bu sabahlarin bir anlami olmali diyerek uyanırsın hayatından saatler götürdüğünden bihaber olduğun kısa süreli ölümden. düşünürsün kendi kendine ve sorarsın "evet ne var?" diye yalnızken dertlerini dinleyen karalama duvarına. bilirsin iz birakanlar unutulmaz ve kendi kendine umutsuz bir ask baslar.. her ne kadar o bitirse de. bunu bilip ağlarsın ama isinamazsin aglarken kanın gibi sıcak olsa da gözyaşların. zat i alilerine ninni gibi gelir "seni seviyorum" deyişin. "seni hayatımdan çıkardım desem de inanma" dersin yüzüne ama içinden ve ne cok cektim senin elinden. sorarsın "yaşadıklarımız iki aşığın yaşadığı en güzel şeyler değil miydi?" diye,bu kadar çok şey yaşadıktan sonra bu olanlar normal mi sence diye geçirirsin aklından. o son öpücük aklımda, kalbimde ve dudağımda tadını bıraktı,tadin kaldi. sen benim başucumda duran küçük, minnacık bir poh poh perisisin fakat bana tatli sert bir acı verdin..
1961-1969 arasında devam eden, bizde 1970'lerin sonu ile 1980'lerin başında trt'de verilen, daha sonra bir zamanların kanal e'sinin (şimdiki cnbc-e'nin) yayınladığı ingiliz dizisi.
orijinal adı "the avengers"tır.
mr. steed (patrick mcnee) ve emma peel (diana rigg) gibi iki kişilik ve ilginç olayları(1) ile insanları ekrana bağlayan misler gibi kostümlerin, nefis renklerin cıvıldaştığı şahakulade dizi!
ileri yıllardında dizinin, 1976 ve 1977 yıllarında yani, emma peel yerine, iki eleman daha katılır: purdey (joanna lumley) ve gambit (gareth hunt).
(1) bir bölümde kanalizasyonda yaşayan dev bir fare vardı ve değişik değişik ölümler oluyordu. biri vahşice ısırılmış oluyor, digerinde kocaman pençe izleri, bir diğeri sanki kocaman bir hortumla boğulmuş oluyordu, vb.
ve fakat, tüm bu ve bu gibi ve benzeri tuhaf olayları bizim elemanlarımız dizinin sonunda çözüyorlardı da biz de rahat bir "ohh!" çekiyorduk.