toplam 89 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | lvnntt |
| tuttum | eksik |
| tuttum | focariumfulcrum |
| tuttum | lukandiona |
| tuttum | poediac |
| tuttum | pepeleni |
| tuttum | magicmist |
| tuttum | n1ghtmare |
| tuttum | cileklimilka |
| tuttum | pembe ornitorenk |
| tuttum | remingtonSL3 |
| tuttum | honeymilk |
| tuttum | dogunev |
| tuttum | sakamakamadafaka |
| tuttum | cafeines |
| tuttum | lilacwine |
| tuttum | Engewal |
| tuttum | samcho2012 |
| tuttum | voodooygu |
| tuttum | geldigimyoldegilgibi |
~34 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »
oynak kelimelerin kral adamı 'parfümün dansı' yla beni dansa kaldıran adam..
kendimi tom robbins etiketiyle tanımladığım gibi onu da benimle tanımlayabilsem.
parfümün dansı-ağaçkakan-sıska bacaklar-siriustan gelen kurbağa okuduğum kitapları arasında harika bir yazar...
16-17 yaslarinda parfumun dansi'ni ilk okudugumda "cok guzel" bir seye taniklik ettigimi hissetmistim. halihazirdaki hayattan, gerceklerden, etraftaki her seyden bagimsiz olarak varolan; icimde bir yerlerde oldugunu bildigim, canliligiyla beni her zaman mutlu kilacak ve de her seye ragmen hayatin ne kadar guzel olabilecegini hatirlatacak "bir sey"'e. ne oldugunu bilmesem de, pratik hayatin siradanligiyla beraber (veya ona ragmen) varolabilecek boyle bir seyin, bir hal-i ahval'in varolusu hayata olan bakisimi derinden etkilemisti. o zaman cok sevmistim bunlari yazan adami. "tum kitaplarini okudum, tom robbins'i cok severim"'den bahsetmiyorum, bildigin sevmek; bir yakinini, babani, sevgilini sever gibi. o siralar kendisinin henuz bir kac kitabi turkceye cevrilmis oldugundan aralar vererek okurdum kitaplarini, yavas yavas, bitmesinler diye.
sonra aradan yillar gecti, ve ben nedense tom robbins'in yazdigi hic bir seyi okumadim, hem de bu sefer firsatim olmasina ragmen. o arada buyudum elbette ki, buyuyenlerin yasadigi iyi/kotu/guzel/cirkin seyleri herkes kadar yasayarak. yabanci bir cok duyguyla tanistim; kimini cok sevdigim, kiminden nefret ettigim. 2 hafta once skinny legs and all'u elime aldigimda, 17 yasinda parfumun dansi'ni bitirdikten sonra aptallasmis bir sekilde etrafina bakan tipten oldukca farkliydim yani. daha iyi veya daha kotu, daha mutlu veya daha mutsuz degil, sadece "daha farkli".
ve skinny legs and all'u, yeniden tom robbins tarafindan yazilmis bir seyi okurken, aynen 17 yasindayken hissettigim duygulara bogulurken buldum kendimi. daha basit, daha temel, daha saf olamayacagini bildigim duygulara. mevsimin ilkbahar, havanin gunesli, insanlarin sen sakrak oldugu uzak bir ulkeyi hatirlatan tanidik duygulara. aradan yillar gecmis olmasina, ben degismis olmama ragmen "o sey" tum canliligiyla oradaydi hala. gecen onca zamana ragmen varligini aynen muhafaza etmeyi basarmisti. tipki kipkirmizi bir pancar gibi.
sonra bu adami neden bu kadar cok sevdigimi hatirladim...
"o yer icinde bir yerlerde" demisti tom robbins, "oraya gitmekten cekinme". hayalci olarak, cocuksu olarak, ucari olarak hayati ciddiye al. icindeki o saf seye saril. yasadigin dunya seni ondan ne kadar uzaklastirmaya calisirsa calissin, onu elinden geldigince taze tutmaya bak. cunku her sey geride kaldiginda, varolusunun ozunde onu bulacaksin.
dunya hic bir zaman kusursuz bir yer olmayacak. biz hic bir zaman kusursuz olmayacagiz. dusecegiz, kalkacagiz, egilip bukulecegiz, gulecegiz, sasiracagiz. ama her ne olursa olsun, her ne yasanirsa yasansin, o hep orada olacak ve eger sen istersen, onu her zaman biraktigin yerde bulacaksin. taptaze, kipkirmizi.
ve o her seyi daha guzel kilacak.
kimbilir hem birazcik sansliysak, belki de en az bir tom robbins kitabi kadar guzel.
Douglas Adams okumuş biri için sadece Amerikan versiyonu çekilmiş dizi kıvamındadır.
"villa incognito" kitabi turkceye cevrilmiş, "villa meçhul" adı ile, yine ayrıntı'dan çıktı.. hemen alıp okumam lazım :D
tom robbins miydi tim robbins mi
tim robbins mi tom robbins mi
tim tom tom tom tim
bi de robin williams la robbie williams var
keşke bu kadar yaşlı olmasa da çk çk çk daha fazla kitap yazabilse..
türkçeye çevrilmemiş halen 3 kitabı olduğundan, "bu adamın nasıl okumadığım bir cümlesi kalır" histerisine kapılmış olanlar, "even cowgirls get the blues" u gus van sant'ın harika yönetmenliğinde çevirdiği film versiyonunu izleyerek kompanse edebilir..
Güzergahı belirsiz yüce kainatım korusun Robbins'imi romanlarını film prodüksiyon şirketlerine satma gafletinden, ve yesin ki litrelerce yoğurt, arzı talebi belirsiz kainatım almasın onu benden bir ömür daha.
deli olabilirim... ama bu dünyanın bokunu öbür dünyanın kevserlerine bin kere tercih ederim...
"fasulye konservesi, vibratör ve tatlı kaşığı aralarına muhabbet etmektedir.fasulye konservesi "ev sahibi bizi konuşurken görmesin, insanlar mucizeler karşısında kendilerini kaybeder. 2000 yıl önce bir mucize gerçekleşti ve insanlar hala kendine gelemedi...bakirenin biri çocuk doğurduğunda" ... " -(sıska bacaklardan)
kendisi dahil herşeyle inceden inceye dalga geçen karaketerlerin olduğu,suratınızda gülümsemeyle karışık bir hayret ifadesi oluşmasını sağlayan kitapların yazarı...
tıkanan ilişkiler,yaşanan depresif ruh halleri,sığınılan binbir deniz fenersiz,kayalıklı liman...düşgücüne sığının...uçurumun kenarındaki en sağlam dal parçası o çünkü, uçurumdan aşağı gitmesin aşk...