Modern insanın uçuruma bakma sevdası, sonuçta uçurum da sana bakıyor ve balkondan düşüveriyorsun.
kelimeler albayım her anlama gelmiyor
hide the salami
-Şu hayvanlara yem at Hikmet.
-Onlar hayvan değil Albayım; balık. Duymasınlar.
tutunamayanların belki de biraz gölgesinde kalan aydın bir insanın çelişkilerini ve yalnızlığını,sistem içerisindeki açmazlarını,çıkmazlarını olağanüstü bir uslüp ve korkunç bir mizah anlayışıyla ele alan bir kitaptır bu. hele ki ;mütercim arif karakterinin yapısı bizim aklımızda oluşan bir çok soruya cevap niteliği taşımaktadır.
"...insanlığa öfkem başlıyordu; belki de ilk öfkelerimi bu oyunlar sırasında duymuştum. çünkü, bütün gücüme rağmen oyuna geliyordum. kendime kızıyordum: çünkü oyuna geliyordum, anlıyor musun oğlum hidayet? oyuna geliyordum. oyuna gelmemeliydim bana oyun oynanmamalıydı. bütün gücümle uyanık kalmalıydım; başkalarının rüyalarını görmemeliydim. ve kardeşim hidayet, öfkelenince de onların bütün kusurlarını, küçüklüklerini, daha önce hoşgörüyle karşıladığım kendini beğenmişliklerini daha şiddetle görüyordum ve unutmuyordum. onları kıskanıyordum onları beğenmiyordum. oynadıkları oyunu hiç anlamıyorlardı. yaşamak istiyorlardı, en çok buna kızıyordum. " hikmet B.
bir de bizde oğuz atay'ın sadece "tutunamayanlar"ı okunur derler.
halt etmiş diyenler!
ben okumadığım ve aklımda kalan bir bölümü kalmadığı için yazamıyorum ne yazık ki.
ben bu yazanlar kadar olamıyorum.
...
ne kadar komik!
söz ister istemez "okumalarını bulamayanlar"a geliyor.
bir kitabı okumak ve kitapla olan (her anlamda gerçekleşen diyalektik) alışveriş , kişiyle kitap arasında kalan bir şeyken, kişi bunu ne için açıklama gereği hisseder ki?
kaldı ki, bunu açıklama çabaları, anlatılmaya çalışılan dilde -o dile ne kadar hakimse anlatan, o derecede etkili ya da ne kadar hakim değilse o derecede az etkili ya da etkisiz- olacak ve hafif çapta çırpındıkça batma tehlikesi baş gösterecektir.
bundan kurtulma yöntemi olarak, alıntı yapmak daha bir kolaycılıktır, ancak yine de bir seçenektir.
alıntıyı yapanın; açıklama yapmayı seçmektense bunu seçmesindeki rahatlığı da şuradan kaynaklanır:
kendisiyle aynı bağlamda yazan ve okuyanlar arasında, farkedilmeyecektir.
tek risk, bu bağlamın dışında olanlardır -ki, aslında önemsenmeseler de olabilir.
zira retorik, geliştirilmesi zor (meşakkatli) bir uğraş olduğundan kolaycılık her zaman tercih nedeni olacaktır. ve düşünmeyen kitle, yine düşünmemeye devam edecektir.
soru işareti, akıllarında yalnızca bir an için yanıp sönen, akıllarından bir an için geçiveren bir şey olacaktır ilgili konu için.
ha-ha!
"Başkalarını mühim bulmayanlar, bir gün kendilerini de mühim bulmayanlarla karşılaşacaklardır, fakat bu hakikat, onların mühim bulmamış olduklarının mühim olduğu manasına da gelmez."
Bütün hayatımı, en ince ayrıntılarına kadar düşünerek hesapladığım iyiliklerin hayaliyle geçirdim albayım.Artık ne olacaksa olsun istiyorum.
"Aklımın içini örümcek ağları sardı; kafamın sandalyelerinde elbiseler, gömlekler, çoraplar birikmeye başladı; kurduğum hayaller, bir bekar odasının dağınıklığına büründü. -Buna karşın- 'düşüncemin duvarlarına resimler asmak istediğim halde bir türlü olmadı. Belirli noktalara biriken eşya -dağınıklık-, odanın çıplaklığını daha çok ortaya çıkardı'."
İsmi gibi tehlikeli bir kitap, özellikle uyku öncesi iyi gelenlerden...
şu aralar okumak istediğm tek kitap
...oysa bizim bütün güzelliğimiz yaşadıklarımızla düşündüklerimiz arasındaki acıklı çelişkilerin yansımalarından ibaretti...
" siz bilmezsiniz albayım : insanlık tek başına kollarımda can verdi. yanında kimseler yoktu. "
saçmalama hikmet. olur albayım
adını duydukça içimi acıtan kitaptır.
"ben ve benim gibi, kabuslarından başka kaybedecek bir şeyleri olmayan ruh proleteryası,bu dünyadaki yerini ancak büyük oyunların içinde bulabilir."
hikmet benol
...kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun? bütün hayatımca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım...
Ben ki hep Selim'le (Işık) Hikmet'in arkadaş olmasını isteyen. Bilge'yle Günseli'nin onlara çay demlediğini hayal eden. Aslında Oğuz Atay'ın yalnızlığıdır yüzümü kesen.
gerçek nedir hikmet amca?
-gerçek, iki nokta üst üste koydun mu?
-koydum hikmet amca.büyük harfle başlanıyor değil mi?
-hepsini büyük harfle yazsaydın. gerçeğin de soluna çiçek yapma sakın.
...
-yaz bakalım: gerçek, başkalarının bize uygulamaya çalıştığı tatsız bir ölçüdür.
-birimi var mı hikmet amca?
-birimi insandır.