1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

tutunamayanlar beni tanımlar diyenler

toplam 504 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.

tutunamayanlar hakkında tutunamayanlar

~229 ahkam var. 1 2 3 ... 12 önceki sayfa »

    selim ışık ı, turgutu anladım ama en çok da olrici sevdim neden mi çünkü aslında o yoktu ama vardı belki de hepsi için geçerliydi bu kitabı okurken ilk kez kendime dokundum

    maleseff   11 Haziran 2009 19:43   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    mükemmel bir kitap her sözcük bende işte kitap budur ya dedirtti.bitmesi beni üzen ender kitaplardan.okumamak bir eksikliktir bu kitabı...

    jasminus   10 Nisan 2009 20:40   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ‘yalnız bir korku kaldı kuşkuyla karışık;
    sonunda kötü bir şey oldu korkusuyla yaşadı
    selim işık
    her olayı.eski bir yara izi içinde sızladı,her eğilişinde
    insanlara.dünyaya bir daha gelişinde
    çocuk ve korkusuz yaşamak isterdi sürekli.
    büyümek,yalnız tutunanlara gerekli.
    ikinci gelişinde çırıl çıplak dolaşacak.
    kelimenin bütün anlamıyla çırıl çıplak.’
    (...)
    ‘selim ışık,dünü,bugünü,yarını
    işte bu ortam içinde öldürdü.
    eksiklik duygusunun acısıyla güldürdü
    ucuz düşüncelerindeki ucuz düzen,ucuz romanların
    ucuz yaşantısı
    ucuz huysuzlukların ucuz saplantısı
    ucuz ucuz ucuz ucuzdu.
    dalgın,sinirli,suskun,huysuzdu.’

    linger   09 Nisan 2009 10:00   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    Kitabı Cuma günü aldım.Bugün bütün gün elektrikler yoktu.Ara ara okudum,ara ara bir sigara yaktım,bazen sigaramı unuttum,kalktım bir kahve daha hazırladım.Bir ara penceremden geçen martıları videoya aldım,sonra tekrar okudum,sonra bir ara terası yıkadım,sonra tekrar kitabı aldım elime,devam ettim.Elektrikler geldi sonra,emaillerimi filan kontrol ettim,pazar banyosu,tırnak kesme,oje temizleme derken,tv'yi açtım haberleri izledim.Uyumadan tekrar alacağım kitabı elime ve devam edeceğim.

    felinegirl   05 Nisan 2009 20:52   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    tutnmaya çalışmadğm gerçektir

    alsana azaz   15 Mart 2009 23:40   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    insanı sarsan derin düşüncelere kapılmasına neden olan, kendinden bi parça bulunan oğuz atayıon kitabı

    bas ucu kitabım desem daha doğru olur

    lateksim   14 Mart 2009 22:43   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Tutunamayan (disconnectus erectus): Beceriksiz ve korkak bir hayvandır.

    İnsan boyunda olanları bile vardır. İlk bakışta, dış görünüşüyle, insana benzer.
    Yalnız, pençeleri ve özellikle tırnakları çok zayıftır. Dik arazide, yokuş
    yukarı hiç tutunamaz. Yokuş aşağı, kayarak iner. (Bu arada sık sık düşer).
    Tüyleri yok denecek kadar azdır. Gözleri çok büyük olmakla birlikte, görme
    duygusu zayıftır. Bu nedenle tehlikeyi uzaktan göremez.

    Erkekleri, yalnız bırakıldıkları zaman acıklı sesler çıkarırlar.Dişilerini
    de aynı sesle çağırırlar. Genellikle başka hayvanların yuvalarında (onlar
    dayanabildikleri sürece) barınırlar. ya da terkedilmiş yuvalarda yaşarlar.
    Belirli bir aile düzenleri yoktur. Doğumdan sonra ana, baba ve yavrular ayrı
    yerlere giderler. Toplu olarak yaşamayı da bilmezler ve dış tehlikelere karşı
    birleştikleri görülmemiştir. Belirli bir beslenme düzenleri de yoktur. Başka
    hayvanlarla birlikte yaşarken onların getirdikleri yiyeceklerle geçinirler.
    Kendi başlarına kaldıkları zaman genellikle yemek yemeyi unuturlar. Bütün
    huyları taklit esasına dayandığı için, başka hayvanların yemek yediğini
    görmezlerse, acıktıklarını anlamazlar. (Bu sırada çok zayıf düştükleri için
    avlanmaları tavsiye edilmez).

    İçgüdüleri tam gelişmemiştir. Kendilerini korumayı bilmezler. Fakat -gene
    taklitçilikleri nedeniyle- başka hayvanların dövüşmesine özenerek kavgaya
    girdikleri olur. Şimdiye kadar hiçbir tutunamayanın bir kavgada başka bir
    hayvanı yendiği görülmemiştir. Bununla birlikte, hafızaları da zayıf olduğu
    için, sık sık kavga ettikleri, bazı tabiat bilginlerince gözlemlenmiştir.
    (Aynı bilginler, kavgacı tutunamaynların sayısının gittikçe azaldığını
    söylemektedirler).

    Din kitapları, bu hayvanları yemeyi yasaklamışsa da gizli olarak
    avlanmakta ve etleri kaçak olarak satılmaktadır. Tutunamayanları avlamak çok
    kolaydır. Anlayışlı bakışlarla süzerseniz hemen yaklaşırlar size. Ondan sonra
    tutup öldürmek işten bile değildir. İnsanlara zararlı bazı mikroplar
    taşıdıkları tespit edildiğinden, belediye sağlık müdürlüğü de tutunamayan
    kesimini yasak etmiştir. Yemekten sonra insanlarda görülen durgunluk, hafif
    sıkıntı, sebebi bilinmeyen vicdan azabı ve hiç yoktan kendini suçlama gibi
    duygulara sebep oldukları, hekimlerce ileri sürülmektedir. Fakat aynı
    hekimler, tutunamayanların bu mikropları, kasaplık hayvanlara da
    bulaştırdıklarını ve bu sıkıntılardan kurtulmanın ancak et yemekten
    vazgeçmekle sağlanabileceğini söylemektedirler.

    Hayvan terbiyecileri de tutunamayanlarla uzun süre uğraşmış ve bunları
    sirklerde çalıştırmak istemişlerdir. Fakat bu hayvanların, beceriksizlikleri
    nedeniyle hiçbir hüner öğrenemediklerini görünce vazgeçmişlerdir. Ayrıca
    birkaç sirkte halkın karşısına çıkarılan tutunamayanlar, onları güldürmek
    yerine mahzun etmişlerdir. (Halk gişelere saldırarak parasını geri
    istemiştir).

    Filden sonra, din duygusu en kuvvetli hayvan olarak bilinir. Öldükten
    sonra cennete gideceği bazı yazarlarca ileri sürülmektedir. Fakat toplu, ya da
    tek gittikleri her yerde hadise çıkardıkları için, bunun pek mümkün olmayacağı
    sanılmaktadır.

    Başları daima öne eğik gezdikleri için, çeşitli engellere takılırlar ve
    her tarafları yara bere içinde kalır. Onları bu durumda gören bazı yufka
    yürekli insanlar, tutunamayanları ev hayvanı olarak beslemeyi denemişlerdir.
    Fakat insanlar arasında barınmaları -ev düzenine uyamamaları nedeniyle- çok
    zor olmaktadır. Beklenmedik zamanlarda sahiplerine saldırmakta ve evden
    kovulunca da bir türlü gitmeyi bilmemektedirler. Evin kapısında günlerce,
    acıklı sesleriyle bağırarak ev sahibini canından bezdirmektedirler. (Bir
    keresinde, ev sahibi dayanamayıp kaçmışsa da, tutunamayan, sahibini
    kovalayarak, gittiği yerde de ona rahat vermemiştir).

    Şehirlere yakın yerlerde yaşadıkları için, onları şehrin içinde, çitle
    çevrili ve yalnız tutunamayanlara mahsus bir parkta tutarak, sayılarının
    azalmasını önlemeyi düşünmenin zamanı artık gelmiştir.

    claimed to be   14 Mart 2009 22:40   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    "Ben Karagöz filan değilim. Herkes birikmiş bizi seyrediyor. Dağılın! Kukla oynatmıyoruz burada. Acı çekiyoruz. Kapı kapı dolaşıp dileniyoruz. Son kapıya geldik. İnsaf sahiplerine sesleniyoruz. Ey insaf sahipleri! Ben ve Olric sizleri sarsmaya geldik!"

    precious illusions   09 Mart 2009 13:22   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    ''bat dünya bat''

    tenebristpoetess   22 Şubat 2009 02:48   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    herkesin tuttuğu kendine... olay bundan ibaret..

    trustintrust   15 Şubat 2009 02:20   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    bi'kerem o adam -oğuz atay- gülümsemeyi bilirdi ışıl ışıl. ironi sözcüğü, melankoli'den daha baskındır tutunamayanlar'da.
    yani ki, suskun değil; "atonâl".

    tugrul tuzcuoglu   15 Şubat 2009 02:03   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    tutunsalar da kurtulsak

    divine   10 Şubat 2009 16:28   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ben iç dönyama dönüyom. orada hayal kırıklığına yer yok..
    sayfa 425

    o1haymatlos   04 Şubat 2009 21:15   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    louthious nereye tutunalım yaa?

    fuck ı felan bırak şimdi nereye tutunalım biri bizi tutsun ya=/

    It Girl   26 Ocak 2009 13:43   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    eger bir tutunansanız bu kitaptan hiç bir şey anlamazsınız. peki ya turgutsanız ya da selim ya da herhangi bir tutunamayan. tutunamayan olmanın özü de bu değil mi? kimse ya da hepsi? ne farkeder olric? turgut olmak ya da selim olmak aynı derecede kutsal değil mi? turgutu özlerken selim, selimi özlerken turgut ve yine turgut selimi anlatmaya çalışırken aynı acıyı aynı gururu yaşamadılar mı? aslında bu kitabı okurken yıllardır içimize akan gözyaşlarımızın varlığımızın inkarına neden olduğunun farkına varacaksınız.

    kafa güzelken bu kadar yazılır bu kitap için.

    3nokta14   27 Aralık 2008 14:32   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    bi tutunamamissiniz belli

    phenom   19 Aralık 2008 13:02   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    hayat söyle
    seni nerenden tutayım.

    gold desert eagle   06 Aralık 2008 08:37   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    "Bir kitap okudum hayatım değişti" cümlesini kurduran kitap. "Hayatım, ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu" diyen bir roman karakterinden hayatın oyunları sergilenir önünüze.Oyunlar illaki tanıdıkdır.Hayata tutunmak kabullenilmekse eğer, oyunların kuralları bellidir kuralına göre oynarız hepimiz.Hayat git gide daha iyi birer oyuncu yapar hepimizi oynadıkça rolümüze kapılıp asıl kendimizi unuturuz .Peki ya oynayamayanlar? Bu kabul edilir bişey değildir.Çünkü insanlığın mutluluğunu tehdit eder.Çünkü zordur gerçek mutlulukları görmek bu yüzden formalitelerle mutlu olmaya alışmışızdır.Sahte mutluluğu reddeden,hayata tutunamayan yanınız bu kitabı okurken kendi çelişkileriyle,sorularıyla,acılarıyla karşılaşır.Yanlız olmadığınızı hissettir..okumak vazgeçilmez olur bu yüzden..

    olriccc   15 Ekim 2008 13:07   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    ahhh Selim ahhh mahvettin beni....kitabın son yüz sayfasında okumaya ara verdim..o denli hayatıma girmişti ki ayrılmaya korktum...özellikle fonda il mostro gibi bu kitaba çok yakışan duygulu birparça çaliyorsa sonrasında her duyduğumda o tınıları,hmm aklıma Selim gelir...hemen kararıverir bi dünya,hemen soyutlanıveririm..üniversiteden hocamın 16 kez okuduğunu öğrenince bu veya bunun yerine koyduğum kitaplara duyduğum ilginin normal olduğu kanaatine varıp huzur buldum :) hala bazen raftan çekip il mostro açıp rastgele bir sayfadan başlıyorum okumaya.

    zorgetbetty   04 Ekim 2008 22:07   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    lokjuh   21 Eylül 2008 21:05   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :miette

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.