düşlerden
bu sarkiyi asiri samimiyetsiz buluyorum arkadas ben.. zira insan vazgectigi zaman cekip gider.. bunu bagir bagir soylemez.. ustune sarki yazmaz "sessizca kimsesizce gonderdim" demez.. vazgecersen ses soluk cikarmassin.. alenen bence "vazgectim ama gel vazgecmemden beni ali koy" demekte sezen aksu.. yüregimizi de daglior gerci ama dediim gibi samimiyetsiz...
yani benden de vazgecenler oldu, ben de vazgectim mevzuhata yabanci degiliz hele ki 18 yasinda toy da degiliz bilioruz hadiseyi.. dediim gibi bizim vazgecislerimiz boyle davul zurna ile, turk pop tarihinin en güzel arabesk pop sarkisiyla olmadi.. kapiyi bile carpmadan vazgecersin.. terketmenin otesindedir her sey.. (etikete baslarken sarki yeni basliordu.. sonlara dogru koydu birden sarki.. siyanur gibi yahu sarki.. hakkinda olumsuz bile konusamior insan dinnerken)
"ödenmemiş elektrik su parası, ev kirası, bakkala ve birkaç tanıdığa borç... yapılması gereken yığınla iş vardı, dam akıyordu... ortalıkta darbe söylentileri vardı ve milli takım son maçında galip gelmişti... bense bütün bunlardan kurtulmak üzereydim... ustura banyodaydı..."
evet
çok zor benimserim,vazgeçmek zor oluyor.
genelde...
uyumaktan.
vazgeçmem!geçmicem işte:S:(
Vazgeçtim gözlerinden
Vazgeçtim sözlerinden
Bir ah de yeter
Sessizce, kimsesizce gönderdim dudaklarımı
Öpme, al yeter
Hiç tanımaz tenim ellerini
Bilmez yüreğim bilmez yüreğini
Ah bu koku, bu ten, bu dokunuş
Ah bu delilik sarsar bedenimi
Yok olmak anıdır şimdi vazgeçtim gözlerinden
Vazgeçtim sözlerinden
Bir ah de yeter
Sessizce, kimsesizce gönderdim dudaklarımı
Öpme, al yeter
Hiç tanımaz tenim ellerini
Bilmez yüreğim bilmez yüreğini
Ah bu koku, bu ten, bu dokunuş
Ah bu delilik sarsar bedenimi
Yok olmak anıdır şimdi
66. Sone
vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
o kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru,
ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
değil mi ki kötüler kadı olmuş yemen'e
vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
seni yalnız komak var, o koyuyor adama.
William Shakespeare'in yukarıda Can Yücel çevirisi bulunan muhteşem sonesi. En Türkçesi bu çeviri olsa da Tâlat Sait Halman çevirisi de keyiflidir:
bıktım artık dünyadan, bari ölüp kurtulsam
bakın, gönlü ganiler sokakta dileniyor.
işte kırtıpillerde bir süs, bir giyim kuşam.
işte en temiz inanç kalleşçe çiğneniyor.
işte utanmazlıkla post kapmış yaldızlı san.
işte zorla satmışlar kız oğlan kız namusu.
işte gadre uğradı dört başı mamur olan.
işte kuvvet kör-topal, devrilmiş boyu bosu.
işte zorba sanatın ağzına tıkaç tıkmış.
İste hüküm sürüyor, çılgınlık bilgiçlikle.
İşte en saf gerçeğin adi saflığa çıkmış.
İşte kötü bey olmuş, iyi kötüye köle.
bıktım artık dünyadan ben kalıcı değilim.
gel gör ki ölüp gitsem, yalnız kalır sevgilim.
İyi şiir çilek gibidir; keyfi unutulmaz, nerede nasıl ne zaman akla geleceği hiç belli olmaz...
not: gençliği zehirleyen bet sesli çirkin kadının rezil şarkısı ile ilgisizdir.
usul usul $arkı sölemek bi insana bu kadar mı yakı$ır, o ud melodisi öldürür insanı.
yok olmak zamanıdır şimdi....
herseyden herseyimden herkesten VAZGEÇTİM...
eşliğinde sigara yakılır pencere açılır şehrin tüm ayazı odayı doldursun sadece sigaranın sıcaklığı kalsın diye beklenilir
sigara biter şarkı biter sadece ense kökünüzden başlayıp tüm vücudunuzu saran bir titreme kalır
kapatırsınız pencereyi unuttum dersiniz ve bitmiş gibi olur..
sezen aksu'nun en güzel şarkılarından biri, onun buğulu sesi eşiliğinde çalan ud insanı alıp götürür.
üst üste dinleyince insanın terk i diyar edesi gelir...
...
ah bu koku bu ten bu dokunuş
ah bu delilik sarsar bedenimi
yok olmak anıdır şimdi
...
Gülümse albümünde yer alan defalarca üst üste dinleseniz de sıkmaz lakin çok hüzünlendirir...