ilk çıktığı zamanları hatırlıyorum. orta sonda falandım. sessiz eller dinlerdik yazlıkta, o zaman bizim için önemli olduğunu sandığımız kişileri düşünerek, aşık olduğumuzu sandığımız salak kızlara, sivilceli oğlanlara ağlardık.
ilk iki kasedi arabada çala çala bozulmuştu. şehirler arası yolların theme songları teomanındır bana göre hep. ankara - izmir arası yollarda ne zaman camdan yansımamı görsem, kulağımda kulaklık olur.
lisenin karmaşık zamanları sonra. ilk defa yeni insanlar, büyüdüğünü anlamaya başladığın dönemler. 17'yi söylemek, 17ne bastığında, ve bana yazmış bunu demek, şarkıyı içinde hissetmek.
o'ndan başka kimseyi sevemeyeceğini sandığın adamdan ayrıldığında, onun kapına bıraktığı cdden en güzel hikayemi dinlemek. bir zamanlar aynı adamın yüzünden kupa kızı sinek valesini her dinlediğinde ağladığını anımsamak, zamanın ironik oyunlarına gülümsemek gözü yaşlı.
büyüdüm sonra. büyüdüğümü gördüm yansıdığım her aynadan, her camdan. teomanın şarkıları da benimle büyüdü sanki, öyle hissettim. her önemli olayıma damgasını vurmuştu ya hani, yine yaptı. renkli rüyalar oteli ni dinledim. bir zamanlar konserinde, şarkısının "durun tahmin edeyim, balıksınız değilmi?" kısmını bana bakarak söylediği geldi aklıma, yine bildi dedim.
müzikleri kendini tekrarlıyor çoğunlukla, ama ben onun şarkı sözlerine aşığım. geçen hafta makinada izledim. adam huzur veriyor.