O´ndan geldik,
O´nunla, O´na gidiyoruz,
İkilik olmadan,
Ayrılık olmadan,
Yakınlık olmadan,
Uzaklık olmadan,
Kavuşma olmadan,
Kendinden, kendine, kendinle.
sebahattin zorlu / gerçekle yüzleşmek
anlamın hayatını yaşama sanatı.
Tasavvufu Allah´a giden yollardan biri gibi düşünebiliriz. Bu yolda iki hedef vardır. Birinci hedef eskilerin tabiriyle Allah´a ermek, ikincisi ise ölüm ötesi yaşama hazırlık. Birincisi biraz çetindir, çünkü yolda soyunarak yürümek lazımdır. Bazıları yolda yürürken kendilerini de yanlarında götürür, fakat bu durumda bir gönüle iki can sığmayacaktır. Yalnız, kişiliğinden ve beşeri değerlendirmelerden soyunanlar gerçeği yaşayacaklardır!
Sebahattin Zorlu
Gerçekle Yüzleşmek kitabından alıntı.
Sûfilere göre kendiliğinden var olan varlık birdir o da Hakk Teâlâ'nın varlığıdır. Bu varlık ezelidir; çoğalma, bölünme, değişme, yenilenme kabul etmez. Hak; zat, sıfat ve fiilleri itibariyle bütün suret ve şahıslarda mutlak olmaktan çıkmaksızın ve asla değişikliğe uğramaksızın tezâhür ve tecellî etmektedir. İçinde farklılıklar ve değişme barındıran tüm evren ve içindeki canlı ve cansız her unsur, ancak O'nun varlığı ile ayakta durmaktadır.
Kabe'nin çevresinde bir utanç duvarı!
Hz. Muhammed karikatürleri karşısında ayağa kalkan İslam Dünyası, tam 6 yıldır Kabe’nin yanıbaşında yükselen ve bittiğinde 585 metre yükseklikte olacak çağımızın “Babil Kulesi” Burj El-Beyt rezaletine, bırakın dur demeyi sesini bile çıkarmıyor... Sadece Batılılar mı ikiyüzlü?
http://www.solakkedi.com/okumafisleri/dunyanin%20civisi/dunyanincivisi.html
dünyada duyduğumuz her sevgi,
yalnızca küçük bir parçası yap-bozun,
bir kıvılcımı aşk ateşinin...
şayet günün birinde,
her koşulda her zerreyi sevmeyi başaracak olursak,
işte bu bizim 'Sonsuza' olan aşkımızın tamamlanmış gerçek halidir!...
"tasavvuf seni senden alır seni sana sensiz verir"
bundan iyi anlatılamazdı..
Mutlak düzeyde tevazu ve kibrin çemberin ilk ve son noktası gibi birbiriyle örtüştüğünü düşünüyorum. Kibrin en üst noktasında tanrılık iddiasında en derin tevazu ve mahviyet duygusunun gizli olması demek bu. Mağarada inzivaya çekilen ermişler tüm varlıkları küçümseyerek, eşya ve hadiselerin izafi değerlerini sıfırlayarak mutlak hakikati yani tanrıyı buluyorlar. İlahi benliğe ermenin yolu bir yanılsama olan beşeri benliği en üst derecesine çıkarmak olmalı. İnsanların çoğu bencil ve kibirli olamayacak kadar şahsiyetten ve ruhi özgünlükten ve özgürlükten yoksundur. Paylaşımcıdır çünkü başkasına muhtaçtır, mütevazıdir, çünkü kabul görmek ister.
Sıradan insanın erdemleri de kötülükleri de maddi ve manevi çıkara dayanıyor. Ondan beklenilen kan dökmemesi başkasının ırzına malına musallat olmamasıdır. Zahiri yönüyle dinler toprak üstünde gezinen bu iki ayaklı sürülerin birbirini yiyip bozgunluk çıkarmamaları için ödül ve cezadan çitler tasmalar ve sopalar yaratır. Kamil ruhlar için ne ceza korkutucudur ne ödül teşvik edici. O bütün ödülünü hakkla beraber olmakta bulur ve en büyük ceza ise ondan ayrı kalmaktır.
tasavvuf aşığın aşkı anlamaya çalışması,anlamaya çalışanları,çalışmışları irdelemesidir...aşka en yüksek pencereden bakabilmektir...
HAYATIN ANLAMI
tasavvuf seni senden alır seni sana sensiz verir
biz neden yaşıyoruz?
Ahmed Hulusi
Ahmet Baki
Tasavvuf, nazarî bilgilerle değil; bilfiil "tatbikatla" yaşanır!.
Tasavvuf bahçesi, aşk uğruna can vermeye gelenlerin yeridir; dikenlerden incinenlerin değil!.
a.hulusi
Öğrendikleriniz, tatbik edildikleri sürece size yararlı olur. Aksi halde siz, "bilgi hammalı" olarak bu dünyadan geçer gidersiniz!.. a.hulusi
NE BEN BENİM
NE SEN SENSİN
NE SEN BENSİN
HEM BEN BENİM
HEM SEN SENSİN
HEM SEN BENSİN
ÖYLE BİR HALDEYİM Kİ EY GÜZELLER GÜZELİ
ŞAŞIRDIM SENİNLEYKEN
SEN Mİ BENSİN
BEN Mİ SEN
(tasavvuf ehli başka ne laf eder ki...)
acı gibi bir birimi yok olduğu kadar hissettiğin kadar,sana bahşedilen kadar...
O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler
güzel şey dir o