toplam 19 kişi bulundu. 19 adedi gösteriliyor.
| tuttum | salome 0 |
| tuttum | dic |
| tuttum | paralanankarakedi |
| tuttum | 666triumph666 |
| tuttum | nariell |
| tuttum | Zipir Bocuk |
| tuttum | blaupunkt |
| tuttum | Alika |
| tuttum | desemdeinanma |
| tuttum | anoreksi |
| tuttum | huzunsari |
| tuttum | Le Cheval Blanc |
| tuttum | hain ewlat in oglu |
| tuttum | aklidengesiz |
| tuttum | eLf03 |
| tuttum | flying dutchman |
| tuttum | mrblack |
| tuttum | acik hava ozani |
| tuttum | kargagail |
~17 ahkam var.
Rıza Tevfik Bölükbaşı 1869 Mustafapaşa 1949 İstanbul Türk şair felsefeci ve devlet adamı
Osmanlı döneminde milletvekilliği Milli Eğitim Bakanlığı da yapan çok yönlü bir kişilikti Politikadaki tutarsızlıkları ve ateşli kişilik yapısı nedeniyle olaylarla dolu bir ömür sürdü Sevr Antlaşmasını imzalayan Osmanlı delegesi olarak Yüzellilikler arasında yer aldığı için uzun yıllar sürgünde yaşadı gurbet acısını şiirlerinde dile getirdi.
Öğrenci hareketlerine katıldığı için Mülkiyeden kovulduktan sonra 1890 da Tıbbiyeye girdi. Tıp eğitimi sırasında da birkaç defa hapse girdi çıktı hapiste mahkumları isyana teşvik etti Okulu 1899da bitirip doktor olabildi diğer 150liklerle birlikte Türk vatandaşlığından çıkarıldılar ..
Sürgünde iken yazdığı
Uçun kuşlar uçun doğduğum yere
Şimdi dağlarımda mor sümbül vardır
Ormanlar koynunda bir serin dere
Dikenler içinde sarı gül vardır
Uçun kuşlar uçun burda vefa yok
Öyle akar sular öyle hava yok
Feryadıma karşı aksi seda yok
Bu yangın yerinde soğuk kül vardır
Rıza Tevfik Bölükbaşı
oğlunun papaz olmasından dolayı yıkılmamıştır. bir dine körü körüne inandığı için yıkılmıştır.
oğlu yurtdışına gidip papaz olmuştur. yıkılmıştır adam. ama bu önemli değil, konumuz da değil.
kişiliğinin bazı özellikleri: herkesin iyi ve doğru olmasını ister. sorumluluk duygusuna çok önem verir. evde her şeyden karısını sorumlu tutar. sevdiği yemeklerin başında hoşaflar, yemişler, dondurma , şerbetler, börek ve tatlılar gelir. (Hayatı ve toplu şiirleri kkitabı kaynaktır bana)
servet-i fünun devrinde, şiirlerinde kötümser bir hava var yaşadağı devri ve çevreyi anlatır. 2. meşrutiyet'ten sonra görüşü bütün insanlık ve tarihi içine alır.
nedense tevfik fikret adını duyduğumda hep leng ü pejmürde kelimeleri aklıma geliyor.
sadeleştirilmiş şiirlerini görünce, muhteremenin fransızca yazan bir şair olduğu hissine kapılıyorum.
bir de bıyığı var tabii, atlamamak lazım.
meserret çocukların yalnız çocukların hakkıdır
ey güzel çocuk dinle
fakat sevincinle neler düşündürüyorsun bilir misin
...........
Koca, pürfeyz bir gülistandan
Topu bir gülceğiz koparmışsın
Olmasın bunda bir kinaye sakın?
Ne demek sanki? Gonce-i hüsnün
Topu bir kerecik mi şemm edilir?
Güzelim bir çiçekle yaz mı gelir?
lise 2 de "ferda"şiiriyle beynime kazınan; türk edebiyatında en sevdiğim edebi dönemin en sevdiğim şairi....
Sen cisimleşmiş bir şiir,
Ben duygulanmış bi şair.
Sen güzellik ve büyü,
Ben sana günden güne büyülü
Dinle ruhum bu çırılçıplak ruhu
Ey mübarek kadın,
Ey utangaç güzellik,
Ey güneşin doğarken gülüşü.
Bu saygı değer ölünün başında siz toplanın.
Siz,ey kadınlığın bitmez tükenmez şikayetçileri,
Siz, ey aciz ve alçak ruhalrın ürkek gözyaşları..!
Ona her vuruş bir şifa, her acı söz sanki bir müjde;
taşlar indikçe o kutsal yüzden sızan kanlar ancak bir küçük noktayı bulamamıştı....
Zalimler baktılar, ve alnında hakikat yıldızı doğru sandılar..
Senin yerinde olaydım güzel çocuk,bilsen neler yapardım ben,
Neler yapardım o anlaşılmaz bakışlı gözlerle...
Seninle yerinde olaydım o esmer güzellikle,
o tazelikle, o şuh gençliğinin sıcaklığiyle,bütün ruh hararetiyle,
bütün gönülleri hasretimle büyüler,
ve sonra sebepsiz gücenir uzaklaşırdım onlardan...
O biçare kalpler o zaman aşklariyle ve ayrılmamla onları yalvartır,inlettirir,
sonra onlar sönüp dururlarken karşılarında güzelliğimin semasından,gülerdim uzaktan..
Senin yerinde olaydım,gururlu dudaklarımda öpücüklerimi öldürür de,kimsenin aşkının hazzı için harcamazdım.
Yazık değilmi, nazlı bir melek vücud ama sevilmeden ölmek.?...
Senin yerinde olaydım,hayır,severdim ben;
ama önce kendi güzelliğimi sevmeğe başlardım.
Bu, ruh için bir hak:
Yaşamak,biraz da kendini sevmek değil midir..?
Servet-i Fünun'un salt sanat takipçisi olmadığının en bariz örneği
Sen olmasan... Bu samimi bir itiraf işte:
Sen olmasan yaşamam;
Seninle râbıtamız hoş bir iytilâf işte;
fakat bu râbıta haalî mi ruhu ezmekden? ..
Akşam
gurûba karşı düşündüm sükûn içinde bunu:
Fena değil sevişip ağlamak, fakat heyhât,
bükaye değse hayât! ..
ayrıca çok da güsel resim yaparmış kendisi.severek okuduğum servet i fünun şairi :)
örtün ey facire-i dehr..
diye istanbula seslendiği "sis" şiiri az canımızı yakmadı
tarih-i kadim'i yazmıştır, ben de okuduktan sonra kendimden geçmişimdir...
bir de ferda şiirini pek beğenirim... hala geçerli bir şiirdir...