negatif diyalektiğin kusursuz uygulayıcısı, frankfurt okulunun asabi delikanlısı. her ne kadar işine geldiği gibi yazmış ise de, öyle güzel yazmış ve öyle ince yorumlamıştır ki bir insanın böyle titiz bir zeka önünde eğilmemesi zordur.
Walter benjamin den edindiği bir alışkanlık vardır; nesneyi ışık içinde bırakmak, ancak huysuzdur birazcık, nesneyi tokatlar arada sırada kendini tutamayıp.
tüm çalışmaları birbirinden değerlidir. yazdığının yarısı kadar özeni bestelemeye vermiş olsa idi bir de kompozitör olacaktı. buna rağmen hiç te avam işi değildir kompozisyonları, gayet ince işlenmiştir.
özne - nesne ilişkisini dikkatlice irdelemiştir. geçmişin restorasyonuna kuşkulu bakmıştır; tam bir modern dir. Aydınlanmanın nasıl bir aydınlanma olduğu eleştirel düşüncesinde sorgulanır. eleştirinin de eleştirisi yapılmalıdır.
"etrafımızdaki nesneler brbirimize nasıl davrandığımızı da temsil eder" demiştir adorno. bu benjamin in ona mirasıdır.
Lyotard a göre ise adorno şeytandır, yaptığı şey pezevenkliktir.değerleri yerinden oynatmaktadır. en ağırın bedeli en alçakla, en alçak olanın bedeli en ağırla ödenmektedir adornonun felsefesinde.
ben yine de yargıyı size bırakıyorum adornodan son bir cümle alıntılıyarak :
"mitsel dünya bir yurt değil, kişinin kendi kimliği uğruna kurtulması gereken bir labirenttir: (Odessia için söyler) öznelliğin tarihöncesi dünyadan kaçışının aracı olarak serüvenleri meydana getiren, sıla hasretidir. Epiğin en temel paradoksu, vatan kavramının mitle karşı karşıya gelmesinde yatar; ki faşizm de miti vatan olarak sunma yanlışını yapar"