Doyumsuz bir dinleyiciyim. Oyun oynarken, internette gezerken, yemek yerken, uzanırken arkada müzik hep dönmek zorunda. Elimdekileri çabuk tükkettiğimden haliyle yeni şeylere sonuna kadar açığım. Neyse; geçenlerde uzun süredir adını duyduğum ama bir türlü dinleyemediğim The Auteurs'a el atayım dedim. Nede iyi yapmışım, kurtaramadım kendimi Auteurs'dan .
Britpop furyası zamanında Showgirl ile başladılar yola Luke Haines ve ekibi. Daha sonra kemik bir dinleyici kitlesine sunulan 4 harika albüm...
İşin tarih kısmını kısa kesmek istiyorum (iç ses: tembel olmasın okuyucular. Çok kolay bulurlar grubun geçmişini, önemli olan yorumlar) .
Grubun en vurucu yanı Luke Haines'ın vurucu notaları ve sözleri. Auteurs Britpop kalıplarına uymayacak kadar karanlık bir grup. Özelliklede sözleri. Çoğu grubun aksine politik duruşunu müziğine katan Haines sistemin yaramaz çocuklarından. Verilen şekeri istemeyen yaramaz çocuk Haines asla çok satma amacı gütmeyen, şarkılarında insanı rahatsız eden konuları rahatlıkla işleyen bir dahi.
Hiçbir zaman 6 haneli satış rakamını yakalayamayan 4 albüm sonrası Haines grubu gömdü. Şimdi o topraktan Black Box Recorder yeşerdi. Hasatı toplamak bize düşer..
THE AUTEURS
Önce küçük bir hatırlatma yapayım: Mercury Music Prize'ı bilenler bilir, İngiltere'nin saygıdeğerliği su götürmez olan belli başlı ödüllerden biridir. 1993 senesinde iki aday vardı ki ikisi de birbirinden harikaydı. Adaylar ve albümlerine bir bakalım:
Suede - Suede
The Auteurs - New Wave
Apache Indian - No Reservations
Gavin Bryars - Jesus' Blood Never Failed Me Yet
Dina Carroll - So Close
P.J. Harvey - Rid Of Me
New Order - Republic
Stereo MC's - Connected
Sting - Ten Summoner's Tales
Stan Tracey - Portraits Plus
Listede Suede ve The Auteurs dışında Pj Harvey de vardı ki o yıl en çok ses getiren 3-5 isimden biriydi. Ödüller öncesi herkesin aklından geçen; acaba bu 3 isimden kim galip olcak derken ödülü ve de Pound'ları kapan Suede olmuştu ama küçük bir farkla . Sadece ve sadece 1 oy farkla The Auteurs kaybetmişti.
Etkisi hala üzerimde geçerli olacak ki bu bilgi ile açılışı yaptım.
Gelelim tüm zamanların en iyi gruplarından olan The Auteurs'a. Müzik dünyasının en tilki zekasına sahip gerçek dahilerinden birisi olan Luke Haines tarafından kurulan ve de 90'ları güzelleştirme görevini üstlenen bir gruptu onlar. Ama şansları hiçbir zaman yaver gitmedi ve hep belli kitleye hitap ettiler.
İlk albümleri 93'de çıkan ve başyapıtları olan "New Wawe"den sonra 3 albüm daha yaptılar. Son albümleri 99' çıkışlı olan "How I Learned to Love the Bootboys" . İsmi geçen iki albüm de hala en çok dinlediğim albümlerdir. The Auteurs'da belli olan en önemli özellikler; solist Haines'in parlak zekası, haliyle mizahı ustaca kullanması ve harika melodileridir. Ve de onları daha çok sevmeme neden olan politik yönü. Haines ele avuca sığmaz, nadir yaramaz adamlardan birisidir. Hemen herşeye muhalif olabilir ve de ona çok ama çok yakışır.
The Auteurs dağılmadı ama Luke Haines yeni oluşumlara kanat açmıştır. Solo albümleri dışında; Baader Meinhof ve Black Box Recorder gibi yine mükemmel olan gruplar kurmuştur.
Ek bilgi olarak Suede'in herşeyi olan güzelliği baş döndürücü Brett Anderson ile dostlardır. İşte The Auteurs'u ve de yaptığı her işi sevmek için elimizdeki başka bir sebep daha!