1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

toplum gönüllüleri vakfı ile ilgiliyim diyenler

toplam 9 kişi bulundu. 9 adedi gösteriliyor.


toplum gönüllüleri vakfı hakkında toplum gönüllüleri vakfı

~8 ahkam var.

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    toplumca gönüllüyüz e o zaman neden bi vakıf kurmuyoruz...

    harmanimm   31 Ağustos 2007 15:51   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yazıda alıntılar vardır..bilginize...

    tantanaci   30 Ağustos 2007 17:08   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Sivil Toplum Kuruluşları (STK)/ ya da aynı anlamda olmak üzere Sivil Toplum Örgütleri(STÖ) gerçekliği ve kavramı, burjuvazinin yükselen değerleri arasında. 1970’lerde beliren, 1980’li yıllarda piyasaya sürülen STK’lar kavramı, özellikle 1990’lar sonrasında yerleşti ve hatta burjuva ideolojisinin hegemonya mücadelesinin önemli unsurlarından biri oldu. Güya devletten ve hükümetlerden bağımsız kuruluşlar; Kızılay’dan tutalım da TÜSİAD’a, futbol kulüplerinden tutalım da Helsinki Yurttaşlar Derneğine, yöre derneklerinden envai çeşit Atatürkçü derneklere insan hakları örgütleri, çevreci örgütler, dini vakıflar, İslamcıların MÜSİAD’ı, ASAM (Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi), Genelkurmay güdümlü SAREM (Stratejik Araştırma ve Etüt Merkezi), TESEV, Soros’un ATE’si (Açık Toplum Enstitüsü), AB güdümlü İKV (İktisadi Kalkınma Vakfı) vb. Burjuvaziye göre bütün bunlar, sivil toplum kuruluşlarıydı. Burjuva devletler ve hükümetler de böyle kabul ediyorlardı. 1970’ler sonrasında, özellikle de '89/'91 sonrası süreçte emperyalist küreselleşme daha güçlü bir gelişme yaşadı. Emperyalist küreselleşmenin (uluslararasılaşmanın) temelinde yatan olgu, üretimin ve sermayenin daha hızlı yoğunlaşarak merkezileşmemesi olgusudur. Bu olgu, uluslararası tekellerin emperyalizmin temel yönetici gücü haline gelmesini sağlamıştır. Günümüz emperyalist tekelci kapitalizmin öncü gücü, temel yönetici dinamiği uluslararası tekellerdir (ÇU.’lar). Emperyalist küreselleşme sürecinin bu yeni düzeyinde kapitalist dünya ekonomisi yapısal bir değişiklik geçirmiş; uluslararası kapitalist iş bölüşümü, kapitalist metropol ve bağımlı periferi yeniden yapılanmıştır. Bu gelişmenin özü, özeti şudur: Dünya ekonomileri, uluslararası kapitalist Pazar için üretmektedir.

    Emperyalist tekeller, uluslararası pazarı temel almaktadır. Artı
    değerin üretimi, karın, faizin, rantın bölüşümü dünya pazarı ekseni temel alınarak gerçekleşmektedir.

    Bu yeniden yapılanma sürecinde başta burjuva devlet olmak üzere tüm üst yapı kurumları, yeni dönemin gereksinmelerine yanıt verecek tarzda yeniden yapılanarak yenilenmiştir; bu süreç devam etmektedir.

    İşte merkezinde emperyalist uluslararası tekellerin bulunduğu bu ekonomik, politik, toplumsal yeniden yapılanmanın gereksinmelerini karşılamanın bir ürünü, bir aracı olarak STK’lar öne sürülmüş, etkinleştirilmeye çalışılmıştır. Uluslararası emperyalist burjuvazinin ve yerel işbirlikçi burjuvazilerin genel, bölgesel ve yerel çıkarlarına bağımlı bir sivil toplumcu burjuva akım ve STK’lar anlayışı ve örgütlenmesi teşvik edilerek küresel çapta etkin ve yaygın bir STK’lar ahtapotu yaratılmıştır.

    STK’lar, burjuvazinin ve burjuva devletin yeni tipte ideolojik aygıtlarıdır. Emekçi sınıf ve tabakaları denetleme ve yönetmenin araçlarından birisidir. Sistemin yeni koruganlarından birisidir.

    Burjuvazinin yeni tipte mücadele aracıdır. “Toplumsal rıza” üretiminin çok etkili bir aracıdır. Yenilmiş emekçi sınıfları ve öncülerini yeni bir araçla asimile etme yöntemidir. Ayılmadan sarhoş tutma, sahte liberal ve reformcu burjuva iksirle gönüllü itikadı üretme aracıdır. Emperyalist burjuvaların, burjuva devletlerin, ÇU.’ların kendi hedef ve amaçlarına bağlı olarak yeni türde “kamuoyunu” oluşturma, kendi halklarını bu temelde hazırlama ve yönlendirme aracıdır.

    Özellikle de “sol” maskeyle ortaya çıkan ve kendilerini STK olarak tanımlayan burjuva örgütler ve sosyal reformist örgütler, ilerici kitleler nezdinde ve ilerici aydınlar kuşağı üzerinde daha yıkıcı ve gerici bir rol oynadılar, oynamaktadırlar. Burjuva terörle yok edilemeyen işçi sendikaları, insan hakları örgütleri, çevreci örgütler ve aydınlar; anti faşist, anti emperyalist kuruluşlar “demokratikleşme”, “sivilleşme”, “devletin küçültülüp sivil toplum alanının genişletilmesi” demagojisi ve baskısıyla STK’lara dahil edildi, edilmeye çalışıldı. Bu çevrelerin kendilerini STK olarak tarif etmesine, STK’lara özgü pasifist, apolitik, teslimiyetçi, emperyalist küreselleşmeci ideolojik hegemonyanın üretilmesine aracılık yapacak bir rıza üretimine çekilmesine özel bir önem verildi. Bunda da bir hayli yol alındı.
    STK’lar, uluslararası tekeller, emperyalist devletler ve birlikler ve işbirlikçi devletler,AB, BM, DB, Soroslar vs. tarafından geniş çaplı finanse edilmektedir. STK’ların Dolarla, Avroyla, Yenle; trilyonluk fonlarla finanse edilmesi kimin hizmetinde olduklarını göstermektedir. Bunlar kimi zaman araştırma-inceleme kurumları, kamuoyu yoklamaları yapan kurumlar, kimi zaman “insani yardım” kuruluşları ve “insan hakları” ve “yoksullukla mücadele” kurumları, kimi zaman bilimsel, akademik, politik kurum ve kuruluşlar olarak ortaya çıkabilmektedir. Ama hangi kamuflaj giysisiyle ortaya çıkarsa çıksın, doğrudan ya da dolaylı olarak bir veya birkaç uluslararası tekelin, emperyalist devletin, kapitalist rekabet odaklarının, istihbarat örgütlerinin hizmetindedirler. Kimi kurumlar, aydınlar işin bilincinde olmayarak ya da bilincinde oldukları halde rahat çalışma koşulları elde edebildikleri için bu çarkın içerisine girebilmektedir.

    Ama burada da belirleyici olan iyi niyetler değil, aksine nesnel duruşlardır; eylemin içeriğidir; eylemleriyle kime hizmet ettikleridir. Ne de olsa, “at sahibine göre kişner.”The NewYork Times’in, Newsweek’in, DB rakamlarına dayanarak yaptıkları açıklamalara göre, 1994 yılında “gelişmekte olan ülkelere yapılan yabancı yardımlarının % 12’si STK’lar aracılığıyla” dağıtılmıştır. Sözde “Kar Amaçlı Olmayan Sektörler Projesi”ni yaşama geçirmekle mükellef olan STK’ların 37 ülkede 2002 yılındaki toplam giderleri “1,6 trilyon dolar”mış. Üstelik bu örgütleri denetleyecek herhangi ciddi bir mekanizma da bulunmamaktadır. Newsweek’in saptamasına göre, eğer bu kurumlar bir devlet örgütü olsaydı, dünyanın be.inci büyük ekonomik gücünü oluşturacaktı. The New York Times’in bu örgütlerin, STK’ların rüşvet ve yolsuzluğun, yozlaşmanın batağına saplanmış olduğunu, paraların ne kadarının yoksullara gittiğinin belli olmadığı açıklaması, “Yoksa Afrika’daki STÖ’ler, yeni sömürgeciler mi olma yolunda?” sorusu dikkat çekicidir.

    Eveeeet stk ve stö’leri kısaca konjüktürel anlamda ele aldıktan sonra yavaş yavaş özele inmek istiyorum…sizlerinde bildiği gibi toplum gönüllüleri vakfının oturduğu temel proje üretmek üzerine kuruludur.üyeler anahtar eğitimleri ve benzeri eğitimlerle donatılarak proje üretmek üretmek için günlerce düşünen cengaverler haline getirilir.pekiiiiiii sonra ne olur bu üretilen projeler?nereye gönderilir?neden hayata geçirilmesine izin verilir?aslında bunları yukarda belirttim ama biraz farklı bi yerden bakarak özet geçeyim.

    Şimdi bilindiği gibi TOG ab destekli bir örgütlenmedir.üretilen projeler AB uyum normları çercevesinde olmalıdır ki bu projeler onaylansın.evet onaylansın.peki sorarım bu onaylanma sonrasında AB tarafından proje üreticisi kuruma hibe edilen para nereye gitmektedir?kimlerin kasalarını doldurmaktadır?

    Sırada esas konumuz olan ÇOCUKLAR var.çalışan çocuklar,kimsesiz çocuklar,dövülen çocuklar,fuhuş sektöründe çalıştırılan çocuklar…ilk başta bir alıntı yapmak istiyorum:"Bir dizi AB ülkesinde kabul edilemez boyutlarda çocuk emeği sömürüsünün varlığına dikkat çekiliyor. Çok hafif bir düşüş eğilimine rağmen Portekiz'de turizm, tekstil ve inşaat sektörlerinde istihdam edilen pek çok çocuk günde 10 ila 14 saat çalıştırılmakta. Bu çocuklar, genellikle kaçak iş yerlerinde çalıştırılıyor ve yaşları büyüdükçe çok kolay ve sorunsuz bir şekilde işten çıkarılabiliyor. Çocukların bazıları işe sabah saat 07.00 de başlayıp, gece 11.00 e kadar çalışmak zorunda. Ayrıca, bu çocuklardan bazılarının işverenleri tarafından (kötü amaçla) kullanıldığına ve çocukların ciddi düzeyde fiziksel ve psikolojik zarar gördüğüne ilişkin çeşitli raporlar bulunuyor. İngiltere'de son 10 yılda yapılan bir çok araştırma, 13-15 yaş arasında ve çalışmakta olan çocukların %40'ının kayıt dışı sektörlerde ve part-time olarak istihdam edildiğini ortaya koyuyor. İngiltere'nin kuzey doğusunda Low Pay Unit isimli birim tarafından yapılan bir başka araştırmaya göre, çalışan çocukların %44'ü iş başında kaza geçirmiş ve bu çocukların dörtte biri 13 yaşın altında. Ayrıca, yine İngiltere'de evsiz çocuklar arasında fuhuş olgusu oldukça yaygın...

    ...köle işçilik sorunu bugün Avrupa'nın kapısına da dayanmış bulunuyor. Almanya'da bazı hapishanelerde mahkumlar, özel sektör tarafından, rızaları alınmaksızın, sosyal güvenceden mahrum ve piyasa ücretlerinin sadece %5'i kadar bir ücret karşılığında çalıştırılıyor. Yunanistan Hükümeti, kısa süre önce, denizciler tarafından başlatılan grevi sonlandırmak için olağanüstü hal yasası çıkardı. Bu yasayı rağmen işe dönmeyi reddedenler hakkında idari kovuşturma başlatıldı ve bu kişiler hapis veya para cezasına mahkum edildi. Tüm bunların ötesinde ve bütün AB ülkeleri için geçerli olan en kötü uygulama ise kadınlar ve kız çocukların fahişelik yapmaya zorlanması olgusu. Raporun yazarı Collin Harker, her ne kadar bütün AB ülkeleri 8 temel ILO sözleşmesini ülke yasalarına geçirmiş olsalar da , nitelikli bir hukuk sistemine sahip olan Avrupa ile, kadınlara ayrımcılık yapılan, çocukların emeğinin sömürüldüğü ve mahkumların zorla çalıştırıldığı Avrupa arasında çok ciddi farklılıklar olduğunu belirtiyor."

    (ICFTU; Circular Letter on the New Report, 24th July 2002- Aktaran Anti-Mai Çalışma Grubu, "AB Dosyası" , www.antimai.org )

    Yani bunlar ne demek?yurt ziyaretlerinde,çocuklara yönelik düzenlenen eğlencelerde ve benzeri aktivitelerde yapılan duygusal mastürbasyondan başka bir şey değildir.bunlar sadece ve sadece gönüllülerin gazını almak için düzenlenen senaryolardır.çünkü o çocuklar çalıştırılması TOG destekcisi AB ve onun paralelindeki uluslar arası şirketlerle onların dünya pazarında sac ayağını oluşturun çok uluslu şirketler ve asyanın kağıttan kaplanlarıdır.ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER neden geri kalmış ve gelişmekte olan dünya ülkelerine yatırım yapar destekler?bunun sebebi bu ülkerlde sigortasız işçi çalıştırmak,çocuk işçi çalıştırmak,çok düşük maaşla ve uzun çalışma saatleriyle kadın işçi çalıştırmak mümkündür.

    Üretilen projelerde çocukların güldüğünü görerek,onların başını okşayarak sevgilerini kazanmak ego tatmininden öteye gitmez.çünkü sizin karşı olduğunuz olguları yaratanlar sizin bulunduğunuz kurumları destekleyen güçlerdir.ve sizler farkında olarak veya olmayarak bu iğrenç oyuna alet edilmektesiniz.evet bir çocuğu mutlu etmek oldukça gurur verici bir durumdur.ama hem çocukları mutlu edip hem de çocukların mutsuz olmasını sağlayan zihniyete destek olmak çok çok büyük bir çelişkidir.

    Gelelim TOG’da siyaset yok yapılamaz anlayışına.bu ne yaman çelişkidir.burda siyaset yok siyasetin en yüzsüz olanıdır.çünkü siyaset yapılamaz demek APOLİTİZASYONUN söylemidir.yani siyaset yok demek eşittir apolitize siyasetidir.ayrıca AB’yi desteklemek de bir siyasettir.çünkü bu kurum siyasi bir kurumdur bütün kurumların olduğu gibi.bence burada siyaset yok demek yerinde evet siyaset var ama teslimiyetçi zihniyetin,kapital sermayenin,sömürü oyunlarının,egemen güçlerin yarattığı desteklediği siyasetler var…

    Şimdilik söylemek istediklerim bu kadar.umarım doğru anlaşılırım.umarım beni anlamak için çaba gösterirsiniz.ön yargıyla yaklaşmazsınız.çünkü önyargı insanlığın önündeki en önemli tehlikelerden biri olmuştur…unutmayın ki dereyi kurutmadan sivrisinekten kurtulamazsınız….

    SAYGILAR:eski bir gönüllü

    tantanaci   30 Ağustos 2007 17:06   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    genciz, degerliyiz, degerli oldugunuzun farkındayız, gelecegiz, sosyal sorumlulugumuzun farkındayız, farkındalık yaratıyoruz ,söz sahibi biziz, kimse bize istemedigimiz şeyi dayatamaz , görsenizde görmesenizde heryerdeyiz, bizi bulun :)

    icebabe   07 Mart 2007 12:40   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    heeeyyy millet uyumayın insanlara yardım etmek dururken boş işlerle uğraşmayın,hiç şuana kadar bayramda bi huzurevine veya kimsesiz çocuklar yurduna gittinizmi?belki sizin için ufak bişiy ama onlar için emin olun dünyalara değer...

    muraats   10 Aralık 2006 15:09   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Görme Engelliler için Sesli Kütüphane Projesi, Osmangazi Üniversitesi
    Kardeş Umutlar Projesi, Ege Üniversitesi
    Gönüllü Eğitim Projesi, Dokuz Eylül Üniversitesi
    Gönüllü Eğitim Projesi, Ege Üniversitesi
    Tıp Fakültesi Çocuk Ziyaretleri Projesi, Osmangazi Üniversitesi
    Suphan İlköğretim Okulu Eğitime Destek Projesi, Yüzünci Yıl Üniversitesi
    Çocuk Esirgeme Kurumu Sevgi Ziyaretleri Projesi, Yüzüncü Yıl Üniversitesi
    Kültür Karıncaları, Marmara Üniversitesi
    Huzurevi Ziyaretleri Projesi, Trakya Üniversitesi
    Şirindere Projesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi
    Onkoloji Sevgi Ziyaretleri Projesi, Uludağ Üniversitesi
    Ünlü Gönüllülerle Söyleşi, Marmara Üniversitesi
    Ayazma Eğitime Destek Projesi, Marmara Üniversitesi
    Gönüllü Eğitim Projesi, Ege Üniversitesi (2003 - 2004)
    Elma Şekeri Projesi Dokuz Eylül Üniversitesi Toplum Gönüllüleri Topluluğu
    Gönüllü Eğitim Projesi, Ege Üniversitesi (2004 - 2005)
    Karabük Toplum Gönüllüleri Gülen Yüzler Projesi
    Onkoloji Sevgi Ziyaretleri Projesi (2003 - 2004), Uludağ Üniversitesi Toplum Gönüllüleri Topluluğu
    Onkoloji Sevgi Ziyaretleri Projesi (2004 - 2005), Uludağ Üniversitesi Toplum Gönüllüleri Topluluğu
    Haydi Okula Projesi, Çankaya Üniversitesi Toplumsal Dayanışma Topluluğu
    Sokak Lambası Projesi
    Şentepe Genç Bakış Projesi
    Üniversite Personeline Destek Projesi

    gvrcnboku   10 Aralık 2006 14:23   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Demokrasi ve Haklarımız Projesi’nin amacı üniversite öğrencilerinin demokrasi, haklar, kültürel farklılıklara saygı ve adalete erişim mekanizmaları ile ilgili bilinçlenmeleri yoluyla kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak. 14 ay sürecek olan proje, bu gelişimi gerçekleştirme yolunda eğitmen eğitimi ve gönüllü eğitimi programları oluşturmak, küçük çaplı bir demokrasi ve haklar taraması, eğitim kitapçıkları ve demokrasi oyunu tasarımını içeriyor. Geliştirilen eğitim programı Toplum Gönüllüleri eğitim programları arasına girecek. Demokrasi oyunu gençlerin eğitime destek projelerinde demokrasi ve haklarla ilgili kavramların öğrenilmesi için kullanılacak.

    gvrcnboku   10 Aralık 2006 14:22   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Toplumsal barış, dayanışma ve değişimin gençlerin öncülüğünde gerçekleşeceğine, bu değişimin yetişkinlerce desteklenerek güçleneceğine inanıyoruz.

    Gençlerde sosyal sorumluluk konusunda farkındalık yaratan ve gençleri sosyal hizmet projeleri üretimine yönlendiren çalışmalarla misyonumuzu gerçekleştirmek istiyoruz.

    Bu yolda, özgüven sahibi, duyarlı bir gençliğin gelişimine katkıda bulunmak istiyoruz.

    Gençlerin öncülüğünde gerçekleşmesini istediğimiz değişime kendimizden başladık. Yönetim Kurulu’ndan Etik Kurul’a, Gençlik Konseyi’nden gerçekleştirilen tüm projelere, gençler ve yetişkinler yan yana çalışıyoruz.

    Gençleri mesleğe ve hayata hazırlayacak donanımları oluşturmak için varız.

    Gençlerin kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak için rehberlik ve danışmanlık hizmeti sunmak için varız.

    “Arkadaşlık ve üretim” kavramlarını yan yana koyarak sosyalleşmeye olanak tanımak, üniversiteler ve kültürler arası kaynaşmayı sağlamak için varız.

    Yurtiçinde üniversiteler arası Gençlik Konseyleri gerçekleştirmek için varız.

    Diğer sivil toplum kuruluşlarının sosyal sorumluluk programlarına katılımı sağlayarak, bu kuruluşlarla ortak çalışmalar yapmak için varız.

    Biz yolculuğumuza başladık. İnandığımız değerlerimiz, sahip çıktığımız ilkelerimiz yolumuzu aydınlatıyor, hızla yol alıyoruz. Bu yolculukta sizleri de tanımak, aramızda görmek istiyoruz.

    Varız, çünkü eleştirmek değil, değiştirmek istiyoruz

    www.tog.org.tr

    gvrcnboku   10 Aralık 2006 14:18   aferim     (1 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :gvrcnboku

bu etiketi açan kişi(?) : gvrcnboku

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.