herkes olumsuz şeyler yazmış ama...
gece tek başınıza eve dönerken bile sorun yaşamazsınız. her yere yakındır. taksi bulamazsanız bile yürümek de bir alternatiftir. kısmen komşuluk ilişkilerinin devam ettiği, halen mahalle havasının hakim olduğu bir yerdir.
tüm sıkıntılarınızdan ara sokaklarında dolaşırken kurtulursunuz. meydandaki çiçekçinin dışarı çıkardığı çiçekleri görmek içinizi açar. onun önünde duran köpekler havlasa bile korkmazsınız. bilirsiniz onlar mahallenizin köpekleridir. evet maalesef pahallı bir yerdir. otopark sorunu ise ciddi boyutlardadır. ama tüm bunlara değer orada yaşamak.
topağacı korkunç bir yerdir. klostofobi hissi yaratan bir sıkışmışık, ve birbiri üstüne yığılmışlık vardır (apartmanlar ve arabalar) ıhlamur yokuşundan küçüklüğümden beri korkmuşumdur. nişantaşına giden yolların güzelliği akıllara durgunluk verici: a) topağacı kabusu, b. teneke mahallesi varoşları, c. kızılay semi-varoş perişanlığı. seç beğen al.
hayatımın yarısını sızlana sızlana topağacı yokuşunda tükettim. günün her saati mi trafik olur, topağacı'nın sonunda manhattan mı var, niye herkes burada, nasıl bir insan yolu otopark gibi kullanır gibi sorular aklıma çok geldi. bir sigara yaktım, geçti.