varoluşcu:ben özümden önce yaratıldım.
nurcu: töbe töbe,öyle deme günahtır.
kişiyi tamamen özgür bırakmaya çalışan bi akımdır. aslolan bireyin kendisidir, diğerlerinin pek bi anlamı yoktur gözünde. ne yaparlarsa kendileri için yaparlar. biraz egoizim
Madem adapte olamadık barim aykırı olalım baba
bir varoluşcunun kılık kıyafet hakkında şöyle düşünmesi muhtemeldir;
-şimdi dünyada kimse olmasa ben bu giysileri giyermiydim adem
-giymezdin abi
-e canına yandımın ben o zaman başkaları için giyiniyormuşum
-bilemicem valla hocam
-yok yok öle. varoluşcuyum ben. adem söyle yengeye bana da bi yaprak ayarlasın
-peki abi sen bilin. havva kap ordan varoluşcu abime bi incir yapraa. ama geniş olsun
BİZ NEDEN VARIZ ACEP DÜŞÜN DÜŞÜN MOKTUR İŞİN HADEE bahalımm
kitap okuyan mı kaldı? =) burdan bakabilirsin
varoluşçuluğun ne demek olduğu sizi ilgilendirmez.
Hayat adamı döve döve determinist yapar.
sagolun varolunculuk .öz herseyden once gelircilik.bi varız bı yokuzculuk..zaten insanogluda zavallıcılık.
yokoluşçuluk...
Sebebler ve sonuclarla bloke olmuş zihinler, insanın varlığınıda ana ve babasına baglar. Hz.Adem ve Hz.isa´nın varoluşlarında ki hikmeti göremeden.
sevgili faşizm yanlısı hanım efendi... düzen olmasaydı ne hale gelirdik ve bu akım sizi isyankarlığa yöneltiyor gibi ifadelerde bulunmuşsunuz... fakat şu dünyada yapmak isteyip de yapamadığınız şeyler yok mudur? bunların sebebi midir sonucu mudur bu asilik sorarım size? eğer siz bu düzenden ve özgürlüğünüzü bu denli kısıtlayan kalıplardan menunsanız buyrun yaşayın yalancıktan ve sahte dünyanızda... sizin düzen düzen dediğiniz şey elinizde olanları kaybetme korkusundan öte bişey değildir... yıllarca düzen olmazsa anarşi gelir o zaman her yer yağmalanır fakirler sizi sağ bırakmaz dediler size... siz de mantıklı olduğunu kabul ettiniz ya da polis-asker olmazsa düzen bozulur dediler siz onları beslediniz... peki sorarım ya bu bazılarının yanlış olduğunu ileri sürdüğü düzen kalkınca hiç fakir kalmazsa? ya da bu düzen kalktığında polise-askere gerek kalmazsa? hiç bir ülkenin askeri olmayan bir dünyada savaş çıkar mıydı sizce?
Yirminci yüzyılın ortalarına yaklaşılırken Fransa'da yaygınlık kazanan varoluşçuluk her şeyden önce bir felsefe akımıdır. Varoluşçulukta "insanın kendini gerçekleştirmesi, insan varoluşunun rastlantılar içinde oluşu, hayata güvensizlik söz konusudur; güçsüzlüğü ve hiçliği içinde insan, zaman içinde ve tarihselliği içinde insan, ölüme mahkum bir varlık olarak insanın varoluşu, hiçlik karsısında insanin varoluşu gibi kavramları sorgulayan varoluşçuluk, ikinci büyük savaşın hemen öncesinden başlayarak tüm dünya ya yayılmaya başladı. Fransa'da kimi yazarlar, modern toplumdaki insanın yalnızlığı, "saçma", umutsuzluk, bunaltı, başkaldırma, sorumluluk, dayanışma, seçme, özgürlük gibi kavramları okuyucuya yazın aracılığı ile sunmaya başladılar. En tanınmışları savaş sonrası Fransız edebiyatını kişilikleri ve yapıtları ile derinden etkileyen Albert Camus ve Jean Paul Sartre olan bu yazarlara günümüzde son temsilcileri olarak Milan Kundera eklendi. Ülkemizde 1950 kuşağı yazarları olarak adlandırılan bazı önemli yazarların eserlerinde de varoluşçuluk felsefesi önemli bir yer tuttu.
varoluşçuluk üzerine bir ödev hazırlanmamız istenmişti okuldaki ilk senemde. sartre-bulantı'yı okumamız gerekiyodu. kitabı okudum zar zor. zorunlu kitapları okumaktan hep nefret etmişimdir. neyse ödevi de hazırladım. okula gidip arkadaşlarla konuşurken "ya ben kitabı okudum ödevi de yaptım da bu akımın adı niye varoşçuluk ne salak isim bu varoşla ne alakası var?" dediğimde, aslında "var-oluşçuluk" olduğunu öğrendiğim, aradan 3 sene geçmesine rağmen hala varoşçuluk diye okuduğum edebiyat akımı.
peki arkadaşım seni bu yola iten ne oldu bu düşünselliği nasıl ördün tek başına bunu kitlelere nasıl ulaştıracaksın. bireysel olarak çok güzel ama sanmıyorum ki gece konduda yaşıyorsun sanmıyorum ki açsın yada evsizsin. bir burjuva olarak anarşistsin sayfana baktığım kadarı ile. bunu kitlelere nasıl yayacaksın islamda anarşisttir allahtan başka iktidar tanımaz o iktidarda birilerinin çıkarına kirlenmemiştir. nasıl anarşizmde önderleriniz varsa islamında allahın bütünlüğünü anlamış önderleri vardır bunlar iyi kötüyü yanlış ile doğruyu ayırmış kişilerdir ne bilindik örneklerinden biri olarak mevlanayı buna örnek vere bilirim. şimdi ben sana çinde yapılan idamlar desem. sovyet rusyanın içinde dönen entrikalar desem kızıl kimerler desem sen bana diyeceksin bunlar koskoca bir görüşü kirletemez ama sen islama bireyleri alarak saldıra biliyorsun oysa islamı özümsemiş bireyleri sana burda sıralasam sende bana hak vereceksin. belki de çözüm yolunu sende biliyorsun fakat bunu kirli görüyorsun oysa hakkın adaleti ve iradesi tekdir.
bende kimseden korkmuyorum allahtan korkmuyorum ki allahtan niye korkayım varacağım son nokta o zaten o yarattı beni bana azap çektirmek için beni niye yaratsın insan çekeceği azapları kendi eliyle var eder suçu allaha atmak yersiz. benim tavır ve hareketlerim arkasında korku değil sevgi var kendi milletime kendi dinime ve insanlığa karşı. islam insan için güzel olanı hakkı olanı ön görür allaha olan ibadet kişinin kendisi ile yüzleşme zamanıdır akıldan başlayan kalbe giden yolda ilerlemektir. budist rahiplerinin akıl yolu ile medistasyon yapmasını saçma bulmuyorsunuz ama müslümanların ibadetini saçma buluyorsunuz ben okuduğum duaların anlamlarını biliyorum ve her okuduğumda içimden bunları düşünüyorum sorguluyorum ve her seferinde tecrübelerimle karşılaştırıp farklı cevaplar buluyorum. islamı bilmeyen cahillerin yaptıklarını dine yüklüyorsun üstüne islamı baskı unsuru olarak görüyorsun ama komünistler şiddet uyguladığında bunu korku ve baskı unsuru değil sempatik buluyorsun bence sevgili arkadşım sen oldukça akıllı bir türk kızısın aklını topla özüne dön. duygusal isyanlarını emperyallerin kullanıp seni dejenere etmelerine izin verme.
Sevgili faşist bayan;
Hiç bir şeyi göbekleme genelleyecek bir insan değilim.Genellemelerden de hoşlanmam.Etrafım hallice eşim çok iyi bilir.
Mesela bir faşistle bu şekilde tartışıyor olmaktan mutluyum;karşılıklı tavrımızdan olsa gerek.(?!)
Ancak önemli olan belirli bir noktada( en azından bir noktada beni duyuyor değil dinliyor olmanın gerekliliği)
Yoksa diğer sosyomat saçma önermelerinin yanında bu da tarihin saçma derinliğinde kaybolup gider;şahsen üzülürüm.
İnsan tanrısal tüzüğe inanırsa işlemiş olduğu günahların düşüncesi ,hiçlikten gelmek, oraya geri dönmek veya “birileri için” nefis mücadelesi daha çok bir iç üzüntü verir insana.( bu üzüntüyü şimdilerde Allaha ermek için acı çekmek olarak değerlendiriyorsunuz sizi gidi sizii)
Ben birilerinden korktuğum için suratımı boyamıyor değilim.Ben kimseden korkmadan bireysel olarak kendi mücadelemi yaparım.Sistemle kendi özüm izin verdiği kadar mücadele ederim.Erdem budur.Kimseden korkmadan kimseye hesap vereceğini düşünmeden , öyle olması gerektiğini düşündüğün için bir şeyi yapıyorsam bu benim mücadelemin gerçek olduğundan kaynaktır..
Hayal dünyam oldukça geniştir haklısın ama sizin tanrınızdan çok daha geçekçi olduğunu biliyorum.Onu mitleştirmiyorum,ona tapmıyorum.
Bununla birlikte benim hayallerime inanan insanlar korkak değillerdir.Cesurdur ve bu nedenle sayıca azdırlar.Sende bilirsin ki bir şeyin niceliği değil niteliği önemlidir.Toplumun canı cehenneme..
Şimdi kim gerçekçi kim hayalperest kim kayıkta kim karada,hangimiz kayıp adaya düşmüşüz kimin adı Robinson kimin ki Thomas ona sen karar ver..
çok güzel akıllı bir türk gencisin bayıldım sana ama tamda anlattığın şeyi söylüyorum sartre edepsizin tekiydi senide bu isyankarlığı çekiyor düzen olmadan halimiz nice olur kim düzensizlikle başı bozuklukla bir yere gelmiş var olan uygarlığı mülkiyete ve düzene borçlusun ağır aksak ilerlemiş olması bir şeyi değiştirmez sen hayallerde yaşıyorsun ben gerçekleri özümsüyorum. itham etmekde değil maksadım ama thomas more un ütopya adasından bir kayığa bin ve gerçek dünyaya dön. düşündükten hayal ettikten sonra ayı pembeye de boyarsın hayal etmenin arzulamanın sınırı yok tam burda islam ne diyor nefsini kontrol et ey insan sen değilsin yaratan sen bu düzenin içinde bir piyonsun gideceğin yol belli geldiğin yol belli anlıyormusun beni güzel kızım. ayrıca fahişe olsaydın çok üzülürdüm niye fahişe olasın kadınında erkeğinde namuslusu haysiyetlisidir erdemli olan nefsine kontrolün yoksa iki dakikalık cinselliğin sonunda eline geçicek olan şey deforme olan ruhundur sen sokaktan geçen herkeze her sevdiğine bütün sırlarını en derin sırlarını açıyormusun açmıyorsun insanın özeli kendine kalmalı fahişe olmak iyi değildir insan sırlarını özelini satarak para kazanmamlı fahişelere üzlüyorum onlardan tiksinmiyor yada nefret etmiyorum onları bu hale getiren bozuk düzene kızıyorum ve kendi özüme daha çok sarılıyorum .
Yahu güzel kızım benim sahiplendiğim bir din dil ırk yok ki bizim ecdadımız olsun.Varsın fahişe olayım ne fark eder namus filan bırak bunları işlemiyor bunlar bana.
Bu arada tebrik ederim biraz bir şeyler karıştırmış olduğunu gördüğüm için sevindim.
Ancak Sarte konusunda ciddi ve bence sivri olan bir kavrayış sorunun var.Biz buna kavramamaya odaklanma diyoruz.(psikolojide eminim terimsel bir anlamı vardır;salla) Varoluşçuluğa göre bütün temler özden önce gelir (klasiktir).Onun bir şeyleri öğretmek gibi bir amacı yoktur ; insanları yeni bir tavır alışa çağırır.
Olan şeyleri yeni bir biçimde açıklamak istemez onu sonuna kadar sorgular..Buna bağlı olarak ne sentez ister ne karışım ya budur ya budur der öyle mi? Evet..Onun kademesel olarak bir şeyleri atlama ,egsiztantialist bakışı kendi içinde saptırma, bir şeyler amacıyla kullanma dürtüsü yoktur.(sizin dini kullandığınız gibi)
Bir pişmanlık ya da o taraftan bu taraftan olma durumu haliyle söz konusu dahi değildir.Hamington ayaklanmasını sana okuduğun kitaplar da vermeyecektir.Okusan da anlamaycaksındır.
Savaşlar ve taraflar(hele kandırmacalar) kuzey ve güney önermelerini kaale dahi almadım cici kız:)Ne Polonya girişimi ne Fransa nın işgali ne de stalingrandın yıkımının kendisinden sorumlu tutulamayacağı ayan beyan ortadadır.(değil mi yoksa nınınını)
Ama kendisine bağlı olmayan bu savaşlar ve oluşlar karşısında savaş içinde olan bir dünyada doğarak dünyada kendine özgü edimler ortaya atıp bu dünyada olup bitenin sorumluluğunu sahiplendiği ve suçluları bu ağır yükten kurtardığı için (bkz:katolik kilisesi) ona ayrıca teşekkür edilmesi lazım tabi..
Utanç yada övünme, iyi olmak ya da kötü olmak işte bütün mesele bu..
Başka türlü gördün mü kaç ve odaklan bana Sartre kaka…
Sartre kötü..
Sartre iğrenç..
Allah belanı versin Sartre..
Nobel kadar başına taş düşsün..
Sen bir mamulsun Sartre..
Söyle direnişe neden girdin bunun altında ne var..
Ne yapmak istiyorsun Sartre…
Cıa bağlantın varsa Allah belanı verecek..
.
.
.
..
?
?
aklınca fransız burjuva ahlakına karşı çıkmış tipik sözde özgürlükçü cinsel sapık bir fransız burjuvasının pazarlaması iyi yapılmış iyi paketlenmiş görüşlerine bu kadar düşkün olma bu tiplere özenicem derken ne namusun kalır ne şerefin kopar gidersin özünden. bize ne gerek bu adamın karşı çıktığı fransız katolik ahlakından sartre biraz daha iyi okursan karşı geldiği şeyin özünde uygarlık kisvesi altında kapitalist kuzeyin ve batının doğu ve güneyi iktisadi ve kültürel olarak sömürmesidir. hatta ve hatta bu sebeple nobel barış ödülünü bile red etmiştir. sartre özünde niyeti iyi birisi olabilir geniş ufukludurda ama kendi ahaki çöküşünün nedeni yaşadığı sosyal yapıdır ve görüşleride karşı çıktığı düşünce yapısı tarafından sizleri kullanıp bütünlüğünüzü bozmak için araç olarak kullanımıştır. sanki sarte sadece dine karşı çıkıyor sen görmek istediğin gibi bakıyorsun sarte a buda doğal sana öle sunuluyor ama dedim ya kendisi ahlak yoksunudur. bizim ecdadımız değilmidir sartre ın düşman dediği ile bin yıldır cenk halinde olan a benim ay kızım bizim milletimize yakışmaz var oluşçuluk falan dedim ya felsefemiz islam özümüz türktür bizim bence bunlara tutun bunların derinine in.
Bu lafları edebilmek için kaç kere kuranı hatmettin kaç kapsul haç suyu içip kafayı buldun merak ediyorum.
Sartre hayatı boyunca milet,din ve bunun gibi temlerle (saçmalıklarla) uğraşmamıştır, bunlarla ölümüne alay etmiştir.
Size burda Sartre'ın felsefesini anlatacak değilim.Adını böyle fütursuzca ağzınıza alabildiğinize göre kitaplarını hatmetmiş olduğuzu varsayabilirim sanırım?
İnsan ne yaptığını bilerek ,talihin bütün acizliğini karşısına alarak ,öteki dünyanın hayallerine kapılmayı reddederek yaşamalıdır.
İnsanın yaşamı tam olarak seçmesi demek dünyanın haksız , yaşamın saçma ve tanrının sağır olduğunu bilmesi demektir.İnsan her şeyi kaybetmeli ki her şeyi alabilsin.
Bildiğinizden daha fazla açıklamaya ihtiyaç duymuyorum.
Saygılar..
sartre cinsel bir sapıktır ayrıca kendi vatanına bile ihanet eden bir türdür. gençlerimizi zehirlediği varoluşçuluksa modernitenin getirisi saçmalıklar dizisidir. bizim toprağımızda bizim bayrağımızın altında kirlilkten öteye başka şeye yaramaz. bizim milletimizin felsefesi islam özü türktür
Dikkatle okuduğum,takip ettiğim konudur.Özellikle ahlak felsefesındekı bakıs acısı benımkıyle özdestir.