göğüs uclarında hissediyorum
saklı benliğimi
budanmış vadilerinde arıyorum
kaybolmuş gençliğimi
kaybolmuş duygularım
erimiş zamanım
senin gözlerine bırakıyorum
gözlerine bırakıyorum
varoluş nedensizliğimi.
Yok oluşa adanmıştır
aslında hiç birimiz yooğuuuzz ula yoğuuzz
olmuşsan hakkını vereceksinn
onaylanmak ister her zaman. yoksa kendini kuramaz.
bi şekilde var olduk artık karıştırmaya gerek yok yok oluşumuzu güzelleştirmeye bakalım bari :/
existenz
hiçliği anlamlandırmaya çabalama
Şimdi hepiniz, sizde mevcut olan potansiyel bilgileri deneyimlemek, yaşamak ve kendinize mal etmek zorundasınız
varolduğun için yaşamak zorunda mısın?
değilsin!
bir zorunluluk ve bulunuşluk hali
ama mecburen
zor iştir
Cevabını hergün aradığım bir soru? sanırım deliricem
istem dışı sunulan bir acı
varoluş
tezatlar çemberinde koca bir kayboluş
(tanrısal komplo) için büyük bir buluş
eger bir nedeni varsa bu da kendisidir . anlamsiz ...
ruhun acı çekmesidir. doğanın güzelliğine hapsolmak, uzayın karanlığında varlığı aramaktır. varolan kışta, gökyüzünde, batan güneşin alçak gönüllü ılık ışığıyla, tek tük parlak yıldızları seyreylemek, apaçık masmavilikle gözlerin dolmasıdır, sonra da karanlığı hissetmektir varolan uzaydan gelen.. hüzündür, yüzeye çıkınca ruhu darmadağın eden bir aptallıktır. düşünmek istememektir, hüzünden korkarak.
tanrı ve şeytanın pazarlığında bizim için derin bir kayboluş
"insan, bu dünyada şairane mukîmdir" diyen heidegger, dasein kavramıyla varoluşu, varlığı ve biricikliği anlatırken varlığa yeni de bir bilmece de kazandırmış.
yok olmaktan vazgeçmeyi düşündürecek herşey,aynaya baktıgında hissedemedigin ,enerjinin doruk noktalarında varım ben bu dünyada dediğin şey
farkindalik
yokoluşun başlangıcı..