john lennon ı öldüren şahsiyetin lennon ın evinin önünde beklerken okuduğu kitap..savunmasını da hep o kitaptan yapmış
kendini korumanın bir yolu olarak uzaklaşma/yabancılaşma...
Holden için kısır döngü... insan teması aramasına rağmen herkesden kendini uzaklaştırır...
holden caulfield gibi büyüyebilmek ve hayatı yeniden yaşamak isterdim. belki o zaman daha anlamlı olurdu...
yarına bitirmem gerekiyor bu kitabı ve daha 80 sayfa var ve benim uykum var :(
kardeşinin "bana sevdiğin tek bir şey söyle" sorusuna düzgün cevap veremeyecek kadar yalnız, phoebenin karşılıksız sevgisi karşısında göz yaşlarını tutamayacak kadar insan, sevgiyle nefret arasındaki ince çizgide yürümekten yorulmuş bir ana karaktere sahip olan roman. kimine göre başucu kitabı, kimine göre deli güncesi...
Holden Caulfield'i "en sevdiğiniz öykü karakteri" diye soran tüm profillere yazmışımdır. Öyle kalın 500 sayfadan oluşan bir kitap değildir. Ama tek başına bir bir kaç cilt ansiklopediye eşdeğerdir.
holden'la beraber bisürü şeyin farkına vardıımdan olsa gerek bni en çok etkileyen kitaptır.
mel gibson'ın komplo teorisinde sıklıkla geçen kitap.
unlu suikastcilerin hemen hemen hepsinin esyalari arasinda bulundugu soylenen kitap..
Akillara zarar bi kitap!Holden'da kendinizi buluyosunuz,lan bu cocuk benim lan diyosunuz,herkesle dalga gecen,dunyayi takmayan super bi karakter,milletin icinde okuyosaniz hareketlerinizden dolayi spastik damgasi yiyebilirsiniz.Ozellikle ergenlik caginda okuyan bi veledin bunyesinde kalici hasarlara yol acabilir.Ona kitaptan sonra olum senin bole bi cocuk olabilmen icin manyak zengin bi ailenin icinde olman lazim,ayrica bu tarz hikayeleri yasamak her ergenin hakki ama malesef etrafina bak,aklini basina devsir,derslerine calis,OSS'ye hazirlan,azina ettirme lenn!Yani ben kendi kendimi boyle teskin ettim,yeni yetme okuyuculara duyurulur...Ayrica bu kitabindan sonra Salinger'in Franny ve Zooey,Raise High The Roof Beam,Carpenters and Seymour An Introduction ve Nine Stories adli gudik kitaplarini aldim mal gibi daldim ama kusura bakmasin etti hayallerimin icine,neymisss adamin bi tane iyi romani var ama o da kendini affettiriyo,o yuzden kendisine kizgin deiliz.Ayrica burdan kendisinin % 99 escinsel bi abimiz olduguna ya da ergenlere takintili bi subyanci olduguna ya da gencliginde bu tarz seyleri yasamis ya da yasamayi hayal etmis olduguna inaniyoruz,kanit isteyenler icin okuldan oretmeninin evinde kaldigi geceki yeri okumalarini tavsiye ederim,oretmeniydi sanirim tam hatirlamiyorum ama kanepenin ustunde uyudugunu hatirliyorum,herifin karisi da vardi...Bi de kizlarla cok pis dalga geciyodu gerci romanda hocalarindan tut arkadaslarina kadar nefret etmedigi canli cansiz hic bisey kalmiyo ama kiz kardesi vardi sanirim,onu seviyodu,ona bi de plak almisti, hediye simdi adini hatirlamiyorum,psikiyatristte biten gercekten super bi cocugun bakisiyla dunya tasviri...Neyse spoil etmiyim,super bi kitap,seker portakalindaki( o meu pe de laranja lima ) zeze'den sonra beni en cok sen etkiledin len Holden...
rite of passage..
i can read it over and over again and everytime i'll be feeling something else..
"...her neyse, hep büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta -yetişkin hiç kimse, yani"- benden başka. ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. ne yapıyorum, uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum; nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum. bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. ben çavdar tarlasında çucukları yakalayan biri olmak isterdim. çılgın bir şey bu, biliyorum, ama ben yalnızca böyle biri olmak isterdim. biliyorum, bu çılgın birşey
ben de 35664 tane var. laf aramızda.
j.d. salinger bu romanı yazdıktan sonra artık edebiyat dünyasında kimsenin daha iyisini yazamayacağını düşünür ve ybu işleri bırakarak kayıplara karışır. amerikan medyası tarafından yıllarca aranır. en sonunda bulunur.
peki haklımıdır j.d. salinger? daha iyisi yok mudur? bu tartışılır. ama tartışılmaz bir gerçek var ki kendini arayıp da bu yolda kaybolan bir çok insanın rehberi olmuştur bu kitap. okuyan her insanın içinde bir holden caulfield yaratmıştır.
zürriyet:
"ankarada dehşet"
kurbanlarına asetat kalemi ve tıraş makinesi yollayan ve sonra onları hunharca (sol baldırına ok atarak) öldüren manyak yakalandı. evinde yapılan geniş çaplı aramada 22556 adet "catcher in the rye" adlı kitap bulundu ... araştırmalarını derinleştiren polis kitapların kapağının bu kitaba ait olduğunu içininse "falaka" adlı eserin sayfalarıyla dolu olduğunu görünce şaşkınlığını gizleyemediler... emniyet şimdi de cinayetlerle bağlantısı olabileceğini düşündüğü "ömer seyfettin" peşinde... sağlık testi için numune hastanesine getirilen katil zanlısı timofey pnin "la bebeler işinize bakın doğru düzgün okuyun şu kitabı" dedi...
Türkiyede, Gönülçelen adıyla da yayınlanmıştır.