrı şudur: Duyusal olan yüce olana dönüştürülmelidir, madde zihne dönüştürülmelidir.
*Tantra şöyle der: Gerçekliği bütünlüğü içinde sevin. Evet, çok şey tekamül edebilir, fakat tüm tekamül sevgi yoluyla olur. Ve savaşmaya gerek yoktur.
*Tantra gerçeği bilmek için kişinin tek bir şeye ihtiyacı olduğunu söyler: yoğunluk, tam yoğunluk.
*Tantra der ki: o içme yoluyla, yeme yoluyla, aşk yoluyla bilinebilir. Her alandan, her köşeden, her açıdan bilinebilir, çünkü her açı onundur. O, tüm gerçektir.
*Tantra, cinsel enerjiden yaşamın doğduğunu söyler: bu cinselliğin yaşamın en özünde olması gerektiği anlamına gelir.
*Cinsellik cinsel enerjinin, libidonun en alt basamağıdır. Eğer ona daha çok farkındalıkla girerseniz ve daha derinlemesine incelerseniz içinde yüksek olasılığın, samadhi’nin gizli olduğunu görürsünüz.
*Tantra sevginin tümüyle zarar görmesinin, yaşamın hoşluğunun zehirlenmesinin nedeninin aile olduğunu söyler. İnsanlar birbirlerine yapışır, birbirlerine sahip olmaya çalışır, zevk almaya değil, sahip olmaya çalışır.
*Tantra der ki: Sağlığınızı tekrar kazanın! Toplumun size yaptıklarını bozun! Yavaş yavaş uyanın ve toplumun size zorla yüklediği izlenimleri yıkın ve yaşamınızı yaşamaya başlayın.
Bir çocuk doğar ve tüm aile onun yaşam zevkini öldürmeye kalkar. Çocuk ne zaman neşeli olsa yanlıştır; ne zaman üzgün, asık suratlı olsa her şey iyidir. Çocuk ne zaman canlı olsa tehlike vardır, herkes çocuğun sevincini öldürmeye çalışır.
Ve temelde tüm sevinçler cinsellikle bağlantılıdır. Toplum ve aile cinsellikten o kadar korkar ki çocuklarının cinsel olarak sevinçli olmasına izin vermezler. Bu çok sınırlayıcıdır: çocukların cinsel organlarına bile dokunmasına izin verilmez. Baba korkar, anne korkar.
O an herkes “Dur! Bunu bir daha yapma!” der. Çocuk korkar; enerjisinde bir şey engellenir. Artık ne zaman kendini mutlu hissetse suçluluk duymaya başlar; ve ne zaman suçlu hissetse bir günahkar olduğunu hisseder.
bknz>> tantra öğretisi
Osho
Seks önem verilmesi gereken bir konudur tantra da seks hayatını düzenleyici öğretilerden birisi ve bence en önemlisidir.
türkiyede kadınların % 80 i orgazm olmamakta istatiksel olarak sevişme zamanı ise 2 dk sürmektedir
insanların bu konuda ciddi bilgi eksikliği ve bir de tabulaştırıldığı için gizleme konuşamam nerdeyse bir suçluluk hali içerisinde seviştiklerini de söylemek yanlış olmaz
yakın zamana kadar tantra konusunda özel drs vermeyi düşünsemde bu nosyonu şimdilik aktarmamaya karar verdiğim bir öğretisi
-rıza bizde sevişirken meditasyon yapalımmı?
-hö
-tantra diyorum, çakraları açalım diyorum
-anlamam tantra mantra, ..kerim
-hayvansın rıza
kitabı okuyosun..resimlere bakıp aynısını yapmaya çalışıyosun..sinema işte
yaz-kış farkı tantrik olup olmama farkı değildir. pratiklerin mevsimlerle ilişkisidir yalnızca.
tantrikler her fırsatta cinsel ilişkiye girmezler. bunu mevsimlere göre düzenlerler. kışları daha az ilişkileri olur baharda artar yazın maksimuma ulaşır sonbaharda azalır.
beslenme, enerji miktarı vb durumlar etkilidir. özellikle erkeklerde kışları ejakülasyon kontrolü daha zordur. kışları nadasa bırakmanın nedenlerinden biri de budur.
taocularda da benzer uygulamalar vardır.
böyle secret programlar kişisel gelişim kitaplarında yazılan şeyleri alıp felsefe gibi kabul edip hayata geçirmeye çalışmak insanı yormaktan ve a-sosyal yapmaktan başka bir işe yaramaz.:)
herkesin söylediği herkes için geçerli değildir.!
Tantra ve Yoga içsel insanın belli bir haritasına sahiptir. Bu haritayı anlamanız iyi olur; bu size çok yardım eder.
Tantra ve Yoga insan fizyolojisinde, gizli fizyolojisinde, bedeninde değil, yedi merkez olduğunu farz eder. Esasında bunlar mecazidir fakat içsel insana dair bir şeyler anlamak için çok faydalıdırlar. Bunlar yedi çakradır.
Birincisi ve en temeli, muladhar’dır. Muladhar denmesinin nedeni de budur: Muladhar en temel, en asli demektir. Mu! temel demektir. Muladhar çakrası cinsel enerjisinin bulunduğu merkezdir, fakat toplum bu çakraya çok zarar vermiştir.
Bu Muladhar çakrasının üç açısı vardır biri oraldır, ağızdır; ikincisi analdır; ve üçüncüsü de cinsel uzuvlardır. Bunlar muladhar’ın üç açısıdır. Çocuk yaşamına oral- la başlar ve yanlış yetiştirildikleri için pek çok insan oralda kalır, asla büyümezler Bunun için bu kadar çok sigara içiliyor, sakız çiğneniyor, sürekli yeniliyor. Bu bir oral sabitlenmedir, onlar ağızda kalmışlardır.
Öpüşmeyen pek çok ilkel toplum vardır
Esasında çocuk iyi yetiştirilmişse öpüşme ortadan kalkar. Öpüşme insanın oral kaldıgını gösterir; yoksa seksin dudaklarla ne ilgisi var ki?
İlkel toplumlar medeni insanların öpüştüğünü ilk gördüklerinde güldüler, bunun komik olduğunu düşündüler- birbiriyle öpüşen iki insan!
Sadece her tür hastalığı, enfeksiyonu birbirine geçirdikleri için hiç sıhhi de görünmüyor. Ne yapıyorlar? Ve ne için? Fakat insanlık oral kalmıştır.
Çocuk oral olarak tatmin olmaz; anne çocuğun istediği kadar meme vermez ona, dudakları tatminsiz kalır.
Bunun için çocuk sonradan sigara içmeye başlar, iyi bir öpücü olur, sakız çiğner, iyi bir obur olur. Eğer anneler çocuğun ihtiyacı olduğu kadar meme verirlerse muladhar zarar görmez.
Meme bir yerlerde hala cazip; erkeklerin kadınlann memelerine bu kadar odaklanmalarının nedeni bu. Hiç nedeni yokmuş gibi görünüyor.
Erkekler neden kadınların memeleriyle bu kadar ilgililer? Resim, heykel, film, pornografi, herşey memeye odaklanmış gibi! Ve kadınlar sürekli göğüslerini saklamaya ve göstermeye çalışıyorlar; yoksa sütyen tam bir aptallık! Hem saklayıp hem göstermek bir hile; bu çok çelişkili bir hile.
Ve şimdi memelere kimyasallar, silikon falan enjekte ediyorlar. Memeleri silikonla dolduruyorlar ki daha büyük görünsün ve şekil kazansın, yetişkin insanlığın görmeyi istediği şekli. Bu çocukça düşünce... fakat insan bir şekilde oral kalıyor.
Bu muladhar’ın en aşağı seviyedeki halidir Sonra bazı insanlar oralı değiştirip anala yapışıyorlar, çünkü ikinci büyük zararı tuvalet eğitimi veriyor. Çocuklar belli bir zamanda tuvalete gitmeye zorlanıyor. Çocuklar bağırsaklarının hareketini kontrol edemez normalde; bu zaman alır, kontrol sağlamak yıllar alır.
Öyleyse ne yapıyorlar? Sadece zorluyorlar, sadece anal mekanizmaların kapıyorlar ve bu nedenle de anal-odaklı oluyorlar.
Dünyada bu kadar çok kabızlık olmasının nedeni budur. Kabızlık çeken sade insandır. Hiçbir hayvan kabızlık çekmez, vahşi hayatta hiçbir hayvan kabızlık çekmez. Kabızlık daha çok psikolojiktir; bu muladhar’a verilen bir zarardır.
Ve kabızlık nedeniyle insan zihninde daha pek çok şey gelişir.İnsan bir istifçi olur- bir bilgi istifçisi, para istifçisi, fazilet istifçisi... bir istifçi ve bir pinti olur. Hiçbir şeyi bırakamaz! Neyi akalarsa onu tutar. Ve bu anal vurguyla muladhar’a büyük zarar verilir, çünkü kadın veya erkek genitale gitmelidir. Eğer oralda ya da analda sabitlenirlerse asla genitale gidemezler.
Bu toplumun şimdiye kadar tümüyle cinselleşmemeniz için kullandığı bir hiledir.O zaman anal-odaklanma o kadar önemli olur ki cinsel uzuvlar daha az önemli hale gelirler. Onun için bu kadar çok homoseksüellik vardır. Anal yönelme ortadan kalkmadıkça homoseksüellik dünyadan kalkmayacaktır.
Tuvalet eğitimi büyük ve tehlikeli bir eğitimdir. Ve eğer bazı insanlar genıtal olursa - bir şekilde oral ya da anala odaklanmayıp genital olmuşlardır- o zaman seks konusunda büyük bir suçluluk varatılır. Seks günah demektir artık.
Seks o kadar ayıplandı ki ondan zevk alamıyorsunuz. Bunun için de enerji başka bir yerde sabitleniyor: oral, anal, genital... Yukarı çıkamıyor (bkz: kundalini)
Tantra bu üç şeyden harap olan insanın rahatlaması gerektiğini söyler.
Bunun için Tantra ilk büyük işin muladhar’da olması gerektiğini söyler. Oral özgürlük için bağırmak, gülmek, haykırmak, ağlamak çok faydalıdır. bunlar oral sabitlenmeyi rahatlatmaya yardım eder.
Ve anal sabitlenmeyi rahatlatmak için pranayam bastrika (hızlı düzensiz soluma) çok faydalıdır, çünkü doğrudan anal merkezi vurur ve anal mekanizmayı rahatlatmanızı ve gevşetmenizi sağlar. Bunun için dinamik meditasyonun büyük değeri vardır.
Ve sonra seks merkezi: Seks merkezi suçluluk, ayıplanma yükünden kurtulmalıdır. Bunu tekrar öğrenmeye başlamalısınız; ancak o zaman zarar gören seks merkezi tekrar sağlıklı bir şekilde işlev görmeye başlar. Hiç suçluluk duymadan bundan zevk almayı yeniden öğrenmelisiniz.
Seks güzeldir, seks iyidir, fakat son değildir.
0 omega değil. alfadır. İnsan onu aşmalıdır, fakat aşmak ayıp değildir! Onu aşmak için onun içinden geçmelidir.
Tantra seks konusundaki en sağlıklı tavırdır. 0 seksin iyi, sağlıklı, doğal olduğnu, fakat seksin üremeden daha çok olanağı olduğunu söyler.
Ve seksin sırf eğlenceden daha çok olanağı vardır. Seks içinde nihai olandan, samadhi’den bir şey taşır.
Muladhar çakrası gevşetilmeli, kabızlıktan, ishalden kurtarılmalıdır. Muladhar çakrası en elverişli şekilde, yüzde yüz işlev görmelidir; o zaman enerji devinmeye başlar.
İkinci çakra svadhishthan’dır. Bu ölüm merkezidir. Bu iki merkez çok zarar görmüştür, çünkü insan seksten ve ölümden korkar. Onun için ölümden kaçınılır: ölüm hakkında konuşmayın! Sadece onu unutun, o yok. Bazen varolsa bile dikkat etmeyin. Sonsuza dek yaşayacağınızı düşünmeye devam edin; ölümden kaçın!
Tantra der ki: Seksten kaçmayın, ölümden kaçmayın. Saraha’nın meditasyon yapmak için ölü yakılma alanına gitmesinin nedeni budur- ölümden kaçmamak. Ve sağiklı, tam kapasiteli bir seks hayatı yaşamak içinn bir okçu kadınla gitti. Bir kadınla ölü yakma alanında yaşarken bu iki merkez gevşemek zorundaydı: ölüm ve seks merkezleri. Bir kez ölümü kabul ederseniz artık ondan korkmazsınız, bir kez seksi kabul ederseniz artık ondan korkmazsınız, iki alt merkeziniz rahatlar.
Ve bunlar toplum tarafından zarar verin iki alt merkezdir. Bir kez gevşetildiklerinde... Diğer beş merkez rahatlar...
Onlara zarar vermenin gereği yoktur çünkü insanlar bu beş merkezde yaşamazlar. Bu iki merkez doğal olarak ulaşılabilirdir. Doğum olmuştur: seks merkezi, muladhar. Ölüm olacaktır: svadhishthan, ikinci merkez. Bu ikisi herkesin hayatındadır, bunun için toplum ikisini de yıkmış ve insanı yönlendirmeye, ona hakim olmaya çalışmıştır.
Tantra der ki: sevişirken meditasyon yapın, birisi ölürken meditasyon yapın; gidin izleyin, görün. Ölen adamın yanında oturun. Ölümünü hissedin, ona katilin. Ölen insanla derin bir meditasyona girin. Ve bir insan ölürken ölümün tadını alma olasılığı vardır, çünkü bir insan ölürken svadhishtha çakrasından o kadar çok enerji salar ki Salmalıdır çünkü ölüyordur. Öldüğü için svadhishtha çakrasında bastırılmış tüm enerji salınır; bunu salmadan ölemez Onun için bir insan ölürken fırsatı kaçırmayın.
Eğer ölen insana yakınsanız sessizce oturun ve sessizce meditasyon yapın. insan öldüğü zaman ani bir patlama\ enerji her yana dağılır ve ölümün tadını alabilirsiniz. Ve bu size büyük bir rahatlama verir. Evet, ölüm vuku bulur, fakat kimse ölmez. Evet, ölüm vuku bulur, fakat esasında ölüm asla vuku bulmaz.
Sevişirken meditasyon yapın ki samadhi’den bir şeyin içinize nüfuz ettiğini bilebilesiniz. Ve ölüm üstüne meditasyon yaparken derinine inin ki ölümün içine ölümsüz bir şeyin girdiğini görebilin. Bu iki deneyim kolayca yükselmenize yardım eder. Neyse ki diğer beş merkez zarar görmemiştir; mükemmel ahenk içindedirler, sadece içlerinden enerji geçmelidir. Eğer bu ilk iki merkeze yardım edilirse enerji hareket etmeye başlar. Onun için ölümle seks iki meditasyon konunuz olsun.
"Açılacak hiç bir yol yok,
dişinin yolundan başka.
Dün yok, ya da şimdi, ya da yarın,
veya herhangi bir gelecek, yalnızca kadın; yok bir başka krallık, ziyaretgah ya da yoga, ya da dua veya sihirli bir formül,
kadının sunduğu tatminden öte hiçbir şey yok."
~ Shaktisangama,Tantra ~
sevgiliniz uzun süre uzakdoğu-uzakasya civarlarında yaşayıp,geldiğinde saatlerce yapılan sevişmeye rağmen boşalmıyorsa, uğradığı
düşünülen modifikasyon :))))))))
tantra cinsel dönüşümün yoludur. bugüne kadar bildiğiniz cinselliği tamamen bi kenara bırakıp, bireyler için yepyeni, fakat dünya içinse çok kadim bir yöntem kullanmaktır.
hint tantrası yoğun ritüeller ve değişik tapınmalarla gerçekleştirilirken, çin tantrası diyebileceğimiz tao'cu yöntem çok daha pratik ve uygulamaya yöneliktir.
kadınlar bu yöntemlere içgüdüsel bir şekilde yakınken, tohumunu dışarı saçmaya alışmış ve bunu yaşayabileceği en yüksek haz zanneden erkeklerin bu yöntemi kullanması çok daha zordur.
zira tantra ve taocu yöntemde tohum dışarı değil içeri boşaltılır. disiplinli nefes egzersizleriyle tohum enerjisi omurganın kuyruk sokumundaki kıldan ince uca çekilir. ve o tohum enerjisini omurga boyunca yükseltip beyne kadar ulaşması sağlanır. hipofiz ve epifiz bezlerini aktive eden tohum enerjisi daha sonra ağızdan geçerek tekrar gövde boyunca indirilir. ve mikro kozmik yörünge kurulmuş olur. ağızdaki tohum enerjisi özünün bir diğer ismi altın nektar'dır.
güç kilidi uygulaması ve büyük geri çekilme vardır. kişi tam dışarı doğru boşalacakken bütün kaslarını kasmasıyla boşalmayı engeller.
tantra ve taocu yöntemin vaadi aydınlanma ve hatta ölümsüzlüktür. bir zirveye ulaşıp sonra yokuş aşağı kendini bırakmaktan ibaret olan günümüz orgazmı doruk orgazmının, aksine saatlerce hiç yorulmadan sürebilecek vadi orgazmını önerir.
tabi şu an dünyada bir avuç insan bunu uygulayabilmektedir. çok sağlam bir irade ve disiplinli çalışma gerekmektedir.