baban divana yatar bi güzel... Sen 7, bilemedin 8, hadi hiç olmadı 9 yaşında göt göbek bir veletsindir, hemen televizyonun yanındaki...
Dışı ahşap kaplı gibi duran, açma-kapama tuşunda ve onun yanındaki tuşta iki noktası (biri kırmızı diğerinin beyaz) olan, arama çubuğu ile kanal aradığın ve bastığında dağı göğü inleten "ÇAT" diye bir ses çıkaran kanal değiştirme tuşlu bir televizyonunuz vardır; ilk renkli TV'lerden: Beko-Hitachi!!
Televizyonun tam yanında babana bakarsın. Çok önemli bir görev öncesi sessizliğiyle... Babandan "geç" dedikçe, uzaktan kumanda gibi kanal değiştirirsin. Yer gök inler:"ÇAT!... geç ÇAT!... geç ÇAT!... geç... DUR"
Durursun. Görev başarıyla tamamlanmıştır.
Sonra ikinci asli görevin için emir verilir: Seeeesss!!!
Elin kanal değiştirme tuşlarından yavaş yavaş aşağı "ses çubuğuna" iner. Çubuk diyorum dikkat edin!
Ve dönüp "hiçbir zaman anlayamayacağı o yüz ifadenle" babana bakarsın.
baban mı...
baban ajansı alır, memleket ne alemde diye.
sen mi?
sen... uzaktan kumanda çocukluğumsun!
Şşşşşttt!.. Ses çıkarma, baban kızabilir.
bakkal, kasap, manav, bilimum mahalle esnafıyla olan dialoglar sonu olmayan tetkrarlar ..
-amca iki ekmek...
-prasa versene abiii
-abi valla yagsız olsun öle dedi annem...
su getir bosu götür..
abi ne ara büyüdük bu kadar ızdırap içinde..:)