yeni jenerasyonla aramızda farklılıklar mutlaka olacak ama bu müzikler yapıldığında henüz doğmamıştık..vede bunun farkına varabildik..er yada geç birgün glamle tanışacaklar sonra psy prograsif avant küfür ettikleri herşeyi dinleyecekler...sonra da kendilerine küfür edecekler :)
@yeşilim ölmesin kimse herkes yaşasın kazık çakacaz daha dünyaya :)
Andy Warhol 'un desteği sadece albüm kapaklarını tasarlayarak değil fabrikanın kapılarını sonuna kadar açarak verdiği New York doğumlu grup... bu kadar iyi bir grup daha olması için dua etmeye gidicem dağlara..
boş dinleme nolur iste seninde olur..
Muz deyince çoğumuzun aklına arsız şeyler geliyor. Ama maalesef çok ama çok az insan hatırlıyor muzun asıl önemini ; muzlu albümü. O muzlu albümün tecavüzüne uğrayan insanlardan biri olmak benim için büyük bir onur !..
1960'lı yılların Amerikası... Medyanın o inanılmaz gücü yeni yeni keşfediliyor. Rock daha körpe.. Rock adına yapılan işler ; sıkıcı , sıradan , karbon kopya. İşte tam o sırada , o sakinlikte tohumları atıldı The Velvet Underground 'ın.
Lou Reed ve John Cale'in topladığı grup , sonunda bir plak şirketine kapak attı. O sıralar Amerikan kültür-sanat dünyasının şekillendirici isimlerinden , çılgın dahi Andy Warhol ufak bir şartla tuttu ellerinden. Şart aslında grup için bir hediyeydi ; yapılacak albümde Warhol ' un oyuncularından , Alman güzel ( bence Tanrıça ) Nico ' da söyleyecekti. Nico ile kaydedilen albüme Andy Warhol unutulmaz bir kapak dizayn etti ; '' Muzlu Kapak '' .
Plak neredeyse hiç satmadı. Beklenen patlama gerçekleşemedi ... Zamanında ufak bir kitlenin dinlediği albüm , milyarlar satsa bu kadar etkili olmazdı herhalde! 1967 yılında çıkan bu albümü dinleyip , müziğe atılmayan insanlar bir elin parmaklarını geçmez ! David Bowie gibi nice eski toprak '' The Velvet Underground and Nico '' büyüsüyle başladı yola. Peki nerden geliyordu bu güç ?
The Velvet Underground ' dan önce yazılan şarkı sözleri , aptal aşk şarkılarıydı. Velvet ise uyuşturucu , seks , şiddet ve daha bir çok konuda harika sözler yazabilmiş , çitayı yükseltmişlerdi. Albümde üç şarkı söyleyen Nico , kendinden sonra gelecek '' goth '' seslere ninni söylüyordu sanki ! Solist Lou Reed , saykodelik performansıyla nasıl şarkı söylenir öğretti bizlere. İlginç gitarları , blues - country özlü sound'ıyla , farklı vokali ve sözleriyle belki de bir merdivenin ilk basamağıydı onlar !
Ama ihtiraslı bir gruptu The Velvet Underground. Nico , ki daha sonra hakkında uzun bir yazı yazacağım , Lou Reed ' in kıskançlığıyla kovuldu. Geri kalan üyelerin arasında pek iyi değildi hani ! Bu kıskanç duygularla 3 güzel albüm daha yaptılar ve dağıldı grup. John Cale solo devam etti. Lou Reed , David Bowie'nin yardımıyla star oldu...
Velvet dinleyen eskisi gibi olamaz , Velvet kalıcı izler bırakır. Kaotik dünya yanı başınızda , ruh dünyanızın kapısını açıp Velvet'i konuk etmenizin vakti geldi. Velvet 'in ruhunuza tecavüz etmesinin zamanı geldi , geç bile kaldınız.